Anahtar kelimeler: Tlp Kgf Zeyilname Gübre Liman İşlere Projesi Fabrikası Uluslararası Eser

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas, 2025/7 KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili; Müvekkili yüklenici ile davalı iş sahibi arasında ... Uluslararası Liman Projesi ve ... Gübre Fabrikası Projesi kapsamında gerçekleştirilecek işlere ilişkin olarak 7 farklı eser sözleşmesi ile 8 farklı zeyilname imza edildiğini, davalı ile davacı müvekkili arasında TLP ve KGF işlerine ilişkin olarak imza edilen sözleşmeler ve zeyilnameler dikkate alındığında toplam iş bedelinin 17.752.760,90-USD olarak tespit edileceğini, müvekkilinin bu sözleşmelerden ve zeyilnamelerden doğan tüm borçlarını eksiksiz ve usulüne uygun olarak ifa ederek işi teslim ettiğinin geçici kabul tutanaklarıyla ve dava dışı Türkmenistan devletine yapılan iş teslimiyle sabit olduğunu, geçici kabul tutanaklarına davalı tarafından konulmuş herhangi bir ihtirazı kaydın mevcut olmadığını, buna rağmen davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle işlerin kesin kabulünün gerçekleştirilemediğini, sözleşmelere göre kesin kabul işlemlerinin yapılabilmesi için davalının davacıyı Kesin Kabul Heyeti'nin oluşturulması amacıyla yazılı olarak davet etmesi gerektiğini, müvekkiline buna ilişkin davalı tarafından yapılmış herhangi bir davet bulunmadığını, sözleşme ve zeyilname eki olan keşiflerdeki iş kalemlerinin sözleşme uyarınca usulüne uygun olarak yapıldığını gösteren metraj ve ataşman sayfalarının müvekkili ve davalının inşaat sahasındaki yetkili elemaları tarafından karşılıklı imza altına alındığını ve sözleşmenin ilgili maddesine göre aylık hakedişler düzenlendiğini ve davalıya çeşitli faturalar gönderildiğini, sözleşme uyarınca usulüne uygun hazırlanan bu hakedişleri ve faturaları esas alan davalı tarafından çeşitli ödemeler yapıldığını, faturalara süresi içerisinde itiraz edilmediğini, bu durumun fatura kapsamındaki işlerin müvekkili tarafından yapıldığına karine teşkil ettiğini, bakiye alacak tutarı üzerinde mutabık kalmak amacı ile müvekkili tarafından davalının Muhasebe Müdürü ... ile mail ve ... yoluyla iletişime geçildiğini, davalının Muhasebe Müdürü tarafından bakiye borç hesabının mail yoluyla müvekkiline cari hesap gönderilmek suretiyle 10.11.2021 tarihinde bildirildiğini, bu şekilde tarafların bakiye alacak bedeli üzerinde mutabık kaldığını, müvekkiline mail yoluyla gönderilen cari hesapta davalının borç bakiyesinin 3.038.755,57-USD'olduğunu, davalı tarafça yapılan 300.000,00-USD'lik ödeme düşüldükten sonra davalının bakiye borcunun 2.738.755,57-USD olduğunu, davalıya gönderilen Beyoğlu 17. Noterliği'nin 05.09.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu borcun verilen ödeme süresi içerisinde ifa edilmesinin talep edildiğini ancak borcun yine ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine davaya konu icra takibine girişildiğini anacak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının haksız itirazı ile duran takibin devamına, 2.738.755,57-USD'nin fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı üzerinden Türk Lirası olarak ve takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın likit olması sebebiyle davalının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili; Davacının sözleşme hükümlerine göre ve usulüne uygun teslimin yapıldığını kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafın sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediğini, yerine getirmesi halinde kesin kabul için heyet oluşturulacağının kendisine bildirildiğini, ancak yine de yerine getirmediğinden kesin kabul heyetinin oluşturulmadığını, işbu davanın sözleşme hükümleri yerine getirilmeden önce açıldığını, davacı, faturaların teslim edildiğinden ve itiraz edilmediğinden bahisle edimlerini sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirdiğini iddia etmiş ise de bu durumun tamamen muhasebe ile ilgili olup, faturaların alınmış olmasının davacının edimlerini sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirdiğinin kanıtı olamayacağını, sonuç olarak davacı, sözleşmelere uygun olarak edimlerini yerine getirmediğinden, sözleşme maddelerine uymadığından, ilişiği olmadığına yönelik (ilişik kesme belgesi) belge sunmadığından, sırf geçici kabul imzalanmış olması nedeniyle edimlerini yerine getirmekten imtina ettiğinden, kesin kabul heyeti oluşturulamadığını ve denetlenemediğini, davacının basiretli bir tacir olarak imzası ile tasdik edip sorumluluk altına girdiği sözleşmenin şartlarını yerine getirmekle yükümlü olduğunu, sözleşme şartları yerine geldiğinde kesin kabul heyeti oluşturulabileceğini, davacı tarafından sunulmuş olan ... yazışmalarına itiraz ettiklerini, bunların delil olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; Davacı tarafça davalı aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklı yüklenen edimlerin eksiksiz yerine getirilmesi ve işin teslim edilmesine rağmen sözleşmeden doğan ödenmeyen hakediş alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yönelik yapılan itirazın iptali istemiyle dava açılmış olup, davalı tarafça eser sözleşmesine konu işin kesin kabulünün yapılmadığı, davacının SGK'dan borcu olmadığına dair yazı getirmediği için kesin kabulün yapılmadığını işin usulüne uygun teslim edilmemesi nedeniyle davacı tarafa borçlu olmadıkları savunmasında bulunulmuş olup, davacı tarafça dosyaya sunulan dava konusu eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlere ilişkin asıl işveren olan Türkmenistan Devleti tarafından işin teslim alındığına ilişkin tutanaklar ve duruşmada dinlenen davacı tanıklarının birbiriyle uyumlu beyanlarıyla eser sözleşmesine konu işlerin üst yüklenici davalı tarafından dava dışı asıl işveren Türkmenistan Devletine teslim edildiği açık olup, davalı tarafça yargılama sırasında davacının SGK'dan borçsuzluk belgesini sunmadığı gerekçesiyle işin teslim edilmiş sayılmayacağı ileri sürülmüş ise de davacı tarafça davalıya hitaben gönderilen Beyoğlu 17. Noterliği'nin █████/2023 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname ile alacağın ödenmesi ihtar edilmesine rağmen davalılar tarafından ihtara karşı herhangi bir cevap verilmediği, dosya kapsamındaki deliller ve dinlenen tanık beyanları davalı şirketin mali işler müdürü ... tarafından davacı şirkete e-posta kanalıyla gönderilen cari hesap kayıtlarına göre de davalı şirketin borç bakiyesinin 3.038.755,57-$(USD) olduğunun davalı şirketin kabulünde olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tarafların ticari kayıtlarına göre davacı şirketin alacak bakiyesinden davalı ekibine ait personellerin alacaklarının düşüldüğü, davacı şirket personel maaş ve vergi ödemelerinin davacı alacak tutarından mahsup edildiği tespiti ve dava konusu işin Türkmenistan Devleti tarafından kabul edildiği gerçeği karşısında davalı tarafın davacı tarafça SGK'dan borçsuzluk belgesi sunmadığı yönündeki savunmasının haklı ve geçerli nedene dayanmayıp, davacının kesin kabule davet edilmesi hususunda davalının iyi niyetli hareket etmediği, bu haliyle davaya konu eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlerin davacı tarafça davalıya teslim edildiği hususu, dosya kapsamındaki geçici kabul tutanakları, hakediş raporları, devlet kabul tutanakları ve dinlenen tanık beyanları ile sabit olup, davalı tarafça davacı tarafından gönderilen ihtara rağmen yapılan işin eksik veya ayıplı olduğu hususunda herhangi bir bildirim veya itirazda bulunulmamış olması, davalı şirketin mali işler müdürü tarafından gönderilen cari hesap kayıtlarına göre davacı tarafın bitirilip teslim edilen işten kaynaklı davalı tarafın borçlu olduğu, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile de davacının davalı taraftan bakiye 2.738.755,57-$(USD) alacağının bulunduğu sabit olduğundan davacı tarafça açılan davanın kabulüne ve her iki tarafın ticari kayıtları ve davalı tarafın mali işler müdürü tarafından gönderilen cari hesap kaydına göre asıl alacağın likit olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında; a)Borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, b)Dava konusu olan asıl alacağın (2.738.755,57-$(USD) x 29,3073 = 80.265.531,12-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında;1-)Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında, davacının da dilekçesinde ortaya koyduğu üzere 7 adet eser sözleşmesi kapsamında Uzman Ekip Sözleşmeleri ve bu sözleşmelere konu 8 farklı zeyilname akdedildiğini, bu sözleşme maddelerine, Yargıtay kararlarına ve uzman görüşüne göre faturaların alınmış olmasının sözleşme hükümlerine göre edimin ifade edildiğinin kanıtı sayılamayacağını,2-)Davacı, bu sözleşmeler ve maddelerine uygun olarak edimlerini yerine getirmediğinden, sözleşme maddelerine uymadığından, ilişiği olmadığına yönelik (ilişik kesme belgesi) belge sunmadığından, sırf geçici kabul imzalanmış olması nedeniyle edimlerini yerine getirmekten imtina ettiğinden, kesin kabul heyetinin oluşturulamadığını ve denetlenemediğini, davacı, basiretli bir tacir olarak, imzası ile tasdik edip sorumluluk altına girdiği sözleşmenin şartlarını yerine getirmekle yükümlü olup, sözleşme şartları yerine geldiğinde ise kesin kabul heyeti oluşturulabileceğinden, işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Madde 11'de; “İş’lerin ifasını işbu sözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak zamanında tamamlayan Uzman Ekip, İş’lerin ifasını tamamladığı tarihte yürürlükte olan mevzuata uygun olarak ilgili kamu kuruluşlarından borçlu olmadığına dair İşler’e ilişkin “Borçsuzluk Belgesi” almakla yükümlüdür..” düzenlemesi bulunduğunu,3-)Husumetli tanık beyanları dikkate alınarak karar verildiğini, davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın müvekkili şirketlere karşı İstanbul 11.İş Mahkemesi'nin ████████ E. ve İstanbul 15.İş Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı derdest işçilik alacağı ve işe iade talepli davaları bulunduğunu,4-)Sözleşme gereğince taşeron işçilerinin özlük dosyalarının ... İnşaata teslim edilip edilmediğine ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, ödemeler baslikli 7. Maddede, islerin işbu Sözleşme hükümleri uyarınca gerekleştirilmesi kaydıyla ödemelerin yapılacağının ve yine sözleşmenin 20. Ve 21. Sayfalarinda yer alan 7. Madde devamina göre de, davacının edimlerini yerine getirmediği ve yapılan ödemelerin de geçici ödemeler olduğu taraflarca işbu sözleşmede ve madde de kararlaştırıldığından, davacının sözleşme ve işbu maddede belirtili olan edimlerini yerine getirmediğinin tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, davacı tanığı ve muhasebe müdürü olan ...'ın "...taşeron işçilerinin özlük dosyalarının ... inşaata teslim edilip edilmediğini bilmiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğunu, yine davacı tanığı İsmail Fırat'ın "...taşeron işçilerinin özlük dosyalarını ... inşaata teslim edilip edilmediğini bilmiyorum, evrak işleri ile ilgili bilgim yoktur. Bu nedenle bilgi sahibi değilim..." şeklinde beyanda bulunduğunu,5-)Davacının, Uzman ekip sözleşmesinin 11. No'lu Sosyal Sigorta yükümlülükleri başlığında borçlu olmadığına dair işlere ilişkin "borçsuzluk belgesi" almakla yükümlü olduğunu, buna rağmen davacı tanıklarıyla dahi borçsuzluk belgesi alınıp şirkete teslim edildiği ispat edememiş olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini,6-)Uzman ekip sözleşmesinin 21. No'lu İş Sağlığı ve Güvenliği başlığında Uzman Ekip'in, işlerin iş yerinde ifasında görevli tüm personel ve işçilerini mesleki eğitim almış ve sertifika sahibi kişiler arasından seçmek zorunda olup, söz konusu personel ve işçilere İŞG ve Çevre eğitimlerini verip bu eğitimleri belgelendirmesi gerektiği belirtildiğini, buna rağmen davacı tanıklarıyla dahi İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çevre Eğitimleri verip bu eğitimleri belgelendirdiğini dahi ispat edemediğinden kararın kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini,7-)Ayrıca her ne kadar davacı tanıkları dinlenmiş ise de davalı tanıklarının hiçbir şekilde dinlenmediğini, davalı tanıkları dinlendikten ve eksik hususları tamamlandıktan sonra dosyanın yeniden rapor alınmak üzere bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini,8-)Yalnızca davacının iddialarının dikkate alındığını, itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadan ve yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Dava, davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibi aleyhine bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında ... Uluslararası Liman Projesi ve ... Gübre Fabrikası Projesi kapsamında gerçekleştirilecek işlere ilişkin olarak 7 farklı eser sözleşmesi ile 8 farklı zeyilname imzalandığı, davacı/alacaklı şirket tarafından davalı/borçlu şirket aleyhine İstanbul 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden, bu sözleşme ilişkisinden kaynaklı cari hesap alacağından bakiye 2.738.755,57-$(USD) iş bedelinin tahsili için icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, davacı tarafça, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme kapsamındaki işlerin eksiksiz teslim edildiğinin ancak davalıdan kaynaklanan nedenlerle kesin kabul işlemi yapılamadığının, bu nedenle davaya konu takiple sözleşmeden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının davalıdan tahsilinin talep edildiğinin iddia edildiği, davalı tarafından ise, davacı tarafça sözleşmeden kaynaklanan edimler yerine getirilmediği için kesin kabul heyeti oluşturulamadığından ve yapılan işler denetlenemediğinden dolayı davacıya bir borç bulunmadığının savunularak davanın reddinin talep edildiği, davalı iş sahibi tarafından istinaf dilekçesinde somut olarak bir eksik-ayıp iddiasında bulunulmadığı, sadece bir kısım sözleşme maddelerine dayalı olarak usuli açıdan davacının teslim edimini sözleşmeye uygun yerine getirmediğinin ve kesin kabul için gerekli ön şartları yerine getirmediğinin iddia edildiği, davaya konu işin yapılıp asıl iş sahibi olan Türkmenistan Devleti'ne teslim edildiğinin dosya kapsamına göre sabit olduğu, yukarıda özetlenen ilk derece mahkemesi kararında dosya kapsamına uygun şekilde değerlendirildiği üzere davalı tarafın bu yöne ilişkin savunmalarının haklı ve geçerli nedene dayanmayıp, davacının kesin kabule davet edilmesi hususunda davalının iyi niyetli hareket etmediği, buna göre davaya konu eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlerin davacı tarafça davalıya teslim edildiği sabit olup, davalı tarafça açıkça bir eksik-ayıp iddiasında da bulunulmadığı, davalı şirketin mali işler müdürü tarafından gönderilen cari hesap kayıtlarına göre davacı tarafın bitirilip teslim edilen işten kaynaklı davalı tarafın borçlu olduğu, alınan bilirkişi raporu ile de davacının davalı taraftan bakiye 2.738.755,57-$(USD) alacağı bulunduğunun belirlendiği, icra inkar tazminatına yönelik bir istinaf itirazı bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas, 2025/7 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 5.482.938,43-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.370.734,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.112.203,83 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.