Anahtar kelimeler: Özalp Ahırın Felaketi Felaketinde Sel Asaleten Aleyhlerine Van Yakınları Yıkılması
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: Kendisine asaleten ..., ..., ..., ... , ..., ...'a velayeten ...
VEKİLİ
: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Genel Müdürlüğü/...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacılar tarafından yakınları ...'ın █████/2012 tarihinde Van İli, Özalp İlçesi, ... Köyü'nde meydana gelen sel felaketi sonrası ölümü ve yine sel felaketinde davacılara ve ölen kişiye ait ahırın yıkılması nedeniyle davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek toplam 2.637.771,03 TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki Mahkemelerinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile bozulması ve buna karşı yapılan kararın düzeltilmesi talebinin de Danıştay Onuncu Dairesi'nin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile reddi üzerine, bozma kararına uyularak verilen █████/2021 tarihli ara kararına Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nce verilen cevap sonrasında meydana gelen zararı doğuran olayda davalı idarenin kusurunun olup olmadığı ve varsa kusur oranının tespit edilebilmesi amacıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek █████/2022 tarihinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; "Meydana gelen olayda davalı Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü’nün gereken tedbirleri planlamadığı, sıklıkla sel olayının meydana geldiği bölgede havza çalışması yapmadığı, riskleri tespit etmediği, yerleşim yeri içerisinden geçen derede herhangi bir ıslah çalışması yapmadığı, köy içerisinde dere ile yolun kesiştiği noktada bile köprü inşa etmediği, yerleşim yeri içerisinden geçen derenin tamamen kendi oluşturduğu yataktan aktığı tespit edildiğinden, Devlet Su işlerinin meydana gelen olayda tek başına (%100) Asli kusurlu olduğu" yönünde tespit görüş ve değerlendirmelere yer verildiği, davacıların eşi ve babaları ...'ın sel felaketi sonrası ölümünde ve sahip oldukları ahırın yıkılması olayında, davalı idarenin sel felaketlerinin önlenmesi noktasında dere yatağının ıslah edilmesi ve diğer tedbirleri almayarak üzerine düşen yasal görevleri yerine getirmeyerek söz konusu olayda anılan bilirkişi raporu da nazara alındığında davalı idarenin kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, davacıların uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararının olup olmadığı ve şayet varsa zarar miktarının tespiti amacıyla düzenlenen bilirkişi raporunda; davacılardan anne ...' ın 1.213.747,79 TL, ...'ın 3.779,16 TL, ...'ın 6.956,91 TL, ...'ın 13.970,36 TL, ...'ın 160.692,24 TL, ...'ın 177.705,84 TL, ...'ın 238.954,80 TL destek kaybına uğradığı ve toplamda 1.815.807,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün meydana gelen olayda tek başına (%100) asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığından davacıların maddi tazminat taleplarinin kabulü ile bahse konu tazminatın davalı idareye yapılan başvuru tarihinden (█████/2013) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, yıkılan ahır bedeline ilişkin olarak ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda belirlenen, yıkılan ahır bedeli olan 7.629,60 TL'nin de davalı idare tarafından davacılara ödenmesi gerektiği, davacıların manevi tazminat taleplerini de artırdıkları görülmekle, davacıların manevi tazminat bakımından da miktar artırım talebinin kabul edilerek eylemin oluş şekli itibarıyla toplumda oluşturduğu infial ve olayın davacılar üzerinde ömür boyu bırakacağı tesir, üzüntü ve elem niteliği dikkate alındığında; olay neticesinde yakınlarını kaybeden davacıların artırılan manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, buna göre davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık ilişkisi dikkate alınarak, davacıların murisleri ...'ın █████/2012 tarihinde Van ili, Özalp ilçesi, ... Köyü'nde meydana gelen sel felaketi sonrası ölümü ve yine sel felaketinde davacılara ve ölen kişiye ait ahırın yıkılması olayından dolayı duyulan elem ve ızdırap nedeniyle takdiren; müteveffanın eşi ... için 200.000,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, manevi tazminatın davalı idare tarafından davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacılar tarafından meydana gelen olay nedeniyle █████/2013 tarihinde davalı idareye başvurulduğu ve başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, davacılar tarafından dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine yönelik olarak hükmedilecek tutarlara ilişkin kısma başvuru tarihinden, artırılan miktar yönünden ise miktar artırım başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmekte olup fazlaya yönelik faiz talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI
: Davacılar tarafından, arttırılan maddi tazminata artırım tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, karar tarihine en yakın güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği,
Davalı idare tarafından, müteveffanın tehlikeyi öngörebilecek yaş ve olgunlukta olduğu halde tedbirsiz ve dikkatsiz davranışları nedeniyle kusurlu oldukları, evlerinin dere yatağı kenarında olduğu, tapusuz konut ve ahır yaptığı, olayda yerel yönetimlerin sorumluluğunun olduğu, manevi tazminat miktarlarının fazlalığı ileri sürülmüştür.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI
:Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabul kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, temyize konu İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminata işleyecek faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanmasına, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Davacılar tarafından yakınları ...'ın █████/2012 tarihinde Van İli, Özalp İlçesi, ... Köyü'nde meydana gelen sel felaketi sonrası ölümü ve yine sel felaketinde davacılara ve ölen kişiye ait ahırın yıkılması nedeniyle davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek toplam 2.637.771,03 TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
A) Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne, İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:
İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının, Artırılan Maddi Tazminat Miktarına İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına █████/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun █████/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan,
"1-a)1.213.747,79-TL maddi tazminatın 100.000,00-TL sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 06.05.2013 tarihinden itibaren, kalan 1.113.747,79 TL'sinin ıslah tarihi olan 17.02.2023 tarihinden itibaren (...) işletilecek yasal faizi ile birlikte müteveffanın eşi ...'a ödenmesine," ibaresinin "1.273.747,79 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müteveffanın eşi ...'a ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi,
"1-b) 13.970,36-TL maddi tazminatın 10.000,00-TL sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 06.05.2013 tarihinden itibaren, kalan 3.970,36-TL'sinin ıslah tarihi olan 17.02.2023 tarihinden itibaren (...) işletilecek yasal faizi ile birlikte müteveffanın çocuğu ...'a ödenmesine," ibaresinin "13.970,36 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müteveffanın çocuğu ...'a ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi,
"1-c) 160.692,24-TL maddi tazminatın 15.000,00-TL sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 06.05.2013 tarihinden itibaren, kalan 145.692,24-TL'sinin ıslah tarihi olan 17.02.2023 tarihinden itibaren (...) işletilecek yasal faizi ile birlikte müteveffanın çocuğu ...'a ödenmesine," ibaresinin "160.692,24 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müteveffanın çocuğu ...'a ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi,
"1-ç)177.705,84-TL maddi tazminatın 17.000,00-TL sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 06.05.2013 tarihinden itibaren, kalan 160.705,84-TL'sinin ıslah tarihi olan 17.02.2023 tarihinden itibaren (...) işletilecek yasal faizi ile birlikte müteveffanın çocuğu ...'a ödenmesine," ibaresinin "177.705,84 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müteveffanın çocuğu ...'a ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi,
"1-d)238.954,80-TL maddi tazminatın 20.000,00-TL sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 06.05.2013 tarihinden itibaren, kalan 218.954,80-TL'sinin ıslah tarihi olan 17.02.2023 tarihinden itibaren (...) işletilecek yasal faizi ile birlikte müteveffanın çocuğu ...'a ödenmesine," ibaresinin "238.954,80 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müteveffanın çocuğu ...'a ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
C- İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına █████/2013 tarih ve 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile eklenen hüküm ile, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kuralı getirilmiştir.
Yukarıda yer alan hükümler uyarınca; miktar artırım müessesi davanın görülmesi sırasında tarafların kusurlarında, zararı doğuran nedenlerin ve olayların tespitinde ve uğranılan zararın miktarında bir değişiklik olması durumunda maddi tazminat için işletileceği gibi; zararı doğuran olayın meydana geliş biçiminin yeni ortaya çıkan bulgu ve tespitler sonucu, kişilerin manevi yönden çok daha fazla etkilendiğinin saptanması halinde manevi tazminat için de uygulanabilir. Ancak bu durumun istisnai bir durum olduğu ve manevi zararın sonradan gerçekten artmış olduğunun tespiti halinde işletilebileceği kuşkusuzdur.
Ayrıca manevi tazminat talepleri açısından konunun manevi tazminatın amacı ve niteliğinin dikkate alınması suretiyle ele alınması gerektiğinde de duraksama bulunmamaktadır.
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Manevi zararın niteliği gereği sonradan gelişen veya öğrenilen yeni bir olgu olmadığı sürece kişinin manevi varlığında oluşan zararın arttığından bahsedilemez.
Bakılan uyuşmazlıkta, yakınları ...'ın █████/2012 tarihinde Van İli, Özalp İlçesi, ... Köyü'nde meydana gelen sel felaketi sonrası ölümü ve yine sel felaketinde davacılara ve ölen kişiye ait ahırın yıkılması nedeniyle hizmet kusuruna dayalı olarak tazminat talebinde bulunulduğu, dava devam ederken davacılar açısından sonradan oluşan veya öğrenilen yeni bir olgunun bulunmadığı anlaşıldığından; davacılar tarafından miktar artırım yoluyla manevi tazminat tutarının artırılmasında, İdare Mahkemesince de manevi tazminat tutarının davacıların dava dilekçesinde talep ettikleri tutarı aşar şekilde, miktar artırım dilekçesiyle talep edilen tutarın kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE
2. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
3. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminata işleyecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA, manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısın hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!