Anahtar kelimeler: Palu Evlatları Zilyet İrsen Kardeşleri Taksim Muhdesat Şerhi Parselde Oysa
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 3 25... ve 43 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş, 3 25... parsel sayılı taşınmazda ... evlatları ..., ... ve ... , 3 25... parsel sayılı taşınmazda ... oğlu ... lehine muhdesat şerhi verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 3 25... , 3 25... parsel sayılı taşınmazların ... adına tespit gördüğünü, oysa 3 25... parsel sayılı taşınmazda 1/3'er hisse ile kardeşleri ... ve ... ile, 3 25... parselde ise tek başına irsen intikal ve taksim yoluyla zilyet olduğunu belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... mütevellisi; çekişmeli taşınmazların vakıf adına kayıtlı olduğunu, vakfiyede dava konusu taşınmazların bulunduğu ... bölgesinin vakfa ait olduğunun açık ve net olduğunu, davacı ve murislerinin taşınmazlarda hiçbir zaman asli zilyet olmadıklarını, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından köyde yapılan çalışmalar sırasında kamulaştırma bedelinin vakfa ödendiğini, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların vakfiye sınırları içerisinde kaldığını, vakfiye kapsamındaki taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kayıtlarının taşınmazlara uyduğunu, Toprak Tevzi Komisyon kararları incelendiğinde taşınmazların vakıf arazisi olduğu ve davacının işgalci konumunda olduğunun anlaşılacağını, davacıların murislerinin de içinde bulunduğu bir kısım davalılar hakkında müdahalenin men'ine karar verildiğini, derdestlik itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2020 tarihli ve 2019/7 Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların hayrat mal olmadığı, dolayısıyla zilyetlikle iktisabına yasal engel bulunmadığı, davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davalı Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun Yargıtay denetiminden geçen pek çok emsal kararda hükmen kabul edildiği, bu itibarla vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından çekişmeli taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğu, davalı Vakıf İdaresinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, ancak dava konusu 3 25... parsele ilişkin başkaca davalar olduğu, Mahkemece verilecek kararların birbirini etkileyeceği, çekişmeli 3 25... parsel üzerinde dava dışı kişiler lehine muhdesat şerhi bulunduğu açıklanarak dava konusu taşınmazların başkaca davaya konu olup olmadığının ve davacı tarafın dayandığı hukuki sebebin belirlenmesi ve davacı açısından senetsiz araştırması yapılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 3 25... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 1/3 oranında iptali ile davacı adına tesciline geri kalan hissenin davalı üzerinde bırakılmasına, 3 25... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar ... oğlu ... Vakfının niteliğine dair Mahkeme tarafından ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve vakfiye kapsamı tayin edilmemiş ise de gerek dosya içerisindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazı cevabına, gerekse aynı Vakıf ile ilgili olarak Yargıtay denetiminden geçmiş pek çok emsal dosya bulunmasına, bu itibarla adı geçen Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edilmiş olmasına göre vakfedilmiş mallarının doğrudan hayrat mal olmadığından çekişmeli taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14. maddesindeki şartların davacı taraf yararına oluştuğu; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davalı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!