Anahtar kelimeler: Pazarrize Taksime Mezarlık Anneleri Hakka Açılamayacağını Trabzon Ayrılması Açmıştır Paylaşıldığını

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 87... parsel sayılı taşınmaz komisyon kararı neticesinde ... ve müşterekleri adına tescil edilmiştir.Davacı; miras yoluyla gelen hakka ve taksime dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.Davalılar ..., ..., ... , ..., ...; davanın davacı tarafından tek başına açılamayacağını, dava konusu taşınmazın paylaşıldığını ve anneleri ...’ye bırakıldığını, taşınmazın mezarlık yeri olarak ayrılması hususunun iptal edildiğini, kadastro tespitinden önce ve sonra taşınmazın kendileri tarafından kullanıldığını, bu duruma itiraz eden olmadığını, aralarındaki husumet nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmasına 1 gün kala dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taksim sırasında mezar yerine ilişkin yer ayırmayla ilgili herhangi bir konunun konuşulmamış olduğu, mezar yeri olarak herhangi bir yerin ayrılmamış olduğu, dava konusu taşınmazda taşınmazın üst kısmında fiilen eskiden mezar yeri olarak kullanıldığı belirtilen kısım bulunduğu, dava konusu taşınmazda belirli bir kısmın ayrıca mezar yeri olarak taksim sonucu paylaşılmış olduğunun belirlenmesi durumunda zaten bu kısmın taraflar arasında miras payı oranında tespit ve tescil edilmesinde davacı ve davalılarn herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı, bir yerin mezar yeri vasfını kazanması ve tapuda cinsinin mezar yeri olarak belirtilmesi halinde şahıs adına tescilinin mümkün olamayacağı, dosya kapsamında tarafların sunmuş oldukları taksim sözleşmelerinde taşınmaz içerisindeki herhangi bir yerin mezar yeri olarak ayrılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar Yerel Mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümünün mezarlık olarak ayrılması halinde taraflar adına tescil edilemeyeceği belirtilmiş ise de belirtilen hususun genel mezarlıklar için geçerli olduğu, buna karşılık aile mezarlıklarının ya da şahısların kendi arazileri içerisinde oluşturdukları mezar alanlarının şahıslar adına tescil edilmelerine engel herhangi bir hukuki durum bulunmadığı, dolayısıyla Yerel Mahkemenin bu konudaki gerekçesinin hatalı olduğu ve esas yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, müşterek kök murisler ... ve ...'den kalan taşınmazlara ilişkin olarak mirasçılar arasında taksim yapıldığı noktasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın dava konusu taşınmazın sınırları içerisinde kalan ve üzerinde mezarlıklar bulunan kısmın yapılan taksimde mezarlık yeri olarak ayrılıp ayrılmadığı ve taksim dışında tutularak tüm mirasçılara bırakılıp bırakılmadığı noktasında toplandığı, mirasçılar arasında yapılan bila tarihli yazılı taksim sözleşmesinin suretinin dosya arasında bulunduğu, bu sözleşme incelendiğinde nizalı kısmın kesik çizgilerle ayrılarak üzerine mezarlık ifadesinin yazıldığı ancak sonradan üzerinin çapraz çizgi çekilerek iptal edildiği, her ne kadar davalı tarafça sunulan krokide ayrıca yazıyla "iptal" ifadesi de eklenmiş de bu ifadenin davacı tarafça dosyaya sunulan krokide mevcut olmadığı, ne var ki her iki tarafın sunduğu krokide de mezarlık ifadesinin üzerinin çapraz şekilde çizildiğinin görüldüğü, nitekim aynı krokinin başka bir taşınmaza ilişkin olarak açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Pazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında da kullanıldığı, o dosyaya sunulan krokide de sadece iptal amaçlı çizgi çekildiğinin ve iptal ifadesinin ayrıca yazılı olmadığının görüldüğü, mezarlık ifadesinin üzerinin çapraz şekilde çizilmesinin iptal anlamına geldiği, bu durumun nizalı kısmın ilk başta mezarlık yeri olarak ayrılmasının mirasçılar arasında konuşulduğunu ancak sonradan bundan vazgeçilerek üzerinin çizilmesi suretiyle iptal edildiğini gösterdiği, nitekim mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarında dava konusu 1 87... parsel sayılı taşınmazın yapılan taksim sonucunda davalı tarafa verildiğini, mezarların bulunduğu kısmın mezarlık yeri olarak ayrılmasına ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir konuşma geçmediğini ya da konuşulmuşsa da bilmediklerini, dava konusu parselin tamamının davalı tarafça kullanıldığını, kaldı ki tarafların başka bir yerde ayrıca aile mezarlıklarının bulunduğunu, taraflar arasında bugüne kadar taşınmazların kullanımıyla ilgili herhangi bir niza da yaşanmadığını beyan ettikleri, dolayısıyla keşifte alınan beyanların davacı tarafın iddialarını doğrulamadığı, zira mirasçılar arasında taksim yapıldığı ve çekişmeli parselin davalı tarafa düştüğü sabit bulunduğuna göre bu parselin içerisindeki nizalı bölümün mezarlık yeri olarak ayrıldığını ve taksim dışında ortak bırakıldığını ispat yükünün bunu iddia eden davacı tarafta olduğu, ayrıca dosya içerisinde mevcut yakın plan renkli fotoğraflar incelendiğinde nizalı kısım ile çekişmeli parselin geri kalan kısmı arasında doğal ya da yapay herhangi ayırıcı bir unsur bulunmadığı, mezarlık yeri olduğu iddia edilen nizalı kısmın etrafının herhangi bir şekilde çevresinden ayrılmadığı, öte yandan mezarlık yeri olarak ayrıldığı iddia edilen kısım kadastro sırasında davalı taraf adına tespit edilmesine ve bu durum davacı tarafça bilinmesine rağmen eldeki davanın on yıllık hak düşürücü sürenin son günü açıldığı, özetle davacı tarafın iddiasını somut ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.