Anahtar kelimeler: Cismani Başkan Katip Ölüm Üye Ankara Mali Karara Yazilma Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 04.01.2024
NUMARASI
: ████████ Esas ███████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: 30.04.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 20.05.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 05.05.2018 tarihinde, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kırmızı ışık ihlâli yaparak karşıdan karşıdan geçmekte olan yaya davacıya çarpmasına sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının T12 vertebra korpusundaki çökme kemik kırığı oluşmak suretiyle ağır şekilde yaralandığını, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesini, davacı yayanın da anılan Kanunun 68/1-b-3 maddesini ihlâl ettiği belirtilmiş ise de, bahse konu kusur belirlemesini kabul etmediklerini, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 11.11.2019 tarihli Erişkinler için Engellilik Sağlık Kurulu raporuna göre davacının %3 oranında maluliyetinin bulunduğunu belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL fatura edilmemiş tedavi gideri olmak üzere toplam 1.100,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 241.769,73 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.352,73 TL, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderini 2.584,72 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafından davadan önce eksik evrakla davalı şirkete başvuru yapıldığından dava şartının ve temerrüdün gerçekleşmediğini, davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla avans faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; kazaya ilişkin olarak Ankara 42.Asliye Ceza Mahkemesinin ████████E.sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29.04.2019 tarihli raporda, sigortalı araç sürücüsü ...'ın tali, davacı yaya ...'nun asli kusurlu olduğunun belirtildiği, eldeki dosyada Karayolları Fen Heyetinden emekli 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 09.04.2021 tarihli raporda ise, dava dışı sürücü ...'ın %60, davacı yaya ...'nun ise %40 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesi üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ heyetinden alınan 21.11.2022 tarihli kök ve 24.03.2023 tarihli ek raporda dava dışı sürücüsü ...'ın %50, davacı yaya ...'nun %50 oranında etkili bulunduğunun oy çokluğuyla belirlendiği ve bahse konu raporun hükme esas alındığı, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapora göre davacının kaza nedeniyle %18 oranında sürekli ve 6 ay süre ile geçici iş göremezliğinin oluştuğunun belirlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davacı vekili her ne kadar bedel artırım dilekçesiyle geçici bakıcı gideri talebinde de bulunmuş ise de, dava dilekçesinde bu talep kalemine yer vermediğinden ve dava dilekçesinde istenmeyen talebin bedel artırım yoluyla da istenemeyeceğinden geçici bakıcı gideri talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 241.769,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 4.352,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.569,97 TL tedavi gideri alacağının 21.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekilinin geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacının maluliyetinin tespitine ilişkin olarak alınan raporun davacı muayene edilmeden düzenlendiğini ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının kaza tarihinde ev hanımı olduğunu ve geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, aktüer hesaplamasında 1.8 teknik faizin uygulanması faiz başlangıç tarihinin de maluliyet rapor tarihi itibariyle olmasının gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın kırmızı ışık ihlâli yaparak karşıdan karşıdan geçmekte olan yaya davacıya çarpmasına sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri isteminde bulunmuş, mahkemece kazaya ilişkin olarak Ankara 42.Asliye Ceza Mahkemesinin ████████E.sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29.04.2019 tarihli raporda, sigortalı araç sürücüsü ...'ın tali, davacı yaya ...'nun asli kusurlu olduğunun belirtildiği, eldeki dosyada Karayolları Fen Heyetinden emekli 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 09.04.2021 tarihli raporda ise, dava dışı sürücü ...'ın %60, davacı yaya ...'nun ise %40 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesi üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ heyetinden alınan 21.11.2022 tarihli kök ve 24.03.2023 tarihli ek raporda dava dışı sürücüsü ...'ın %50, davacı yaya ...'nun %50 oranında etkili bulunduğunun oy çokluğuyla belirlendiği ve bahse konu raporun hükme esas alındığı, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapora göre davacının kaza nedeniyle %18 oranında sürekli ve 6 ay süre ile geçici iş göremezliğinin oluştuğunun belirlendiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 241.769,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 4.352,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.569,97 TL tedavi gideri alacağının 21.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekilinin geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
1- Kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsü ...'nun sevk ve idaresindeki aracı ile Podgoritsa Caddesini takiben No:33 önüne geldiğinde solundan, sağına karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'ya çarpması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesini ihlâl ettiği, davacı yaya ...'nun, 34 metre solunda bulunan ışık kontrollü kavşağı kullanmayıp, Podgoritsa Caddesinden gelen araç tarafından çarpıldığı kazada, anılan Kanunun 68/1-b-3 maddesini ihlâl ettiğinin belirtildiği, Ankara 42.Asliye Ceza Mahkemesinin ████████E.sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29.04.2019 tarihli raporda, sigortalı araç sürücüsü ...'nun, olay mahalline geldiğinde, gördüğünü beyan ettiği yayaya karşı dikkatli ve müteyakkız bir şekilde seyretmesi gerekirken aksine bu hususlara yeterince önem vermeyip, solundan kaplamaya giren ve 8,1 metre ilerleyen yayaya karşı zamanında etkin fren tedbirine başvurmadığından tali kusurlu, davacı yaya ...'nun, taşıt trafiği için engel teşkil etmemek şartı ile yolu kontrol ederek, gelen araçların hızını dikkate alarak, varsa gelen araçlara ilk geçiş hakkını bıraktıktan sonra geçmesi gerekirken aksi hareketle kontrolsüzce kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek istemekle ilk geçiş hakkını bırakmadığı sağından gelen sürücünün çarpmasına maruz kaldığı kazada, 34 metre mesafedeki ışık kontrollü kavşağı da kullanmadığından asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve yapılan yargılamada bahse konu rapor hükme esas alınarak verilen kararın, Ankara BAM 12.CD'nin 13.07.2023 tarihli, █████████E.-█████████K.sayılı kararı ile kesinleştiği, eldeki dosyada Karayolları Fen Heyetinden emekli 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 09.04.2021 tarihli raporda ise, dava dışı sürücü ...'ın %60, davacı yaya ...'nun ise %40 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesi üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ heyetinden alınan 21.11.2022 tarihli kök ve 24.03.2023 tarihli ek raporda dava dışı sürücüsü ...'ın %50, davacı yaya ...'nun %50 oranında etkili bulunduğunun oy çokluğuyla belirlendiği ve bahse konu raporun hükme esas alınarak karar verildiği, raporlar arasında kusur oranları yönünden farklılıklar bulunduğu, ceza mahkemesi tarafından davalıya sigortalı araç sürücüsü tali kusurlu olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen mahkemece davacı ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün eşit kusurlu kabul edildikleri, mahkemece raporlar arasındaki farklılığın nedeninin açıklığa kavuşturulmadığı ve kusur durumuna ilişkin çelişkinin giderilmediği anlaşılmakla, TBK'nın 74. Maddesi gereğince her ne kadar ceza mahkemesi kararı hukuk hakiminin baplamaz ise de ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıa ve fiilin hukuka aykırılığının belirlenmiş olması hukuk hakiminin bağlayacağından ceza mahkemesi dosyası ile belirlenen maddi vakılarda dikkate alınarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor alınarak kusur oranlarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
2-Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan, SBÜ Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 11.11.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporuna göre, davacının T 12 çökme fraktürü ve yükseklik kaybı nedeniyle %3 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirtildiği, mahkemece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 07.09.2022 tarihli rapora göre, davacının maluliyetinin %18 olduğu, 6 ay süre ile iş göremez hâlinde kaldığı ve 1 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiği, bu durumda mahkemece, iki rapor arasındaki açık çelişkinin giderilmesi, bu hususta ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzim edilmesi için Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek hâlinde yatırana iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi
...
Başkan ...
Üye ...
...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!