Anahtar kelimeler: Aitken Yolsuz Taklit Mahsuben İmzası İpoteğin Paraya İpotek Noterliğince Bedele
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Dava; sahtecilik ve yolsuz tescil hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı; 9 44... parsel sayılı taşınmazda 7/100 pay sahibi olduğunu, imzası taklit edilmek suretiyle ... . Noterliğince düzenlenen 05.12.2006 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile taşınmaz üzerinde davalı Banka lehine ipotek tesis edildiğini, daha sonra borcun ödenmemesi nedeniyle banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip talebinde bulunulduğunu ve alacağına mahsuben çekişme konusu taşınmazın davalı Bankaya ihale edildiğini, icra takibi aşamasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, aksi halde bedele hükmedilmesini istemiştir.
(Birleştirilen davada davacı; mülkiyeti kendisine aitken imzası taklit edilerek davalı ...'ın ... . Noteri sıfatıyla düzenlediği vekaletnameye istinaden bankaya ipotek edilen ve davalı Bankaca da satılarak alacağa mahsuben ... mülkiyetine geçirilen 9 44... parsel sayılı taşınmazdaki 7/100 oranındaki payı hakkında banka aleyhine Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, 20.10.2022 tarihli celsede 2 nolu ara karar gereğince ihbar olunan Noter hakkında noter taraf gösterilerek birleştirme istemli ayrı bir dava açmak için süre verildiğini, o nedenle bu dava dosyasının Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası üzerinde birleştirilerek doğan rayiç alacak bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.)
Asıl davada davalı Banka, usulüne uygun olarak işlemlerin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
(Birleştirilen davada davalı ...; açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu işlemde kendisinin hiçbir şekilde hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu olayda kendisinin sorumluluğunun davacının veya üçüncü bir kişinin kusurlu davranışı ile illiyet bağının kopması nedeniyle son bulduğunu, kendisinin noterlik mevzuatı uyarınca mezkur mahalde olan her şahsın nüfus cüzdanlarını alıp herkesin kimlik bilgilerini düzenleme şeklinde vekaletnameye geçirdiğini ve yasaya uygun şekilde işlem yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.)
Mahkemenin 26.05.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.10.2018 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile; dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, yapılan ihalenin kesinleştiği ve davanın ihalenin feshine yönelik değil, sahtecilik ve yolsuz tescil hukuksal nedenlerine dayalı olarak açıldığının anlaşıldığı, öte yandan, İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 134. maddesi hükmü çerçevesinde ihalenin usûlsüzlüğünden bahisle feshi istenebileceği gibi, ihale sonucu edinilen mülkiyete dayalı tescilin yolsuz olduğu ileri sürülerek tapu iptali ve tescil davası açılmasına da yasal engel bulunmadığı, hâl böyle olunca, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delillerin toplanması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 15.09.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; bedel isteği yönünden davanın kabulü ile 1.068.749,50 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, söz konusu kararın davalı vekili ve fer'i müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.04.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; öncelikle sahte olduğu iddia edilen vekâletname aslının temini, davacı ...’in vekalet tarihi veya bu tarihe yakın tarihlerdeki resmi kurumlarda (seçmen listesi, noter evrakı, varsa yurt dışı giriş/çıkışlardaki belgeler, banka ve vergi dairesi evrakları, v.s) bulunan imzalarının araştırılması, davacının mukayeseye elverişli imza ve yazı örneklerinin alınması, dosyanın kül halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmesi, Fizik (Grafoloji) İhtisas Dairesinden ipotek tesisinde kullanılan ... . Noterliğinin 05.12.2006 tarihli ve ... yevmiye nolu vekaletnamedeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, fotokopi belge üzerinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca gidilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 14.03.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; asıl davanın tazminat yönünden kabulü ile 1.068.749,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Bankadan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın kabulü ile 1.068.749,50 TL'nin (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Noterden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Mahkemenin bu kararına karşı birleştirilen davada davalı ... vekili, asıl davada davalı Banka vekili, asıl davada fer'i müdahiller Maliye Hazinesi ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 13.06.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; birleştirilen ████████ Esas sayılı dava yönünden dosyanın istinaf yoluna tabi olduğu anlaşıldığından tetkiksiz iadesine karar verilmiştir.
Dairemizin yukarıda bahsi geçen tetkiksiz iade kararından sonra; Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davacı 24.06.2011 tarihinde asıl davayı açtığı, Mahkemece önce davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesince bozulduğu, bozma sonrasında verilen davanın kabulüne ilişkin kararın ikinci kez Yargıtay 1. Hukuk Dairesince bozulduğu, davacı tarafça bu defa davalı noter ...'a karşı husumet yöneltilerek tazminat istemli davasını Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile açtığı, Mahkemece davalı bankaya karşı açılan asıl davada dosyanın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra eldeki dosya ile birleştirilmelerine karar verildiği, birlikte yargılama yapılarak asıl dava ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulduğu, HMK m. 166 anlamında birleştirilen davalar bulunmakta olup, her ne kadar davalar arasında irtibat var ise de birleştirilen davalar açısından verilen kararların bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra ve istinaf kanun yoluna tâbi olduğunun anlaşıldığı, kanun yolları farklı olan davaları ayırmak ve yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırdıktan sonra asıl davanın temyiz incelemesi için Yargıtaya ve tefrikine karar verilecek olan birleştirilen davanın ise istinaf incelemesi yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden, tefrik kararı verilmeden dosyanın asıl ve birleştirilen davalar yönünden karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalı noter ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yapılan inceleme sonucu kabulü ile HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olmak üzere karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında ███████ Esas numarasını alan dosyada 14.05.2025 tarihli tefrik kararı ile; birleştirilen davanın eldeki davadan ayrılmasına karar verilmiş, asıl dava yönünden yargılamaya devam edilerek Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın tazminat talebi yönünden kabulüne ve 1.068.749,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın tazminat talebi yönünden kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Banka ile fer'i müdahiller Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 18.251,56 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı Bankaya iadesine, Temyiz eden feri müdahiller Hazine ve ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!