Anahtar kelimeler: İfasına Edimin İsmail İhmali Fesat Karıştırma Kabulüyle Görüşü Miktarları Düşürülmesine

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararSUÇ
: Edimin ifasına fesat karıştırmaHÜKÜMLER
: Sanık ... hakkında beraat, sanıklar ... ve ... hakkında eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan ve sanık ... hakkında üzerine atılı edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesineMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;Sanıklar İsmail Hakkı, ... ve ... ... müdafiinin ceza miktarları itibarıyla yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan vekilinin beraat hükmüne, sanıklar İsmail Hakkı, ... ve ... ... müdafiinin ise müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Suç tarihinde sanık ...'in 22.05.2006 tarihli Kahramanmaraş ... Müdürlüğü ... ilçesi 500 kişilik spor salonu yapım işi ihalesini alan yüklenici olduğu, mühendis olan diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın ise idare adına aynı işin kontrolörü olarak görev yaptıkları, geçici ve kesin kabul yapılmadan hakedişlerin 30.07.2007 tarihinde 814.588,59 TL olarak ödendiği, ancak 142.026,55 TL değerinde eksik, kusurlu veya hiç yapılmayan iş bulunduğunun tespit edildiği, bu suretle de yükleniciye fazla ödemede bulunulmasına neden olan sanıkların kamuyu zarara uğrattıkları ve edimin ifasına fesat karıştırma suçunu işledikleri iddia edilen somut olayda; suça konu edimin yapım işi niteliğinde olduğu ve kesin kabulünün yapılmadığı gibi kamu görevlisi sanıkların görev kapsamları da nazara alındığında, sanıklar ..., ... ... ve ...'nin eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu, sanık ...'nın eyleminin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 40/2. maddesi uyarınca icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna iştirak etme suçunu oluşturacağı, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında, soruşturma iznine ilişkin durma süreleri eklendiğinde dahi bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.