Anahtar kelimeler: Topluma Toplumu Korunan Bireylerin İfadeyle Zimmet Zamanlarda Tamamı Zincirleme Artırım

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararSUÇ
: ZimmetHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;Yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Zimmet suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu dikkate alınarak; atılı suçu değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği kabul edilen sanığın cezasında zincirleme suç hükümleri gereği artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi yerine "sanığın atılı suçu değişik tarihlerde zincirleme olarak birden fazla ve farklı katılanlara karşı işlediği" belirtilerek 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddesi olarak gösterilmesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde yer alan düzenleme uyarınca iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılmasının ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı nazara alınmadan; 08.10.2008 tarihli iddianamede zimmet suçuna konu edilen 63.981,81 TL ve 30.481,88 TL'lik miktarların toplamından fazla olacak şekilde 125.659,70 TL'nin sanık tarafından mal edinildiği kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılmış ise de sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmamış olması ve isnat edilen toplam zimmet miktarının da suç tarihi itibarıyla Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalmaması karşısında bu hususlar sonucu etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.