Anahtar kelimeler: Boğularak Akçakale Geçmekte Kanalının Kanalına Borularına Asaleten Sulama Çarparak Etrafındaki

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: Kendilerine asaleten; ..., ..., ...,..., ..., ... ve ...'ye velayeten ... ve ...VEKİLLERİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ... Genel Müdürlüğü / ...VEKİLİ
: Av. ...2- ... Birliği Başkanlığı / ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacılar tarafından; yakınları ...'nin, █████/2017 tarihinde, motosikletle seyir halinde iken, Şanlıurfa ili, Akçakale ilçesi, ... mahallesinden geçmekte olan sulama kanalının etrafındaki su borularına çarparak sulama kanalına düşmesi sonucunda boğularak hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddia edilerek bu olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi; kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI
: Davacılar tarafından; eksik inceleme ile karar verildiği, ceza soruşturması sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara dayanılarak ve olayın meydana geldiği yolun trafiğe kapalı bakım servis yolu olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, keşif yapılmadan ve re'sen inceleme gerçekleştirilmeden karar verilmesinin çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı olduğu, yakınlarının vefatı ile sonuçlanan olaya ilişkin olarak davalı idarelerin kusurunun bulunduğu ve ortaya çıkan zararlardan sorumlu tutulmaları gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI
: Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacıların yakını ..., █████/2017 tarihinde Şanlıurfa ili, Akçakale ilçesine bağlı Kütüklü mezrası istikametinden Büyüktaş Mahallesi istikametine doğru motosikletle seyir halinde iken, sağ tarafında bulunan sulama kanalının etrafındaki su borularına çarparak sulama kanalına düşmesi sonucunda boğularak hayatını kaybetmiştir.Davacıların yakınının ölümü ile sonuçlanan olaya ilişkin olarak Akçakale İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince düzenlenen █████/2017 tarihli Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı'nda;• Olay mahallinin DSİ'ye ait sulama kanalı olduğu, kanal içerisinde tahminen 1,5 metre yüksekliğinde su birikintisi olduğu ancak akar su olmadığı,• Müteveffanın kanaldan çıkarıldığı yerin kanal kenarında kaza yapmış vaziyette bir motosikletin görüldüğü, ayrıca kanal kenarında bulunan siyah renkli plastik sulama boruları üzerinde teker ve sürtme izlerinin bulunduğu,• Olay mahallinin tahminen 30 metre kadar yakınındaki evde ikamet eden Suriye uyruklu kadının kanal kenarında kaza yapmış vaziyette motosikleti bulan kişi olduğu tespitlerine yer verilmiştir.Yine Akçakale İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince düzenlenen █████/2017 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu'nda;• Olay yerinin Büyüktaş köyü dışında olduğu,• Sulama kanalı kenarında kanal boyunca yolun olduğu,• Sulama kanalı kenarında kısmen hasarlı motosikletin olduğu ve motosiklette herhangi bir plakanın olmadığı,• Sulama kenarında bulunan yol kenarında 8'lik plastik su borusu olduğu, su borusunun kanala mesafesinin 120 cm olduğu, boru kenarında kazadan dolayı 3,80 metre yeni oluşmuş sürtünme izlerinin olduğu,• Sulama kanalının alınan bilgiye göre bulunduğu haliyle su derinliğinin 1,5 metre, kanalın eninin ise 6 metre olduğu,• Sulama kanalı etrafında herhangi bir koruyucu tedbirin olmadığı tespitleri yer almaktadır.Harran/Şanlıurfa 13. Jandarma Trafik Tim Komutanlığı görevlilerince düzenlenen █████/2017 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda ise;• Olayın gerçekleştiği yolun iki yönlü, toprak, tarla yolu olduğu,• Yerleşim yeri içinde bulunduğu,• Olayın gerçekleştiği yerde oto korkuluk, yaya yolu, emniyet şeridi/banket, yol şerit çizgisi, trafik işaret levhası bulunmadığı, trafik lambasının bozuk olduğu, görüşe engel bir cismin ve yol çalışmasının bulunmadığı,• Kazaya etken yol sorununun bulunmadığı,• Davacıların yakınının kullandığı motosikletin tescilsiz ve plakasız olduğu,• Davacıların yakınının sürücü belgesinin bulunmadığı, motosikleti ile Kütüklü mezrası istikametinden Büyüktaş mahallesi istikametine seyir halinde iken, sağ tarafta bulunan su kanalının kenarındaki sulama borularına çarptığı ve çarpma neticesinde su kanalına düşmesi sonucunda vefat ettiği,• Müteveffanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen "aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kurallarını (52/1-B) ihlal ettiği tespitleri bulunmaktadır.Anılan tutanağın ekinde yer alan Kaza Yeri Krokileri'nde, olay yerinin hemen yakınında ... isimli şahsa ait olduğu belirtilen bir evin bulunduğu; olay kapsamında ifadesine başvurulan ... isimli kadının █████/2017 tarihli ifadesinde ise, olayın gerçekleştiği sulama kanalının evlerinin yanında bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... Soruşturma, ... Karar numaralı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.Davacıların bu olay nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararların tazmini istemiyle █████/2018 tarihinde davalılardan Güzelyurt Sulama Birliği Başkanlığı'na yaptıkları başvuru zımnen reddedilmiştir.Bunun üzerine; davacılar tarafından, █████/2018 tarihinde, Güzelyurt Sulama Birliği Başkanlığı'na karşı bakılan dava açılmıştır.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E
:... sayılı hasım düzeltme kararı ile, Güzelyurt Sulama Birliği Başkanlığı'nın yanında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün de hasım mevkiine alınmasına karar verilmiştir.Öte yandan; davacılar, aynı olay nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararların tazmini istemiyle Güzelyurt Sulama Birliği Başkanlığı'na başvurmadan önce █████/2017 tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne başvurmuşlar, bu başvurunun █████/2017 tarihinde tebliğ edilen █████/2017 tarihli işlemle reddi üzerine maddi-manevi tazminat istemiyle █████/2017 tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne karşı açtıkları dava ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla süre aşımı yönünden reddedilmiş, davacıların bu karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı da Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2023 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararı ile onanmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir.İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.Tazminat hukukunda asıl olan, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması olup, hizmet kusuru nedeniyle idarenin sorumluluğuna gidebilmek için ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması şarttır. Zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde öncelikle idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir.Müterafik kusur (ortak kusur), zarara uğrayanın; zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım (etki) etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana veya mirasçılarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır.Olayın gerçekleştiği yerin meskun mahal dışında bulunması durumunda, davalı idarelerden vatandaşların yaşama hakkını korumak amacıyla sıkı güvenlik tedbirlerini almaları beklenemeyecek, dolayısıyla idarelerin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Öte yandan, sulama kanalının zaman içerisinde meskun mahalde kaldığının anlaşılması halinde söz konusu alanı yerleşime açan idarenin de sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Dosya içerisinde bulunan tutanak ve raporların birlikte incelenmesinden; davacıların yakınının ölümü ile sonuçlanan olayın gerçekleştiği sulama kanalının yaklaşık 30 metre yakınında bir ev bulunduğu, müteveffanın yol üzerinde bulunan plastik borulara çarpması neticesinde sulama kanalına düştüğü, sulama kanalı etrafında herhangi bir koruyucu tedbir, oto korkuluk, yaya yolu, emniyet şeridi/banket, yol şerit çizgisi, trafik işaret levhası bulunmadığı, trafik lambasının bozuk olduğu, kullandığı motosikletin tescilsiz ve plakasız olduğu, on sekiz yaşından küçük olan müteveffanın sürücü belgesinin bulunmadığı, "aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal ettiği sonucuna varılmaktadır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davalı Güzelyurt Sulama Birliği Başkanlığı'nın █████/2019 tarihli, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü'nün ise █████/2019 tarihli ara kararı cevaplarında yer alan; sulama kanalı kenarında bulunan yolun servis yolu olmayıp, DSİ'nin işletme bakım ve onarım yolu olduğu, umumi trafiğe kapalı olduğu, bu yolda sadece DSİ'nin işletme bakım ve onarım hizmetlerini gördüğü, sulama kanalı kenarında bulunan boruların sulama birliğine ait olmadığı, hangi amaçla kimler tarafından konulduğunun bilinmediği şeklindeki beyanlara ve Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih, Soruşturma No:... ve K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına dayanılarak, yürütülen idari faaliyet ile meydana geldiği ileri sürülen zarar arasında doğrudan bir illiyet bağının ortaya konulamadığı, olayla ilgili olarak davalı idarelerin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak; dava konusu olaya ilişkin olarak müteveffanın ve idarelerin kusur durumlarının belirlenmesine, olay yerinin meskun mahal dışında kalıp kalmadığına, kazanın gerçekleştiği yolun trafiğe kapalı olup olmadığına yönelik mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, davalı idarelerin İdare Mahkemesi ara kararlarına verdikleri cevaplarla ve ceza soruşturması neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla yetinilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından, eksik inceleme ve araştırma sonucu dava konusu olayda idarelerin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuka isabet görülmemiştir.Bu durumda; davacıların yakınının ölümü ile sonuçlanan olaya ilişkin olarak davalı veya dava dışı idarelerin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının ortaya konulabilmesi için, olayın gerçekleştiği mahalde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak (olay tarihindeki uydu görüntüleri ve diğer verilerden de yararlanmak suretiyle);- Olayın gerçekleştiği sulama kanalının -civarında yerleşim yerlerinin bulunması da gözetilerek- olay tarihi itibarıyla meskun mahal içerisinde bulunup bulunmadığının,- Kazanın gerçekleştiği yolun mevzuat uyarınca trafiğe kapalı olması gereken bir yol olup olmadığının,- Mevzuat uyarınca trafiğe kapalı olması gereken bir yol ise, -yerleşim yerleri arasında bu yol kullanılarak ulaşımın sağlandığı görüldüğünden- olay tarihi itibarıyla fiilen veya idari düzenlemelere dayanılarak ulaşım amacıyla kullanılan bir yol haline gelip gelmediğinin,- Davalı veya dava dışı ilgili idareler tarafından sulama kanalının çevresinde gerekli koruyucu tedbirlerin alınıp alınmadığının,- Kazanın gerçekleştiği yol mevzuat uyarınca trafiğe kapalı olması gereken bir yol ise, araçların bu yolu kullanmaması için gerekli önlemlerin davalı veya dava dışı ilgili idarelerce alınıp alınmadığının,- Kazanın gerçekleştiği yol mevzuat uyarınca trafiğe kapalı olması gereken bir yol değilse veya trafiğe kapalı olmakla birlikte olay tarihi itibarıyla fiilen veya idari düzenlemelere dayanılarak ulaşım amacıyla kullanılan bir yol haline gelmişse, ilgili idarelerce gerekli koruyucu tedbirlerin alınıp alınmadığının belirlenmesi gerekmektedir.Yapılacak inceleme sonucunda, olayın gerçekleşmesinde davalı idareler dışında başka idarelerin sorumluluğunun bulunduğunun anlaşılması halinde, ilgili idarelerin de hasım mevkiine alınarak karar verilmesi gerektiği de açıktır.Ayrıca; kazanın gerçekleştiği yolun ve sulama kanalının bakım, denetim, güvenliğinden sorumlu olan ilgili idarelerin, sulama kanalının ve yolun kenarına bırakılan sulama boruları kimin mülkiyetinde olursa olsun veya kim tarafından oraya bırakılmış olursa olsun, yol güvenliğini sağlamak üzere anılan boruları kaldırmaktan da sorumlu olduğu ve boruların davalı idarelerin envanterinde bulunmamasının sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı tartışmasızdır.Diğer taraftan; olay tarihinde on sekiz yaşından küçük olan müteveffanın, sürücü belgesi olmadan, tescilsiz ve plakasız bir motosikleti kullanması ve "aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal etmesi nedeniyle, olayın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu açık olup, yapılacak inceleme neticesinde zarar konusu olayın gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunan bir veya daha fazla idarenin tespit edilmesi halinde müteveffanın müterafik kusuru da gözetilerek zararın tazminine karar verilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.