Anahtar kelimeler: Gökçek Cengiz Tedavilerde Ölümüne Onuncu Teşhis Doğum Anne Baba Uğranıldığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...
2- ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacılar vekili tarafından, müvekkillerinin müşterek çocukları olan ...'in Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde gerçekleştirilen teşhis ve tedavilerde davalı idarenin hizmet kusuru ile ölümüne sebebiyet verildiğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 1.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL (anne için 200.000,00 TL, baba için 200.000,00 TL olmak üzere) manevi tazminatın ölüm tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacıya dava konusu olayla ilgili olarak uygulanan tedavi işlemlerinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğuna yönelik bir tespit bulunmadığı, başka bir deyişle kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından meydana geldiği ileri sürülen zarardan idarenin sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI
: Davacılar tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunun olayı aydınlığa kavuşturucu nitelikte olmadığı, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, eksik inceleme neticesinde karar verildiği, bilirkişi raporunda solunum yükü bakımından en iyi pozisyonun bebeğin yüz üstü yatırılmasının olduğu belirtilmişken hemşirelerin bebeğin yüz üstü yatırılmadığını söylediği, davalı idarenin kusurlu eylemi neticesinde üç aylık bebeğin oksijensizliğe bağlı olarak vefat ettiği, yanlış tedavi ve müdahalenin söz konusu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra █████/2025 tarihli ara kararı cevabının geldiği görülmekle gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin reddi yönünden incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin reddi yönünden incelenmesi:
MADDİ OLAY
:
Dosyanın incelenmesinden, davacıların müşterek çocukları olan bebek ...'in öksürük ve hırıltı şikayetleriyle █████/2016 tarihinde Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine götürüldüğü, şikayetlerine yönelik muayanesinin yapıldığı, tanı koymaya yönelik tetkiklerinin (laboratauar ve radyolojik) yapıldığı, pnömoni ve üst solunum yolu enfeksiyonu tanısıyla yatırıldığı, tanısına uygun tedavisine başlanıldığı, vital bulgularının düzenli olarak takip edildiği, █████/2016 gecesi saat 24:00'te; ateş:36.6, nabız:128, solunum:48, SPO2:96” tespit edildiği, adli dosya kapsamındaki ifadelere göre bebeğin takipleri alındıktan yaklaşık bir dakika sonrasında annesinin bebeğinin yanına gittiğinde bebeğinin yüz üstü yatar pozisyonda arrest olarak bulduğunun anlaşıldığı, saat 24:00'te siyanotik ve kalp tepe atımı alınmayan bebeğe hemen resüsitasyon işlemlerine başlanıldığı, CRP ve tekrarlayan uygun dozlarda adrenalin sonucunda yaklaşık 10. dakikada hastanın kalp tepe atımlarının alınmaya başlanıldığı, SIMV mod ventilatöre bağlanıldığı, SPO2 90 üzerinde, KTA 120 üzerinde yoğun bakımda takip edildiği, uygun ilaçları içeren tedavilerinin başlanıldığı, takip eden günlerde neonataoloji, enfeksiyon, kardiyoloji, nöroloji, fizik tedavi, göz hastalıkları branş konsültasyonları ile değerlendirilerek, branş konsültasyonlarının önerileri ile tedavilerinin düzenlenildiği, kültürlerinin alındığı, kültür sonuçlarının değerlendirilerek tedavilerinin düzenlenildiği, EKO kontrollerinin yapıldığı, asimetrik septal hipertrofi tespit edildiği, bebekte gelişen hipoksik tabloya uygun tedavilerinin yapılarak kontrollerinin yapıldığı, sonrasında bebeğin vefat etmesi üzerine davacılar vekili tarafından, müvekkillerinin müşterek çocukları olan ...'in Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde gerçekleştirilen teşhis ve tedavilerde davalı idarenin hizmet kusuru ile ölümüne sebebiyet verildiğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminatın ölüm tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince, olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan █████/2018 tarih ve 135 karar numaralı raporda; -özetle- "anne ve babası arasında akraba evliliği olan, kardeş ölüm öyküsü bilinmeyen, doğumundan hemen sonra solunum sıkıntısı nedeniyle bir hafta hastane yatış öyküsü olan, EKO'sunda asimetrik septal hipertrofi (kalp kası hastalığı) tespit edilen ve zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, mikroskopik, toksikolojik, serolojik inceleme yapılmamış olan bebeğin █████/2016 saat 24:00'te meydana gelen arrestin menşei bilinmediğinden, bebeğin hastaneye yatışından o geceki takibine kadar olan süreçte görevli hekim ve yardımcı sağlık personellerinin eylemlerinin tıp kurallarına uygun olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı.." yönünde görüş bildirilmiş, Mahkemece ara kararı ile davacıların çocukları ... için zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, mikroskopik, toksikolojik, serolojik inceleme yapılmamış olmasının hizmet kusuru olarak kabul edilip edilemeyeceği ve hizmet kusuru olduğunun kabul edilmesi halinde söz konusu kusur oranının ne olduğu hususunu açıklığa kavuşturacak şekilde Adli Tıp Kurumu Başkanlığından ek rapor alınmasına karar verilmiş, yapılan inceleme neticesinde sunulan ... tarih ve ... sayılı raporun sonuç bölümünde ise; "Bebeğin şikayetleri nedeniyle █████/2016 tarihinde Gaziantep Çocuk Hastanesi’ne götürüldüğünde şikayetlerine yönelik muayanesinin yapıldığı, tanı koymaya yönelik tetkiklerinin (laboratauar ve radyolojik) yapıldığı, pnömoni ve ÜSYE tanısıyla yatırıldığı, tanısına uygun tedavisinin düzenlenerek başlanıldığı, vital bulgularının düzenli olarak takip edildiği, █████/2016 gecesi saat 24':00'te; ateş:36.6, nabız:128, solunum:48, SPO2:96 tespit edildiği, takip hemşireleri tarafından diğer bebeklerin takibine devam edildiği sırada, adli dosya kapsamındaki ifadelere göre bebeğin takipleri alındıktan yaklaşık bir dakika sonrasında annesinin bebeğinin yanına gittiğinde bebeğinin yüz üstü yatar pozisyonda arrest olarak bulduğunun anlaşıldığı, saat 24:00'te siyanotik ve kalp tepe atımı alınmayan bebeğe hemen resüsitasyon işlemlerine başlanıldığı, CPR ve tekrarlayan uygun dozlarda adrenalin sonucunda yaklaşık 10. dakikada hastanın kalp tepe atımları alınmaya başlanıldığı, SIMV mod ventilatöre bağlanıldığı, SPO2 90 üzerinde, KTA 120 üzerinde yoğun bakımda takip edildiği, uygun ilaçları içeren tedavilerinin başlanıldığı, takip eden günlerde neonataoloji, enfeksiyon, kardiyoloji, nöroloji, fizik tedavi, göz hastalıkları branş konsültasyonları ile değerlendirilerek, branş konsültasyonlarının önerileri ile tedavilerinin düzenlenildiği, kültürlerinin alındığı, kültür sonuçlarının değerlendirilerek tedavilerinin düzenlenildiği, Eko kontrollerinin yapıldığı, asimetrik septal hipertrofi tespit edildiği, bebekte gelişen hipoksik tabloya uygun tedavilerinin yapılarak kontrollerinin yapıldığı, hususları birlikte değerlendirildiğinde; bebeğin █████/2016 tarihinden sonra takip ve tedavisinde görevli hekimlerin ve yardımcı sağlık personellerinin eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu, ancak; anne ve babası arasında akraba evliliği olan, kardeş ölüm öyküsü bilinmeyen, doğumundan hemen sonra solunum sıkıntısı nedeniyle bir hafta hastane yatış öyküsü olan, EKO'sunda asimetrik septal hipertrofi (kalp kası hastalığı) tespit edilen ve zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, mikroskopik, toksikolojik, serolojik inceleme yapılmamış olan bebeğin █████/2016 saat 24:00'te meydana gelen arrestin menşei bilinmediğinden, bebeğin hastaneye yatışından o geceki takibine kadar olan süreçte görevli hekim ve yardımcı sağlık personellerinin eylemlerinin tıp kurallarına uygun olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, dosyanın yapılan incelemesinde █████/2016 tarihinde hasta yakınları tarafından Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, █████/2016 tarihinde bebeğin vefat ettiği, █████/2016 tarihinde şikayetçi avukatının Sağlık Bakanlığına dilekçe ile başvurduğu, █████/2016 tarihinde de İdari Mahkemeye dilekçe verildiğinin anlaşıldığı, rutin uygulamada kaza, intihar, cinayet olguları dışında kalan tıbbi ölümlerin adli vaka olarak bildiriminin yapılmadığı ve otopsi talebinde bulunulmadığı, adli vaka olarak değerlendirilerek otopsi yapılmak üzere savcılığa bildirimde bulunmak için olayın adli birimlere yansıdığının hekimce bilinmesi gerektiği, defin belgesini düzenleyen hekimin, olayın adli mercilere yansıdığına dair bilgisi olmaması, yazılı bir tebliğ almamış olması durumunda adli bildirimde bulunarak otopsi istememiş olmasının tıbbi uygulama hatası olarak değerlendirilemeyeceği, ancak; defin belgesi düzenleyen hekimin, olayın adli mercilere yansıdığı, malpraktis yönünden şikayetçi olunduğunu bilmesi halinde otopsi istememesinin eksiklik olduğu, bununla birlikte █████/2016 tarihinde arrest olup, █████/2016 tarihinde ölen bebeğin aradan geçen süre nedeniyle otopside saptanan patolojik bulguların değişebileceği veya kaybolabileceğinin de tıbben bilindiği.." yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece anılan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu ve davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, sonrasında temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile de davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, Dairemizin █████/2025 tarih ve E:█████████ sayılı ara kararı ile "UYAP ortamında yapılan araştırma ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde uyuşmazlığın çözümünde gerekli görüldüğünden; ... Asliye Ceza Mahkemesinden;1)Davacılar yakını ...'in vefat etmesi nedeniyle Mahkemenizin E:... numaralı dosyasında yapılan yargılamanın sonuçlanıp sonuçlanmadığının şayet sonuçlanmışsa dosyanın hangi kanun yolu aşamasında olduğunun sorulmasına ve kararın bir örneğinin Dairemize gönderilmesinin istenilmesine, 2)Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında alınmış olan Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı bilirkişi raporu haricinde Mahkemenizce alınmış başka bilirkişi raporu veya raporları bulunup bulunmadığının sorulmasına, Mahkemenizce alınmış başka bilirkişi raporu veya raporları varsa bir örneğinin Dairemize gönderilmesinin istenilmesine" karar verildiği, ara kararına verilen cevap incelendiğinde; ceza yargılaması sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda;-özetle-" 1. Anne ve babası arasında akraba evliliği olan, kardeş ölüm öyküsü bilinmeyen, doğumundan hemen sonra solunum sıkıntısı nedeniyle bir hafta hastane yatış öyküsü olan, EKO’sunda asimetrik septal hipertrofi (kalp kası hastalığı) tespit edilen ve zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, mikroskopik, toksikolojik, serolojik inceleme yapılmamış olan bebeğin ölümünün arrest sonrası gelişen hipoksik iskemik ensefalopati ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu ancak arrestin menşeinin bilinemediği, 2. Anne ifadesinde; bebeğini emzirmek için yenidoğan ünitesine geldiğinde bebeğini küvözde yüzüstü, morarmış ve hareketsiz bulduğunu ifade ettiği, görevli hemşirelerin ise bebeği yüzüstü yatırmayıp sırt üstü yatırdığını ifade ettiği, ifadeler arasındaki çelişkinin adli tahkikat ile giderilmesi gerektiği, adli tahkikat sonucunda bebeğin ilgili hemşire/hemşireler tarafından yüzüstü bırakıldığının kabulü halinde bebeğin yakın gözlem altında tutulması ya da apne monitörü ile takip edilmesi gerektiği tıbbi bilgiden olduğu, hasta tabelasında bebeğin yüzüstü yatırılmasına dair herhangi bir doktor orderı olmadığından ilgili pediatri hekimlerine kusur atfedilemeyeceği, doktor orderı olmadan bebeği yüzüstü yatırıp yakın takipte bulunmayan hemşire/hemşirelerin yaptığı işlemin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı, adli tahkikat sonucunda bebeğin hemşire/hemşireler tarafından sırt üstü bırakıldığının kabulü halinde ise bebeğin muayanesinde, yenidoğan yoğun bakım takip ve tedavisinde görev alan hekimlerin ve yardımcı sağlık personelinin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, bebeğin hangi pozisyonda yatırıldığının adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği " yönünde görüş bildirildiği ve anılan görüş dikkate alınarak ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hastanede sorumlu hemşireler hakkında ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere beraat kararının verildiği ve davanın görülmeye devam edildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün hizmet kusuruna dayanması asli prensip olmakla beraber, zararın idarenin de dahil olduğu bir faaliyet sırasında meydana gelmesi ve öncesinde ya da sonrasında aksayan bazı durumların tespiti de önem arz etmektedir.
Özellikle de sağlık hizmeti gibi bünyesinde risk unsuru taşıyan hizmet alanlarında, sağlıktan sorumlu olan idarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütmek yükümlülüğünün bulunduğu da tartışmasızdır.
Esasen Anayasa'nın 56. maddesi de "Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemekle ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirmekle" ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinin devlete yüklediği pozitif yükümlülükler, devlet tarafından, özel ya da kamu hastanelerine hastaların yaşamını koruyacak nitelikteki tedbirleri alma zorunluluğu getiren yasal ve düzenleyici çerçevenin konulmasını gerektirmektedir. Bu yükümlülük, hastaları, tıbbi müdahalelerin bu bağlamda meydana getirebileceği ağır sonuçlardan mümkün olabildiğince koruma gerekliliğine dayanmaktadır.
Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli olması ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Dava konusu olayda, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu açıkça ortaya konulamadığından maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır.
Öte yandan, uyuşmazlıkta, ceza yargılaması sırasında ... Asliye Ceza Mahkemesince aldırılan ve Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 3. Üst Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporda; ikili bir ayrıma gidilerek " Anne ifadesinde; bebeğini emzirmek için yenidoğan ünitesine geldiğinde bebeğini küvözde yüzüstü, morarmış ve hareketsiz bulduğunu ifade ettiği, görevli hemşirelerin ise bebeği yüzüstü yatırmayıp sırt üstü yatırdığını ifade ettiği, ifadeler arasındaki çelişkinin adli tahkikat ile giderilmesi gerektiği, adli tahkikat sonucunda bebeğin ilgili hemşire/hemşireler tarafından yüzüstü bırakıldığının kabulü halinde bebeğin yakın gözlem altında tutulması ya da apne monitörü ile takip edilmesi gerektiği tıbbi bilgiden olduğu, hasta tabelasında bebeğin yüzüstü yatırılmasına dair herhangi bir doktor orderı olmadığından ilgili pediatri hekimlerine kusur atfedilemeyeceği, doktor orderı olmadan bebeği yüzüstü yatırıp yakın takipte bulunmayan hemşire/hemşirelerin yaptığı işlemin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı, adli tahkikat sonucunda bebeğin hemşire/hemşireler tarafından sırt üstü bırakıldığının kabulü halinde ise bebeğin muayanesinde, yenidoğan yoğun bakım takip ve tedavisinde görev alan hekimlerin ve yardımcı sağlık personelinin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, bebeğin hangi pozisyonda yatırıldığının adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacıların müşterek çocukları olan bebek ...'in hemşireler tarafından yatırılış pozisyonunun belirlenmesiyle ilgili olarak herhangi bir resmi belgenin bulunmaması hususu yönünden idarenin hizmet kusurunun tespit edilememesinin tıbbi kayıt eksikliğinden kaynaklandığı gözetildiğinde, davacıların tedavi sürecinde gelişen olaylarla ilgili maddi gerçeğe (çocukların ölüm nedenine) hiçbir zaman ulaşamayacakları ve ömür boyu şüphe duyacakları açıktır.
Bu durumda, dava konusu olayda davacıların, tıbbi kayıtların eksik tutulması nedeniyle uğradığı manevi zararın, manevi tatmin sağlayacak, idarenin kusurunu ortaya koyacak makul bir tutarın ödenmesine karar verilmek suretiyle giderilmesi gerekirken, manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararın bu kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!