Anahtar kelimeler: Süreç Görüşü İstemlerinin Yağma Tür Edenlerin İstemi Neticesinde Edilebilir Ankara
6. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme istemi 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, e, h, 62, 53 maddelerinden ayrı ayrı 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.10.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıkların müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça konu senetlerdeki imzaların katılanın eli ürünü olmadığının anlaşılması karşısında katılana zorla senet imzalatılması durumununda söz konusu olamayacağına, katılanın kendisini zorla senet imzalatıldığını belirtmiş olmasına rağmen kamera görüntülerinde böyle bir durumu söz konusu olmadığının anlaşıldığına, ilaç verilerek senet imzalatıldığı iddiasını ise adli tıp raporu ile çürütüldüğüne, bu nedenle suç unsurlarının oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılanın aşamalardaki beyanın çelişkili olup diğer delillerle örtüşmediğini, katılanın ilk beyanlarında kendi iradesi olmadan sanık ...’ın işyerine gittiğini belirtmiş ise de kamera görüntülerine göre normal bir şekilde girdiği ve normal bir şekilde çıktığının görüldüğünü, daha sonraki beyanlarında ise kumar oynattırılıp söz konusu senetleri imzalatıldığını belirtterek ifadeleri arasında çelişki mevcut olup borç ilişkisi içerisinde verdiği senetleri ödememek için mahkemeyi yanılttığına, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine, katılanın kanında yapılan adli tıp incelemesinde herhangi bir yanıltıcı ya da bayıltıcı madde ulaşılamadığının belirtilmiş olması da yağma suçunun oluşmadığını gösterdiğine, zaten suçun konusunu oluşturan senetlerin katılanın eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden yağma suçunun unsurunun oluşmadığına, sanık hakkında müştekinin çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, ayrıca alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykıra olduğuna ilişkindir.
3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılanın iradesinin sakatlandığına ve katılana yönelik cebir uygulandığına ilişkin yeterli delillin bulunmadığına, katılanın borç ilişkisi nedeniyle verdiği senetleri hükümsüz hale getirmek için önce yağma suçuna maruz kaldığını iddia ettiğini sonra da kumar borcu nedeniyle senetleri zorla imzalattıklarını belirterek çelişkili beyanlarda bulunduğunu, katılandan zorla veya iradesi sakatlanarak senetlerin alınmadığını bu nedenle yağma suçunun unsurunun oluşmadığına, zaten suçun konusunu oluşturan senetlerin katılanın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, katılandan yağma edilen senet ve mal bulunmadığına göre suçun oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır. Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır. Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir. 5237 sayılı Kanun’un 148/3. maddesindeki mağdurun herhangi bir vasıta ile kendisini bilemeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi nedeniyle yağma suçundan hüküm kurulabilmesi için özel olarak kullanılan bir vasıta ile kişinin kendisini bilemeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi gerekmektedir. 5237 sayılı Kanun' un 150/1 maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağmayı yaptırıma bağlanmıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşması için; failin, hileli davranışlarla mağduru aldatması neticesinde, onun veya başkasının zararına olmak üzere kendine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Olaylara ilişkin yalan açıklamalardan veya bulunan koşullardan yararlanıp ikna edici davranışlarla gerçeği gizleyerek, muhatabın inceleme eğilimini etkileyen, onda yanlış kanı uyandıran ve böylece almayacağı bir kararı vermeye yönelik aldatma hareketleri hileli davranışı oluşturmalı ve bunun sonucunda mağdurun rıza göstermiş olması gerekmektedir.
Somut olaya gelince, mağdur aşamalardaki beyanında sanık ... ile alkol alıp yemek yedikten sonra olayı hatırlamayamadığını kendisine geldiğinde bir araçta olup hareket halindeki araçtan kendisini attığını, ertesi gün yanına tanımadığı bir şahsın gelerek 1.750.000,00 TL senet borcum olduğunu, senedi ödemesi gerektiğini söyleyip gitmesi üzerine şikayetçi olduğunu, sanık ... ile yemek yediği sırada içkisine ya da yemeğine ilaç katılmış olabileceğini senetleri de bu şekilde imzalamış olabileceğini belirterek şikayetçi olduğu, 12.12.2017 tarihinde toplam miktarı 1.500.000,00 TL olan 9 adet senedin sanık ... tarafından Ankara 26. İcra Müdürlüğünün ██████████ esasına kayden icra takibine konulduğu, ancak 22.02.2018 tarihli adli rapora göre katılandan alınan kan, idrar ve saç örneğinde sistematikteki uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ile ilaç etkin maddelerinin bulunmadığı anlaşılmış olması ve katılanın aşamalardaki beyanlarında da yağma boyutuna ulaşan cebir ve tehdit suçlamasında bulunmadığı, sanıkların söz konusu senetlerin katılandan alacakları nedeniyle aldıkları yönünde savunmaları karşısında, katılan ile sanıklar arasında hukuki alacak ilişkisinin var olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, ayrıca senetler üzerindeki imzaların katılana ait olmaması halinde katılan yönünden herhangi bir hukuki sorumluluk doğurmayan bu belgeler nedeniyle yağma suçunun oluşmayacağı ya da bu halde sanıkların katılanın imzasını taklit etmek suretiyle oluşturdukları sahte senetleri icra takibine koymak suretiyle senet bedellerini katılandan tahsil etmeye çalışmak şeklindeki eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçuna vücut verecebileceği gözetilerek, suç vasfının belirlenmesi ve sanıkların hukuki sorumluluğunun tayin ve takdiri yönünden,
a. Katılan aşamalardaki beyanlarında sanıklar ... ve .... ile herhangi bir hukuki ilişkilerinin olmadığını, sanıkları tanımadığını ve görüşmediğini belirttiği ancak sanık ...'in savunmalarında katılanı, kayınbiraderi ........... ile galericilik yapmış olması nedeniyle yaklaşık 10 yıldır tanıdığını kendisiyle ticaretleri olduğunu, bu nedenle katılana borç para verdiğini, bu borç para verdiğine kardeşi............ ve galerici .... şahit olduğunu belirttiği halde anılan şahısların bu borç alış verişi ile ilgili bilgi ve görgüsüne başvurulmadığı, yine tanık olarak belirtmiş olduğu .... beyanına başvurulmuş ise de katılana ...'ı tanıyıp tanımadığı konusunun bizzat katılandan sorulmadığı görülmekle, sanık ...'in savunmasında geçen .......'in katılanın sanıktan borç para alıp almadığı konusunda antlı beyanları tespit edilip katılandan da tanıklar .......... .......... ve ...'ı tanıyıp tanımadığı husus netleştirilip, sanıkların, katılandan aldıklarını belirttiği senetlerin hukuki bir alacak olup olmadığı ve bu senetleri alırken cebir ve tehdit unsurları gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak tespit edilip,
b. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda senetler üzerindeki imzaların katılanın el ürünü olmadığı belirtildiği, dosyada mevcut 04.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda tetkiki konu senetler üzerinde katılan adına atılı bulunan imzaların kişilere atfedilebilecek karakteristik hususiyetleri içermeyen çizgisel el hareketlerinden oluşmuş basit tersimli imzalar olmaları sebebiyle katılan ve sanıkların elinden çıkıp çıkmadıkları hususunda teknik incelemeye dayalı olarak herhangi bir kanaat beyanında bulunabilmesinin mümkün olamadığının açıklandığı, ancak senet üzerindeki diğer yazıların ise sanıklardan ... ve .... ait olduğunun belirtilmesi ve sanıklar ... ve ....’ ın savunmalarında söz konusu imzaların katılan tarafından imzalandığı yönündeki savunmaları karşısında suça konu senetlerin Adli Tıp İhtisas Dairesine veya Kriminal Polis Laboratuvarına gönderilerek, senetler üzerinde borçlu sıfatıyla katılana atfen atılı imzaların katılanın eli ürünü olup almadığının tespit edilip,
İddia ve savunmanın bir bütün olarak değerlendirilerek, katılanın beyanlarına hangi nedenlerle üstünlük tanındığı kanıtlar ile karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan eksik araştırmayla yetinilip eylemin genel geçişli ifadelere yer verilerek, duruşmaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; sanıklar hakkında yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulurken eylemde 5237 sayılı Kanun’un 149/1-e maddesinde düzenlenen "beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yağma" suçunun oluşabilmesi için sanıkların yağma suçu işlendiği sırada mağdurun beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunması gerektiği ancak dosya kapsamına göre katılana verilen ilaç ve/veya alkolün etkisi ile kendisini savunamayacak hale getirildiği bu da aynı Kanun’un 148/3 maddesindeki cebir unsurunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanu'un 149/1 maddesinin (c), ( d), (h) bentlerinden uygulama yapılması gerekirken (c), (h) bentlerinin yanı sıra (d) bendi yerine koşulları oluşmadığı halde (e) bendine yer verilerek uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 /1 maddesi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine
06.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!