Anahtar kelimeler: Zimmete İcrai İhmal Zimmet Olma Görüşü Hususta Benzer Kötüye Ederek
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
SUÇLAR
: Zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER
: Zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından sanık ... hakkında mahkumiyet, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan diğer sanıklar hakkında beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinde 18.04.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Karar ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik itiraz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, bu hususta mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen, kooperatif üyesi olan ...'ın katılma ve hükümleri temyiz etme yetkisinin bulunmadığı, mahkemece verilen katılan sıfatının kaldırılmasına ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan vekilinin tüm hükümlere, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1) Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan verilen beraat hükümleri ile ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen denetim görevini ihmal ederek zimmet suçunun işlenmesine neden olma suçu ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 251/2. ve 257/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, denetim görevini ihmal ederek zimmet suçunun işlenmesine neden olma suçu yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan 17.10.2012 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu yönünden ise 08.08.2011 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2) Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına, mahkemenin alt sınırdan uygulama yapması da gözetilerek "Suçun 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle anılan Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca takdiren hükmolunan cezanın yarısı olan 2 yıl 1 ay süreyle cezanın infazından sonra işlemek üzere sanığın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kullanılmaktan yasaklanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!