Anahtar kelimeler: Ycgk Başta Esaskarar Pek İlamlarında Vurgulandığı Görüşü İhlali Suçlar Çok
6. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Nitelikli tehdit, tehdit, hakaret, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER
: İlk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet kararlarının kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, bozma
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 02.05.1983 günlü ve ██████ Esas -karar, 02.05.1994 günlü ve 97-126 Esas-karar sayılı ve YCGK ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirlemek için hüküm tarihindeki yasal düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve ███████-5 09... /170 Karar sayılı ilâmlarında ve yine YCGK 27.12.20 11... Esas 302 Karar ve yine YCGK █████/20 11... Esas 249 Karar sayılı kararları başta olmak üzere pek çok kararında da gösterildiği üzere; miktar itibarıyla kesin nitelikteki hükümlerin, kesinlik sınırını aşar nitelikle yaptırım öngörmesi halinde suç vasfına yönelik temyiz üzerine, temyiz incelemesine konu olabileceklerine işaret edilmiştir.
Kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermesi ya da isnat edilen eylemin başka bir suça dönüşmesi olasılığının bulunması halinde temyiz edilebilirlik niteliği kazanacaktır. (YCGK ████████ E., ████████ K.)
Yargıtay Yerleşik Uygulamaları dikkate alındığında bir hüküm kesin bile olsa eğer suçun vasıf ve niteliğiyle temyiz içeriği gerektiriyorsa (kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermesi ya da isnat edilen eylemin başka bir suça dönüşmesi olasılığının bulunması halinde) kesin nitelikteki kararlar kaldırılıp esastan inceleme yapılabileceği duraksamasız kabul edilmektedir.
Somut olayımızda katılan ...'e yönelik tehdit suçunun katılan ...'e yönelik silahla tehdit suçunun unsurunu oluşturduğuna ilişkin suçun vasfına yönelik temyiz talebinde bulunulduğu ve bu nedenle katılan ...'e yönelik tehdit suçundan da işin esasına girilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'ye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1 cümle, 29, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 29, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, katılanlar ... ve .... yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 125/4, 43/2-1, 29, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 2 ay 21 gün hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 29, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, katılan ...'e yönelik nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 29, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanığın istinaf başvurularının kabulü ile, duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında katılan ...'ye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1 cümle, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 5 ay hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, katılan ...' e yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun' un 125/1, 125/4, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, katılan ...' e yönelik nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun' un 106/2-a, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Sanığın hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını yönelik temyiz isteminde bulunduğunu, olay yerinde katılan ...’ün bulunmadığını, bu nedenle ona yönelik suçları işlemediğine, olay tarihinde nikahlı eşinin başka biri ile görüştüğünü görmesi üzerine sinirle bu olayın meydana geldiğini ancak katılanların evine girmediğini bu nedenle konut dokunulmazlığını bozma suçunu işlemediğini, bu suçu işleme kastı bulunmadığından maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, katılan ...’nin kendisine yönelik hakaret içerikli küfürler etmesi nedeniyle öfkelenip katılana ait motosikletin ve aracın lastiklerini kestiğini, dolayısıyla mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tehdit suçunu da işlemediğini, üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, objektif ve somut delil bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanık Hakkında Geceleyin Konut Dokunulmazlığını Bozma ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık Hakkında Katılan ...'e Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suçun işlendiği konutta aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yerinde olmayan gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık Hakkında Katılan ...'e Yönelik Tehdit ve Katılan ...'e Yönelik Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesine Gelince
a. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın olay tarihinde gece vakti boşanmak üzere olduğu eşinin anne ve babası olan katılanların evinin avlusuna girerek, sinkaflı hakaretlerde bulunup sinkaf edeceğim şeklinde sözler söyleyip elindeki bıçak ile katılan ...'ü tehdit edip, bıçakla katılanlara ait araç ve motosikletin lastiklerini keserek mala zarar verdiği iddiası ile dava açıldığı, sanık aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı mala zarar verme suçunu kabul ettiği, kolluk aşamasındaki ifadesinde köpeğini katılanların evinin bahçesine götürüp bağladığını belirterek konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından tevilli ikrarda bulunduğu, sanık savunmalarında hakaret suçunu işlemediğini belirtmiş ise de görüntü izleme tutanağına göre hakaret içerikli sözlerde bulunduğunun anlaşıldığı, ancak sanığın aşamalardaki savunmalarında ısrarla tehdit ve bıçakla tehdit suçunu kabul etmediği, olayın tek görgü tanığı olduğu belirtilen M.Ö' nin katılanların oğlu olması nedeniyle tarafsızlığı noktasında şüphe bulunması hususları dikkate alındığında, sanığın katılan ...' e yönelik tehdit ve katılan ...'e yönelik nitelikli tehdit suçlarını işlediğine ilişkin dosya kapsamında hükümlülüğe yeterli hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanığın, katılan ...' e yönelik tehdit ve katılan ...'e yönelik nitelikli tehdit suçlarından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Kabule göre de; sanığın olay günü katılanların ikametine gelerek uyumakta olan katılan ...'i gıyabında tehdit ettiğinin; daha sonra elindeki bıçak ile de katılan ...'ü tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın tehdit eylemlerini, aynı olay bütünlüğü içinde aynı nedene dayalı olarak sürdürdüğü hareketlerinin devamı sırasında ve hukuken tek fiil sayılacak söz ve hareketle gerçekleştirmesi karşısında, bu eylemler nedeniyle tek bir tehdit suçunun oluşacağı ve farklı zamanlarda işlenen birden çok tehdit suçundan söz edilemeyeceği gözetilmeden, iki ayrı tehdit suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A.Sanık Hakkında Geceleyin Konut Dokunulmazlığını Bozma ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) nolu paragrafında açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Katılan ...'e Yönelik Hakaret, Katılan ...'e Yönelik Tehdit ve Katılan ...'e Yönelik Nitelikli Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) nolu bentlerinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!