Anahtar kelimeler: Fesat Görmüş Alabilecek Beraatlerine İhaleye Surette Zimmet Karıştırma Suçlardan Görüşü

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararSUÇLAR
: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), zimmet ve ihaleye fesat karıştırma (diğer sanıklar hakkında)HÜKÜMLER
: Sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine, diğer sanıkların yüklenen suçlardan beraatlerineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanıklara yüklenen suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, adı geçen Bakanlığın 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca zimmet ve ihaleye fesat karıştırma suçları yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına,Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği gözetildiğinde sanıklar hakkında açılan kamu davalarına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen kooperatif üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın katılma haklarının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, adı geçenler vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan ... vekilinin tüm beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Hüküm fıkrasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e madde-fıkra ve bendine yer verilmeyerek aynı Kanun'un 232/6. madde ve fıkra hükmüne aykırı davranılmış ise de anılan noksanlık sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,2-Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;Sanıklara yönelik ihaleye fesat karıştırma isnatlarının sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun aynı Kanun'un Ek 2/3. maddesinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 20.04.2012 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.