Anahtar kelimeler: Sirkelin Aciliyetinin Gitme Payından İstemli Konuya Temsilen Esasen Tutulduğunu Boşandığını

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin 200,000 TL değerindeki 5 hissesinin ortağı olduğunu, iptal talebine konu █████/2018 tarihli genel kurul toplantısına vekaletname ve muvafakatname ile Av.------ aracılığıyla temsilen katılmak islediğini fakat vekilin toplantıya alınmadığını, konuya ilişkin olarak tutanak tutulduğunu, şirket ortaklarının boşandığını, aralarında mal paylaşımı ve ortaklara ödenmeyen kar payından 5 yıllık kısmının tahsiline ilişkin olarak derdest davaların bulunduğunu, esasen sirkelin sermaye artırımına gitme aciliyetinin olmadığını, müvekkilin toplantıya katılma ve oy kullanma hakları engellenmemiş olsaydı bu hususların tutanağa geçirileceğini ve onlara muhalefet şerhi düşürüleceğini, yine toplantıya katılmak mümkün olsaydı müdürün ibrasına olumsuz oy verileceğini ve muhalefet şerhi düşüleceğini, müvekkilin genel kurul toplantısında hazirun cetveline kayıt yaptırma, temsil ve oy kullanma haklarının gaspedildiğini bildirmiş, davalı şirketin █████/2018 olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin █████/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısına katılmak için sunduğu vekaletnamenin usulüne uygun olmadığını, muvafakatnamenin ise noter tasdiksiz olduğunu, bu sebeple vekilin genel kurul toplantısına katılma yetkisinin bulunmadığını, kanunda genel kurul toplamışımı katılım için özel şekil şartının öngörüldüğünü, bu bağlamda sunulan vekaletnemede genel kurul toplantısının tarihinin belirtilmediğini, vekaletname gerekli şartlan taşımadığı için Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları Yönetmeliği m. 18 ve m. 21 uyarınca imza sirkülerinin talep edildiği ancak bunlar da sunulmadığı, için toplantıya katılımı sağlanamadığını, etki kuralı gereği iptal sebeplerinin oluşmadığını, şirket bilançosunun güçlendirilmesi için sermaye artırımı yapılması gerektiğini, etki kuralı gereğince müdürün ibrası kararının geçerli olduğunu, limited şirket toplantılarında bakanlık komiseri bulunma şartının olmadığını, bulunmasını gerektirecek bir hususun da olmadığını, dolayısıyla da bu hususun iptal nedeni oluşturmayacağını ifade etmekle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; 01.08.2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının iptali talebidir.
Davacı taraf, davalı şirketin ortağı olup █████/2018 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısına alınmaması nedeniyle iptali talep edilmektedir. 6102 sayılı TTK 622 maddesi uyarınca ,anonim şirket genel kurul kararının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri ,kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır. TTK 446' ncı maddesinde iptal davası açabilecek kişiler; toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçiren ;toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın ,olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini ,genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu belirtilen aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ileri süren pay sahipleri ;yönetim kurulu ve kararın yerine getirilmesi kişisel sorumluluğa sebep olacak yönetim kurulu üyelerinden her biri TTK 445 maddesi uyarınca kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler hükmü düzenlenmiştir.
TTK 617. Maddesinde genel kurulun müdürler tarafından toplantıya çağrılacağı, olağan genel kurul toplantısının ,her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılacağı, genel kurul aksine bir düzenleme yoksa toplantı gününden onbeş gün önce toplantıya çağrılacağı ,toplantıya çağrı ve diğer yönlerden Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç anonim şirketlere ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile uygulanacağı ,her ortağın kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracığı ile temsil ettirebileceği düzenlenmiştir.TTK 619 maddesi uyarınca oydan yoksunluk düzenlenmiştir. Herhangi bir şekilde şirket yönetiminde katılmış bulunanlar, müdürlerin ibrasına ilişkin oylamada oy kullanamazlar. Bu madde uyarınca 'Hiç kimse kendi davasının yargıcı olamaz ' kuralı uyarınca müdürlerin ibra oylamasında oy kullanmaları mümkün değildir. Yani müdürler kendi ibralarında asaleten veya vekaleten oy kullanamazlar. TTK 620 .maddesine göre limited şirket genel kurulunda kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde genel kurul kararları ,toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır denilerek 'karar nisabı ' düzenlenmiş ,toplantı nisabı düzenlenmediğinden yani genel kurulda kaç pay temsil edilirse edilsin karar almaya yeterlidir.
TTK 621 maddesinde ise önemli kararlar da uygulanacak nisaplar belirlenmiştir. TTK 445 maddesi uyarınca üç aylık dava açma süresi hak düşürücü süre,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesi ise kesin yetkili mahkeme, TTK 446 maddesi uyarınca toplantıda hazır bulunan pay sahibinin olumsuz oy kullanması ve muhalefet şerhini tutanağa geçirmesi dava şartıdır.
Ortakların ,genel kurula katılma ,görüş açıklama ,muhalefetini tutanağa geçirtme ,oy kullanma ,şirket işleri hakkında bilgi verilmesi ve inceleme yapmasına izin verilmesi hakları vardır. Genel kurula katılma hakkı ise vazgeçilmez hakları arasındadır. Limited şirketlerde anonim şirketler gibi çoğu kez bir ticare işletme işletmek için kurulur ve yasak olmayan her türlü iktisadi amaç için kurulur. TTK 608/3 maddesinde şirketin genel kurulu ,kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarda yedek akçelerin ayrılmasına sadece a) zararların karşılanması için gerekliyse b)şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa ,bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse karar verilebilir denilmektedir.
Ortaklar kar payı hakkından mahrum edilemez veya ortağın rızası olmadıkça bu hakka dokunulamaz. Genel kurul bu bentlerden birine dayanmaksızın karın dağıtılmayıp yedek akçeye ayrılmasına ilişkin karar ortakların müktesep haklarını ihlal ettiği için iptal edilebilir kararlardandır. ----Somut olayda davacı hisseder olup bu davayı açmakta hukuku yararı olduğu ,01.08.2018 tarihli olağan genel kurul kararının 06.08.2018 tarihinde yani üç aylık hak düşürücü sürede açıldığı ,şirket merkezinin ----- olduğu ve mahkememizin kesin yetkili mahkeme olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirket iki ortaklı olup, %5 hisse davacıya %95 hisse ise diğer ortak ------ aittir. Taraflar eski eş olup █████/2016 tarihinde boşanmışlardır. Toplantıya davet usulüne uygun olarak █████/2018 tarihinde ----- Gazetesinde yayınlanmıştır. Davacı vekili █████/2018 tarihli Genel Kurul Toplantısına katılmak istemiş dosya içerisine adi yazılı ve davacı tarafından imzalı muvafakatname belgesi ve yine usulüne uygun olarak noter tarafından tanzim edilen vekaletname ile başvurmasına rağmen Olağan Genel Kurul toplantısına alınmamış ve üzerine █████/2018 tarihli tutanak hazır edilmiştir. TTK 617/3 maddesi uyarınca maddesi uyarınca her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığı ile temsil ettirebilir. Temsil yetkisinin şekli konusunda bir açıklık yoktur. Ancak maddenin içeriğinden temsil yetkisinin resmi şekilde olması gerektiği yönünde bir zorunluluk olmadığı yazılı bir belge ile de temsilin kullanabileceği anlaşılmaktadır. Yine anonim şirketlerde uygulama yeri bulan TTK'nun 426 maddesinde de "şirkete karşı yetkili olma" madde başlığı ile pay sahibince yazılı olarak yetkilendirilmiş kişi tarafından da ifadesi kullanıldığından yetkilendirmenin yazılı bir belge ile olması yeterli olduğu sonucu çıkmaktadır. Davacı vekili ,şirket ortağı davacıdan usulüne uygun şekilde hazırlanmış vekaletname ve muvafakatname sunmasına rağmen genel kurul toplantısına alınmayarak vazgeçilmez hakkı olan genel kurula katılma hakkı engellenmiştir.
Mahkememizin ---- Esas ---- Karar 16.06.2021 tarihli İlamı ile;
'' -Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile 01.08.2018 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 5,6 ve 7 numaralı kararların İPTALİNE,
Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, '' dair karar verilmiştir.
--- Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesinin ---- Esas ---- Karar 10.14.2025 Tarihli İlamı ile;
'' İlk Derece Mahkeme Kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca Usulden Kaldırılmasına, ''
Karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
Dosya içerisine hükme esas alınan 08.02.2026 tarihli heyet raporu alınmıştır.
Yapılan Yargılama Sonucu;
Genel Kurulda alınan 5 numaralı kararın incelenmesi sonucu; '' Örtülü ibra edilmesine ilişkin olarak alındığı'' mahkememiz tarafından daha önceki karar ile ilgili 5 numaralı maddenin iptaline karar verildiği ve ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ---Hukuk Dairesinin ---- Esas -----Karar sayılı İlamı ile de ibraya ilişkin 5 numaralı maddenin iptali talebinin yerinde olduğu tespit edilmekle bu madde yönünden mahkeme ilamı kesinleşmiştir.
6 numaralı maddenin incelenmesi sonucu; '' kar dağıtılmamasına ilişkin olduğu '' davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu 2017 yıl sonu itibariyle yaklaşık 14,8 milyon TL kar elde ettiği öz kaynakların yaklaşık %50 oranında azalacağı nakit varlıkların yetersiz kalacağı ilave borçlanma ihtiyacının doğacağı şirketin gelir-gider tablosu ile bilançonun incelenmesi sonucu yüksek borçluluk, düşük likidite ve sınırlı karlılık koşullarının altında faaliyet göstereceği ve yıl sonu geçmiş karın sermayeye eklenmesinin şirketin mali yapısı açısından daha gerekli olduğu, davalı şirketin nakit oranının %13 seviyesindeki karlılığın dağıtılması durumunda borçlarını ödemekte güçlük çekeceği anlaşılmakla, karın dağıtılmamasının şirketin mali incelemesi sonucu menfaatine olacağı tespit edilmiştir.7 numaralı maddenin incelenmesi sonucu: ''sermaye artırımına ilişkin olduğu '' davalı şirket tarafından sermaye artırımının ortaklara ilave herhangi bir mali yük getirmeden iç kaynaklardan karşılanacağı, iç kaynaklardan yapılan sermaye artırımı sonucunda da, paydaşlara payları oranında bedelsiz olarak verileceği bunun sonucu olarak da iç kaynaklardan yapılan sermaye artırımının hissedarlara herhangi bir ek mali yükümlülük getirmeyeceğinden ancak bedelsiz olarak kendi hisseleri oranında dağıtımı sonucu hisse oranlarının değer kazanacağı ve bu durumun hissedarların aleyhine olmayacağı anlaşılmakla, davalı şirketin 4.000.000,00 TL olan esas sermayesinin aktif ve pasifleri karşısında yetersiz kaldığı, şirketin aktifinin toplamının 136.387.676,00 TL olduğu, mevcut sermayenin aktifleri oranının ise yaklaşık %3 seviyesinde olduğu dikkate alındığında sermaye artırımı kararının iç kaynaklardan karşılanmasının karar verilerek 01.08.2018 tarihinde alınan 6 ve 7 numaralı maddelerin iptalini gerektirir bir sebep tespit edilemediğinden açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
01.08.2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının 5 numaralı maddesinin iptaline ilişkin mahkeme kararı kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
01.08.2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 6 ve 7 numaralı maddelerinin iptal talebinin REDDİNE,
Alınması gerekli karar harcı 732-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 696,10-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 1.100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13.maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak taraf vekillerinin vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!