Anahtar kelimeler: Cismani Yaya Esaskarar Konumundaki Ölüm Plakalı Ankara Mali Aracın Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 19.07.2024NUMARASI
: ███████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)KARAR TARİHİ
: 29.04.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 05.05.2026İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili, 06.09.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya konumundaki davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 499,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 499,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 35.270,98 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.817,50 TL ve tedavi gideri talebini 150,00 TL olarak artırmıştır.Davalı vekili, davacının maluliyeti nedeniyle 16.02.2018 tarihinde 11.259,05 TL ödeme yapıldığını, davalının sorumluluğunun sona erdiğini, esas yönden ise hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılması gerektiğini davacının kusur, zarar ve maluliyetinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, bu nedenle taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, 22.06.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı karar ile davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 15.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri istemine ilişkin olduğu, 15.11.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında, davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.02.2024 tarihli raporda davacının özür oranının %27 olduğu ve 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, 72 yaşında olan davacının pasif dönemde olup geçici iş göremezlik zararını talep etmesinin mümkün olmadığı, aktüer ve doktor bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve 01.05.2024 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacının 35.270,98 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan ve 150,00 TL tedavi giderlerinden kaynaklanan toplam 35.420,48 TL bakiye maddi tazminatının 16.02.2018 eksik ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlikten kaynaklanan fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece geçici iş göremezlik talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi ek raporunda geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığını, davacının 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığının raporla belirlendiğini ve 6098 sayılı TBK’nın 54/1-3. maddeleri uyarınca geçici iş göremezlik tazminatı talep edebilmesinin mümkün olduğunu, emsal yargı kararlarının bu yönde olduğunu, mahkemece yargılama sırasında alınan kusur raporunun hatalı olup yanlış kusur oranı esas alınarak hesaplama yapıldığını, davacı yayanın % 75 oranında kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporuna itirazlarını tekrarladıklarını ve kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, sürücünün trafiğin yoğun olduğu ve her an bir yayanın yoldan geçme ihtimalini düşünmeksizin ilerlediğini ve trafik kurallarını hiçe saydığını, tedavi gideri talebine ilişkin hesaplamaların kaldırma kararındaki nitelikleri taşımadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, hesaplanan tedavi giderinin çok düşük olduğunu, raporun tamamen hatalı ve dayanaksız biçimde hesaplama yaptığını, hüküm altına alınan sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri toplamında da hata yapıldığını, karardaki aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının davadan önce başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını ve sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığını, ödeme ile tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, davacının geçici iş göremezliği oluşmadığını, kaza tarihinde 72 yaşında olan davacının pasif dönemde olduğunu, yargılama sırasında ibraz edilen 01.02.2024 tarihli kök raporda yapılan hesaplamaya göre sürekli iş göremezlik zararının davadan önce yapılan ödeme ile karşılandığını, ödemenin hesaplanan zarardan fazla olduğunu, bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik talebi yönünden de ödeme tarihine göre hesaplama yapılmış olması davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin zararı karşılamada fahiş ölçüde yetersiz olduğu kanaatiyle güncel veriler üzerinden hesaplama yapılmasını sebebiyet verdiğini ve rapora itirazlarının nazara alınmadığını, davacının kaza tarihi itibariyle pasif devrede olduğunu, vergi istisnalı asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada tespit edilen bakiye maddi tazminat yönünden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı hakkında düzenlenmiş maluliyet raporunu kabul etmediklerini, belirlemelerin fahiş ve hatalı olduğunu, rapora itirazlarının nazara alınmadığını, davacının güncel muayenesi ile kaza tarihinden bu yana geçen 7 yılda meydana gelen iyileşmeler ve değişiklikler gözetilerek rapor düzenlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, davacının taşıtlar için ayrılmış yolda kontrolsüz ve tedbirsizce seyretmesi ile kazanın meydana geldiğini, tedavi gideri yönünden sorumlulukları bulunmadığını, SGK’nın sorumlu olduğunu, dava tarihinden öncesine ait ferilerinden sorumlulukları bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 15.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemiyle açılan davada, 15.11.2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın % 75 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği belirtildikten ve bu kusur oranına göre sorumluluğu tespit edildikten sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile zararın karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen 22.06.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı karara karşı yalnız davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu, davalı tarafça anılan karara karşı belirlenen kususr oranlarına yönelik istinaf başvurusunda bulunulmadığı, kusur oranının kesinleştiği, davalı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle 06.06.2018 tarihinde yapılan ödemenin % 25 kusur oranına göre yapılmış olduğu, her ne kadar kazaya ilişkin Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sürücü ...'ın kusursuz olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmış ise de 6098 sayılı TBK'nin 74. maddesi hükmü uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı olmadığı gibi kusur değerlendirmesiyle de bağlı olmadığı, somut olayda kaza tespit tutanağına göre davacının yayaların geçişine müsait olmayan yerden geçiş yaptığı sırada sağından gelen ... plakalı aracın çarpması sonucunda kaza meydana geldiği ve davacı yayanın 2918 sayılı Kanun'un 68. maddesi kuralını, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1-b maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, 15.11.12019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen kusur durumunun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece Daire kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli aktüer ve doktor bilirkişi raporu ve 01.05.2024 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talepleri yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili ile davacı vekilinin bu yönlere değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.2-Davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir.Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık yada maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.Somut olayda 06.09.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.02.2024 tarihli raporda 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği ve anılan dönemde %100 oranında malul sayılması gerektiği nazara alınarak 01.05.2024 tarihli ek raporda anılan dönem için hesaplanan 1.817,50 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun geçici iş göremezlik tazminatı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen hususlar korunmak suretiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,Buna göre;1)Davanın KABULÜ ile, davacının 1.817,50 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan, 35.270,98 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan ve 150,00 TL tedavi giderlerinden kaynaklanan toplam 37.217,88 TL bakiye maddi tazminatının █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.543,72 TL harçtan, dava açılışında alınan 35,90 TL peşin harç ve talep artırım nedeniyle alınan 123,80 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 159,70 TL harcın düşülmesi ile kalan 2.384,02 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,3)Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 351,45 TL tebligat ücreti, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, toplamı 4.387,35 TL ile dava açılışında alınan 35,90 TL peşin harç ve talep artırım nedeniyle alınan 123,80 TL tamamlama harcı toplamından oluşan 4.547,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4)Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 37.217,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6)Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.419,57 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 604,89 TL'nin mahsubu ile kalan 1.814,68 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 273,55 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.169,40 TL istinaf başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,6-Kararın usûlüne uygun olarak taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 29.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n