Anahtar kelimeler: Aliağa Süreç Görüşü Hukukî Ret Taksirle Öldürme Ertelenmesine İzmir Neticesinde

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan retİlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'u 85/1, 62/1, 51/1-3, 53/6. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.2.Hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince duruşma açılarak 01.12.2020 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85/1, 62/1, Maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.02.2022 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kusur durumunu kabul etmediklerine, çelişkinin giderilmesi gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARBölge Adliye Mahkemesince,... yolu ...Mahallesi... Caddesi No:2...adresinde faaliyet gösteren... Çelik San. Tic. A.Ş. Demir Çelik Fabrikası unvanlı işyerinde kütük holü bölümünde vinç bakım işçisi olarak çalışan ...'nun, olay günü saat 10.30 sıralarında, kütük holünde bulunan D-2 vincinin vinç köprüsü yürüme yolu üzerinde bulunduğu sırada, vincin hareket etmesi sebebiyle vincin teker miline kemerinin takılarak sarması neticesinde mil arasına sıkışarak vefat etmesi şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda; sanık ...'nun teknik genel müdür yardımcısı, sanık Sanık ... ...'in fabrika müdürü, sanık ...'in iş güvenliği uzmanı, ...'in ise kazanın gerçekleştiği vincin operatörü oldukları, müteveffa işçi ...nun bakım ekibi çalışma arkadaşları ..., ...ve...la birlikte kütük holünde yerden yaklaşık 10 mt yükseklikte bulunan D-2 no'lu tavan vincinin bakımını yapmak üzere kütük holüne geldikleri, vinç operatörü sanık ...'den bilgi aldıkları, vinçdeki arızanın ne olduğunu tespit edebilmek amacıyla tavan vincinin üzerindeki etrafı korkulukla çevrilmiş olan yaklaşık 80 cm genişliğindeki balkon tabir edilen kısma çıktıkları, ürctim bölümü yetkilileri tarafından D-2 vinç operatörüne üretim holünde malzemelerin olduğu ve çalışması istendiğinin bildirilmesi üzerine vinç operatörünün durumu bakım ekibine aktardığı, kendisine sorun olmadığı, vinç köprüsü yürüme yolu üzerinde bekleyebileceklerini ifade etmeleri üzerine vinç operatörü D-2 no'lu tavan vinci ile yaklaşık 15-20 dk çalışmasına devam ettiği, bu esnada vinç köprü yürüme yolu üzerinde bekleyen ve güvenli olması için bulundukları yere çömelen bakım ekibinden müteveffa ...nun emniyet kemerine takılı olan ve serbest halde bulunan emniyet kemeri bağlantı halatının, vinç tekeri tahrik mili kaplinine takılarak dolandığı, bağrışma sesleri üzerine sanık ...'in vinci durdurduğu, ağır yaralanan müteveffanın seyyar vinç ve özel tasarlanmış sedye aracılığıyla aşağıya indirildiğinin anlaşıldığı, özetlenen biçimde gerçekleşen kaza sonucu bir kişinin taksirle ölümüne sebebiyet vermek suçundan yapılan yargılama sonucu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı kabul edilen sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinde ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu oldukları kabul edilen sanıklar ..., ... ve ...'in üzerlerine atılı suçun tüm yasal unsurları itibarı ile sübuta erdiğine ve kovuşturma aşamasında alınmış olup, gerekçe, oluşa uygunluk ve denetime elverişlilik yönünden hükme esas almaya yeterli görülen █████/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında aşağıda açıklanan hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği, ancak; taksirli suçlar açısından cezanın şahsileştirilmesi ve temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu oldukları kabul edilen sanıklar ... ve ... ile, asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık ... için temel cezanın alt sınırdan ve 2 yıl hapis olarak belirlenmesi hususunun kanuna, adalete ve hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle, sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2026 tarihinde karar verildi.