Anahtar kelimeler: Bam Alındıktan Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Layihalar Menfi Üye

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ... Esas- ... KararİSTİNAF EDEN DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av....DAVA
: Menfi TespitİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık 1 yıl önce arkadaşı dava dışı ...... ile bağ evi yapmaya başladığını ancak, arkadaşının bir süre sonra payını karşılar tutarı vermesini talep ettiğini, durumunun olmadığını söylemesine rağmen ısrarlı talebi üzerine, müvekkilinin çare bulmak adına bir başka arkadaşı olan dava dışı ...... isimli şahsa durumu anlattığını ve arkadaşının ise, bir tanıdığının olduğu ve bu tanıdığının olayı arabuluculuk yaparak çözebileceğini söyleyerek davalının adını verdiğini, ......, davalı ve müvekkilinin bir ara geldiğini, davalının, müvekkiline "senin işi hallederim ama bana 125.000,00 TL vermen lazım, senin işini bu paraya hallederim" dediğini, çaresiz kalan müvekkilinin 100.000,00 TL'sini elden verdiğini, daha sonra temmuz ayında, bağ evinin diğer paydaşı ......, davalı ile müvekkilinin bir araya gelerek uzlaştıklarını, müvekkilinin ......'e o gün 500.000,00 TL'lik senet verdiğini ve 02.08.2024 tarihinde parayı ödediğini, davalının, müvekkiline "sorunu çözmek için araya başkaları da girdi, onlara da para vermen gerekiyor bu yüzden 25.000,00 TL daha ödemen gerekiyor, ben aradan çıksam seni öldürürler" demesi üzerine korktuğunu, önceden kalan 25.000,00 TL ile toplam 50.000,00 TL'ni davalının eşi olduğunu öğrendiği ...... isimli şahsın hesaplarına gönderdiğini, 02.08.2024 tarihinde davalının, müvekkili ile buluşma talebi üzerine ...... isimli iş yerinde buluştuklarını, davalının müvekkilini baskı altına alarak tehditlerde bulunduğunu 1.000.000,00 TL'lik senedin hepsini müvekkiline doldurttuğunu ve imzalattığını, ardından 2 gün içerisinde ödemesini istediğini, davalının sürekli müvekkilini tehdit etmesi nedeniyle davalı hakkında şikayetçi de olduğunu, senedin kaynağının kesinlikle borç olmadığını, davalının tehdit ve baskı ile müvekkiline zorla senet doldurttuğunu ve sonrasında bu senedi işleme koyarak müvekkili aleyhine takip başlattığını , müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine takip bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, davanın usul ve esastan reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece "....Dava, "Menfi Tespit" davasıdır.Somut olayda; davada öncelikle çözülmesi gereken sorunlar, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartının mevcut olup olmadığı, esas yönünden de davacının Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takipten dolayı borçlu olup olmadığı sorunlarıdır.Davacı taraf, bu dava görevsiz mahkemede açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurmamış, görevsizlik kararından sonra █████/2025 tarihinde başvurmuş ve █████/2025 tarihinde de anlaşma sağlanamadığına dair zorunlu arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir....Yukarıda yazılı Yargıtay'ın emsal içtihatları ve Konya BAM 6. HD'nin emsal kararlarında da açıklandığı üzere; görevli mahkemede açılan davanın, yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemedeki davanın devamı olduğu, davanın açılış tarihinin de görevsiz mahkemedeki açılış tarihi olduğu, zorunlu arabuluculuk dava şartının mevcut olup olmadığının da görevsiz mahkemedeki dava tarihi itibariyle değerlendirilmesinin gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, 6325 s. Yasada zorunlu arabuluculuk son tutanağının sunulmasına ilişkin kesin süre yönünden, görevsiz mahkemede dava açanlar için ek süre veya istisna tanınmadığı, davacı tarafın sunduğu Yargıtay emsal içtihatlarının yasal düzenlemelere uygun görülmediği gibi, aksi yönde Yargıtay emsal içtihatları ve BAM emsal kararlarının da bulunduğu anlaşıldığından, davacı tarafın sunduğu emsal içtihatların hükme esas alınamayacağı belirlenmiş, davacı tarafın zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartını yerine getirmediği kabul edilmiştir.Davacının dava açtıktan sonra aldığı zorunlu arabuluculuk son tutanağı, bu davada hükme esas alınmadığından Hazine tarafından yapılan zorunlu arabuluculuk giderleri bu davada değerlendirilmemiş...'' gerekçesiyle, davanın arabuluculuk dava şatı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, dava dilekçesini tekrarla, Yargıtay ve genel öğretide kabul olunduğu üzere 6100 sayılı Yasa'nın 115/3. maddesinde, dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez hükmü düzenlenmiş olup, davalı tarafça görevsizlik kararının verildiği tarihe kadar cevap dilekçesi verilmediğinden ve dava şartı yönünden bir itiraz ileri sürülmediğinden, görevsizlik kararı verilmesinden sonra, dosyanın görevli mahkemeye ulaşması aşamasına kadar arabulucuya başvurma dava şartının giderilmesinin mümkün olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Ancak, 07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir.7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi bulunmaktadır.Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK'nın m. 5/A (1) hükmü █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.█████/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olduğu anlaşılmıştır.Ayrıca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması da davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.Somut olayda, davanın █████/2024 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemece ticaret mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek █████/2025 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine davacı tarafça █████/2025 tarihinde arabulucuya başvurulduğu ve anlaşamamaya dair █████/2025 tarihinde tutanak düzenlendiği ve görevli mahkeme olan Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına █████/2025 tarihinde tevzi edilen dava dosyasında, mahkemece arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durum karşısında, yukarıda da açıklandığı, Yargıtay 11. HD'nin █████████ E-█████████ K, 17. HD'nin █████████ E-████████ K. sayılı ilamları ile Yargıtay HGK'nın 2025/9-294 E-███████ K., 2025/9-255 E- ███████ K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, anılan kanuni düzenlemeler doğrultusunda, davacı tarafından görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı, verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu, son tutanağın bir örneğinin dosyaya sunulduğu anlaşıldığından, mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır...