Anahtar kelimeler: Turgutlu Süreç Görüşü Hukukî Ret Taksirle İzmir Neticesinde Yaralama Geçildi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: Taksirle yaralamaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan retİlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Turgutlu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'u 89/4, 22/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, Maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.2.Hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince duruşma açılarak 19.09.2023 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 89/4, 5271 sayılı Kanun'un 283/1, maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.02.2024 tarih, ... nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eylemi sanığın gerçekleştirmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARBölge Adliye Mahkemesince, dava konusu olayda, olay tarihinde müşteki...ın sevk ve idaresinde bulunan araç ile Konya İli Akşehir İlçesinden yola çıkıp İzmir İli Urla İlçesi istikametine seyrine devam ettiği, söz konusu bu aracın arkasında katılan ...'ın aracı ile Kütahya İli Simav İlçesinden yola çıkıp... İlçesi istikametine seyrine devam ettiği ve bu iki aracın arkasında da bir araç daha olduğu halde, sanık ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araç ile her üç aracın arkasından seyir ettiği, öndeki bu araçların...Mahallesinde bulunan...simli iş yerinin önünde trafiğin tıkanması nedeniyle araçlarını durdurup beklemeye başladıkları sırada, arkadan dikkatsiz bir şekilde gelen sanık ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile önünde bulunan ve duran bu araçlara çarptığı ve katılan ...'ın nitelikli, müşteki...ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, dava konusu olayda, sanığın tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde kusurlu davranışı ile önünde seyir eden araca çarparak ve 3 aracın da birbirlerine çarpmasına neden olduğu olayda, sanığın üzerine atılı taksirle birden çok kininin yaralamasına neden olma suçunun sabit olduğu, sanığın aracıyla duran araca arkadan çarpmış olduğu dikkate alındığında asli kusurlu olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar sanık aracı kullananın kendisi olmadığını bildirmekte ise de, gerek tanık beyanı, gerekse de müşteki beyanı ve katılan beyanıyla araç kullanan kişinin sanık olduğunun anlaşıldığı, öte yandan her ne kadar yerel mahkemece, sanığın alkollü araç kullandığından bahisle, sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmış ve sanığın olay anında alkollü araç kullandığı taraf beyanlarında belirtilmekte ise de; Yargıtay 12. CD. uygulamalarıyla sabit olduğu üzere, sanığın olay anında 1 promilin üzerinde alkollü iken araç kullanığının sabit olmadığı, başka bir deyişle sanığın kaza anındaki alkol miktarının ne kadar olduğunun kesin ve tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenemediği, sanığın kaza esnasında 1 promilin üzerinde alkollü olduğu, kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiği hususu kesin olarak kanıtlanamadığından, sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmadığı, sanığın temel cezasının belirlenmesinde ise, dava konusu olayda sanığın taksirli eylemi ile biri nitelikli olmak üzeri 2 kişi yaralandığı, dosyadaki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu üzere sanığın olayda asli kusurlu olduğu, bu durum itibariyle TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle ve yine TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilerek kusur durumu ve meydana gelen zararın ağırlığına nazaran sanığın temel cezası 1 yıl hapis cezası olarak belirlendiği, ancak hükmün yalnızca sanık müdafi tarafından istinaf edildiği ve sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı oluştuğu anlaşıldığından CMK 283/1. maddesi de gözetilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2026 tarihinde karar verildi.