Anahtar kelimeler: Davaalacak Davadavacı Satım Temini Satışı Şubesinin Ürün İlişki Tesliminin İstinaden

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında Davalı şirketin ...-... şubesinin ürün temini talebine istinaden faturalara konu ürünlerin davalı şirkete satışı ve tesliminin gerçekleştirildiğini, davalı şirketin fatura konusu ürünleri satın ve teslim almasına karşın, bakiye ürün bedeli olan 35.698,75 TL asıl alacağı davacı şirkete ödemediğini, davacı şirketin alacağının tahsilini teminen davalı şirkete yaptığı tüm başvuru ve tahsil taleplerinin olumsuz sonuçlandığını, davalı şirket tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsiline ilişkin davalı şirket ile e-posta yolu ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini, daha sonra arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak olumlu olarak neticelendiremediklerini, davacı şirketin faturadan doğan ve vadesinde ödenmeyen alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı şirketin ödeme emrinin kendisine tebliği üzerine icra takibine, borca ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, yapılan itiraz kötü niyetli olduğundan davalı/borçlunun % 20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ilam vekalet ücreti ile arabuluculuk masraf ve arabuluculuk vekalet ücretinin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davacı tarafından 35.698,75 TL asıl alacak ve 5.773,03 TL faizi olmak üzere toplam 41.471,78 TL cari hesap ekstresi ve faturalardan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, davacı tarafından mahkememizde iş bu itirazın iptali davası açıldığı ve mahkememiz tarafından yapılan yargıla sırasında alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin 2019 yılı kanuni defterlerinin açılış beratlarının kanuni sürelerde alınmadığı, davacının kendi defterlerine göre davalıdan alacağının 35.698,75 TL olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan KDV dahil 25.257,90 TL tutarındaki kısmının davalı şirket tarafından Form Ba ile mali idareye alım olarak bildirildiği, BA ve BS formları ile beyanın sadece KDV hariç tutarı 5.000 TL ve üstündeki faturalar için zorunlu olduğu, davalının BA formlarından kesin olarak tespit edilen davacıya olan 25.257,90 TL borcu düşüldükten sonra kalan borç tutarının 10.440,85 TL olduğu, BA formlarında tespit edilemeyen KDV dahil 10.440,85 TL'nin BA formlarında yer almaması gereken 5.000 TL'nin altındaki faturalardan mı oluştuğu, yoksa davalının hiç teslim almadığı faturaların mı mevcut olduğu hususlarının dosya kapsamından tespit edilemediğinin belirtildiği, bilirkişi raporunda her ne kadar BA ve BS formları ile beyanın sadece KDV hariç tutarı 5.000 TL ve üstündeki faturalar için zorunlu olduğu, BA formlarında tespit edilemeyen KDV dahil 10.440,85 TL'nin BA formlarında yer almaması gereken 5.000 TL'nin altındaki faturalardan mı oluşup oluşmadığı belirtilmiş ise de davacı tarafından davalı adına tanzim edilen KDV dahil toplam bedeli 25.257,90 TL faturaların raporda belirtildiği şekilde incelenmesi neticesinde toplam bedeli 25.257,90 TL faturaların her birinin 5.000,00 TL'nin altında olduğu bu doğrultuda BA formlarında tespit edilemeyen KDV dahil 10.440,85 TL'ye ait faturaların davalıya tebliğ edildiğinin ve faturalara konu malın davacı tarafından davalıya verildiğinin ispat edilemediği bu doğrultuda davalının Form Ba ile mali idareye alım olarak bildirildiği KDV dahil 25.257,90 TL'nin dikkate alınması gerektiği ve davacının takip tarihinden evvel davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne dair dosyaya bir belge sunmadığı bu haliyle davacı tarafından davalıya gönderilmiş ihbar ya da ihtar bulunmadığına göre takip tarihi öncesi temerrüt olgusunun gerçekleşmediği yani davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği bu haliyle davacının takip öncesi faiz talebininde yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki itirazının 25.257,90-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 25.257,90-TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likid olması nedeniyle davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili, ... A.Ş. ile davalı .... A.Ş. ... Şubesi arasında gerçekleşen satım sözleşmesinden doğan tüm edimleri müvekkilinin süresinde ve eksiksiz yerine getirdiğini, davalı tarafça sözleşme kapsamında ödenmesi gereken borcun ödenmediğini, müvekkilinin, borcun ödenmemesine müteakip icra takibi başlatmış, borçlu taraf icra takibine itiraz edince işbu davanın açıldığını, Mahkemenin görevlendirmesi üzerine alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin 2020 yılı kanuni defterlerinde 31.12.2020 tarih ve ... yevmiye no'lu son muhasebe kaydına göre; müvekkilinin, davalı şirketten 35.698,75 TL alacaklı olduğu ve bunun ticari defterlerince sabit olduğunun belirlendiğini, davalı taraf ticari defterlerini sunmaktan kaçındığı için ticari defterlerin uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğunu, bu sebeple sonucun varlığını kabul etmiş sayılması gerektiğini, ilk derece mahkemesince dava dilekçesinde dayanak olarak sundukları ve uyuşmazlığın ispatında önemli rol alacak cari hesap ekstresine, fatura/lar, sevk irsaliyesine belgelerine, taşıma faturaları ve evrak suretlerine, tarafların ticari defter ve kayıtlarına, ticaret sicil kayıtlarına, banka kayıtlarına gerekçeli kararda değinilmemiş, hüküm tesis edilirken bu deliller takdirinin dışında tutulduğunu, ilk derece mahkemesince bu delilleri görmezden gelinerek eksik inceleme sonucu karar verildiğini, nitekim, dava dilekçelerinde belirttikleri Cari Hesap Ekstresi, 27.07.2021 tarihinde dosyaya eklenen delil dilekçesi ile sundukları faturalar ve sevk irsaliyeleri, yine dava dilekçesinde belirtmiş oldukları üzere müvekkili taraf ile davalı taraf arasında e-posta yolu ile yapılan görüşmeler çerçevesinde 14.07.2020 tarihinde davalı şirketin muhasebe müdürü ... tarafından gönderilen e-postada ''gönderdiğiniz cari hesap ekstresinde mutabıkız'' ibaresi ile davalı tarafça vakıanın ikrar edildiğinin açık olduğunu, tüm bu hususların yanında tarafların 2019-2020 yıllarına ait KDV beyannamelerinin de celp edilmesi gerekirken, yalnızca BA ve BS formlarının celp edilerek eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuş olmasının kabulü mümkün olmayıp bu husus dikkate alınmadan verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin temerrüt faizine ilişkin kararının da usül ve yasaya aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesi tarafından TTK md.1530-4/2 açık düzenlemesi uyarınca takipten önce işlemiş faiz taleplerinin kabulünün zorunlu olduğunu, davalı yan müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaları aldığı tarihten itibaren (BA ve BS formlarında belirtilen) 30 gün sonra kendiliğinden temerrüde düştüğünden takipten önce hesap edilen işlemiş faizi ödemek durumunda olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kısmen reddine ilişkin usul ve yasaya aykırı olan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.03.2022 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı ilamının yapılacak istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına ve yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava; ticari satımdan kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanıp ispatlanmadığı, işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında "cari hesap ekstresi ve faturalar" sebebine dayalı olarak 35.698,75 TL asıl alacak, 5.773,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.471,78 TL alacağın tahsili istemiyle 23.03.2021 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmuştur. Davacının lehine delil olma vasfına sahip ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, 31.12.2020 tarih ve ... yevmiye no.lu son muhasebe kaydına göre davalıdan 35.698,75 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, BA-BS formları üzerinde yapılan incelemede ise davalının 2019-2020 yıllarına ait BA Formunda davalı şirket adına düzenlenen faturalardan KDV dahil 25.257,90 TL tutarındaki kısmını bildirdiği görülmekle BA formlarında tespit edilemeyen KDV dahil 10.440,85 TL'nin BA formlarında yer almaması gereken 5.000 TL'nin altındaki faturalardan veya davalının hiç teslim almadığı faturalardan oluşup oluşmadığının tespit edilemediği yönünde rapor tanzim edilmiştir.Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddeye göre ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.Ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekir.HMK'nın 222/3.maddesine göre ticarî defter kayıtlarını HMK 222/2.maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK'nın 222/3.maddesinde yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi 28.07.2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.) Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ███████-172 E. - ███████ K. sayılı kararı)Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça, diğer deliller yanında her iki tarafın ticarî defterlerine dayanılmıştır.Davacının ticarî defterleri ibraz edilmiş olmakla birlikte davalı tarafından ticarî defterler ibraz edilmemiştir. Ancak Mahkemenin ara kararında, ticarî defterlerin ibraz edilmemesi hâlinde HMK’nın 220/3.maddesi gereğince ortaya çıkacak sonuçlar usulünce ihtar edilmemiştir. Davalı tarafça mazeretsiz olarak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması halinde davacı tarafın kayıtlarına göre karar verilmesi mümkün olup, davalıya 220/3 ve 222/3 maddesindeki ibraz etmenin sonuçları hatırlatılacak şekilde ihtarlar yapılarak 2019-2020 yılına ait ticari defterlerinin ibrazı istenerek, üzerinde mali müşavir aracılığıyla inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Diğer yandan Türk Ticaret Kanunu'nun "ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" başlıklı 1530/2.maddesinde "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer." hükmü düzenlenmiş olup, somut olayda taraflar arasında mal ve hizmet tedariki olup olmadığı araştırılmak suretiyle davacının işlemiş faiz talebi hakkında bir değerlendirme yapılması gerekir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026