Anahtar kelimeler: Rücuen Anadolu Eser Birleşen Sınırlı İstanbul Milleti Talepleriyle Yoluna Ticaret

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ███████ Esas, ████████ KararESAS DAVA (İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ Esas)DAVA
: TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2014BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas)DAVA
: Rücuen TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2016BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas)DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava, eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen kaza nedeniyle, davacı yüklenici tarafından davalı alt yüklenici aleyhine açılan rücuan tazminat istemine ilişkin alacak davası olup, mahkemece, kusur konusunda inceleme yapılarak ödenen tazminat için davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili asıl ve birleşen davada, taraflar arasında imzalanan █████/2007 tarihli sözleşme ile davalının ...Hastanesi Dış Cephe giydirme işinin yapımını üstlendiğini, davalının işin yapımı esnasında, davalı tarafın sigortalı çalışanı ... isimli işçinin █████/2007 tarihinde şantiye şef yardımcısının talimatı ile şaft boşluğu olarak tanımlanan yerdeki iş takımlarını toplamaya başladığı anda şaft boşluğunu kapatan playwoodun sabitlenmemiş olması nedeni ile üzerine basması sonucu yüksekten düşerek yaralandığı, meydana gelen iş kazası nedeni iledavalı tarafın işçisinin davacı ve davalı aleyhine davalar açtığını, sözleşmeye aykırı davranarak ve mali mesuliyet sigortası da yaptırmayarak çalışma ortamında işçileri için gerekli iş güvenliği tedbirlerini de almayan davalının kusurlu bulunduğunu, Antalya 4. İş Mahkemesin'nin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen kararın manevi tazminat yönünden kısmen onandığını belirterek, asıl davada dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine başlatılan Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yatırılan 33.980,43 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini, birleşen davada ise Antalya 4.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan 19.507,00 TL ödemenin, SGK tarafından müvekkili ve davalı aleyhine açılan Antalya 3.İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası kapsamında verilen hükmün, Antalya 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe konulması sonucu müvekkili tarafından yapılan 15.850,00 TL olarak ödenen toplam 230.457,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda özetle, şaft boşluğunun emniyet tedbirlerini alma yükümlülüğünün bizzat davacıda bulunduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, davanın süresinde açılmadığını, birleşen davada ise davadaki istemin zamanaşımına uğradığını, davacı zamanında ve usulüne uygun olarak gerekli önlemleri almış olsa idi olayın gerçekleşmeyeceğini ve davalının da tazminata ve ceza davasına muhatap olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davalı/alt işverenin çalışanın iş kazası geçirmesinde tarafların kusur oranları tespit edilirken iş güvenliği mevzuatı ile taraflar arasındaki eser sözleşmesine ilişkin kanuni düzenlemeler/Borçlar Kanunu hükümlerinin dikkate alınmasının gerektiği, bu kapsamda, söz konusu iş kazasının meydana gelmesinde davalı şirketin toplam sorumluluğunun %65 olarak belirlendiği, bilirkişilerce tespit edilen kusur oranlarına göre, esas davada davacının ödediği 33.980,43 TL'nin %65'lik kısmı olan 22.087,28 TL'nin █████/2014 ödeme tarihinden itibaren tahsilinin talep edilebileceği, birleşen davada, toplam 230.950,00 TL ödeme yapıldığını, davacının dava dilekçesinde 230.457,00 TL talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince dosyada bilirkişilerce tespit edilen kusur oranına göre davacının ödediği 230.457,00 TL'nin %65'lik kısmı 149.797,05 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren rücuen davalıdan talep edebileceği, bu nedenlerle davacının, rücu alacağını tahsil için işbu esas ve birleşen davaları açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu, 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nda rücu davalarında zamanaşımına dair özel bir düzenleme bulunmadığı, ödeme tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçmesi ile rücuen tazminat davasının zamanaşımına uğrayacağı kuralının ise yargısal içtihatlar ile geliştirildiği, ancak 6098 Sayılı TBK'nın 73. maddesiyle rücu davalarında zamanaşımı süresinin ilk defa olarak yasal düzenleme altına alındığı, bu maddenin ikinci fıkrası ile de, tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişinin, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmemiş olması halinde zamanaşımının hangi tarihte işlemeye başlayacağı özel olarak düzenlendiği, rücu istemi için getirilen iki yıllık zamanaşımı süresinin 6098 Sayılı TBK ile ilk kez düzenlendiği ve davacı adına yapılan ödeme tarihleri ile rücuya esas tazminat dosyasının kesinleşme tarihi 6098 Sayılı TBK döneminde olduğuna göre ödeme tarihinden itibaren iki yıllık sürenin uygulanacağı, bu açıklamalar kapsamında davalının, esas ve birleşen davadaki talebinin zamanaşımına uğradığına yönelik savunmasının yerinde bulunmadığı, davacı tarafça açılan davaların sübut bulduğundan, asıl davanın kısmen kabulü ile, 22.087,28 TL'nin █████/2014 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile; 149.797,05 TL'nin, 19.507,00 TL'sinin █████/2015 ödeme tarihinden itibaren; 45.000,00 TL'sinin █████/2015 ödeme tarihinden itibaren ve 85.290,05 TL'sinin █████/2015 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, eser sözleşmesinde müvekkilinin kusuru olsa dahi meydana gelecek iş kazalarından davalının münhasıran sorumlu olacağının hüküm altına alındığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 15/D ve 8/6. maddeleri gereği davalının sorumluluğunun sadece kusur sorumluluğuna dayanmadığını, meydana gelen zararları ödemekle yükümlü olduğunun belirlendiği, Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da işin devamı sırasında meydana gelecek kaza sonucunda oluşacak her türlü mesuliyetin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırılması halinde alınan bilirkişi raporuna göre iş sahibinin hile ya da ağır kusurunun olmaması halinde sorumluluktan kurtulacağı, sözleşme hükmünün bu şekilde düzenlenmesinin 818 Sayılı BK nın 99. maddesi hükmü gereğince sözleşme hükmünü batıl hale getirmeyeceğinin hüküm altına alındığını, mahkemece sözleşmenin bu maddelerinin değerlendirilmeden karar verildiğini, bilirikişi raporuna göre müvekkilinin kusuru hafif kusur sayıldığından dolayı 818 sayılı BK nın 99. maddesi gereği davalı taraf ödenen tazminat miktarının tamamından sorumlu olduğunu, sözleşmenin 15/D maddesi gereğince davalı tarafın iş güvenliği tedbirlerini almakla ödevli olduğunu, iş yeri güvenlik tedbirlerini almayan ve ağır işlerde çalışma raporu olmayan işçiyi işyerinde eser sözleşmesine aykırı olarak çalıştıran davalı tarafın, müvekkili şirketin meydana gelen iş kazası nedeni ile uğramış olduğu zararlarının tamamını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, zira ağır işlerde çalışması yasak olan işçiyi müvekkilinin bilgisi olmadan şantiye alanında çalıştıran davalı tarafın sözleşmenin bu hükmünü açıkça ihlal ettiğini, sözleşmenin 8. maddesi gereği davalının meydana gelen iş kazalarında ilgili hasarları teminat altına almak için iş veren mali mesuliyet sigortasının yaptırılmasının gerekli olduğunu, mahkemece bu hususlara dikkat etmeden kusur oranlarını esas alarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İstinaf yoluna başvuran davalı vekili, TBK'nın 73. maddesine göre açılan davalarda kusur değerlendirmesinin genel hükümler çerçevesinde yapılması gerektiğini, iş sağlığı ve iş güvenliği hükümleri çerçevesinde alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, iş mahkemesi dosyalarında alınan bilirkişi raporu ile çeliştiğini, işçinin düşerek yaralandığı şaft boşluğu olayının yüklenilen dış cephe ile ilgisi olmadığını, davacının TBK 69.madde gereği kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, davalı tarafça yapılan █████/2014 tarihinde 40.000,00 TL, █████/2015 tarihinde 33.900,00 TL, █████/2016 tarihinde 91.868,00 TL, 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 15.815,00 TL olmak üzere toplam 181.593,00 TL ödemelerin bilirkişi tarafından değerlendirmeye alınmadığını, Antalya 4. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında davanın davacıya yöneltildiğini, kendisinin sorumlu olmadığını, bilirkişinin faiz hesaplaması ve faiz oranı yorumunun hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin █████/2020 tarihli █████████ E ve █████████ K sayılı kararı ile, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücu davalarında kusurun ve buna dayalı olarak yapılan tazminat hesabının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre araştırılıp değerlendirilmesi gerektiği, tarafların kusurunun SGK ve işçi sağlığı ile iş güvenliği mevzuatına göre incelenip değerlendirilmesi mümkün olmadığı, davalı vekilinin işçinin düşerek yaralandığı şaft boşluğunun yüklenilen dış cephe ile ilgisi olmadığını savunduğu, buna göre eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar konusunda uzman teknik bilirkişiler ile bir muhasebeci bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, meydana gelen kazada işçinin yaralandığı işin davalının üstlendiği iş kapsamında olup olmadığı, yaralanmanın yüklenilen iş yapılırken meydana gelip gelmediği tespit edilip, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak, eser sözleşmesi ilişkisi çerçevesinde tarafların sorumluluğunun tespit edilip davacının rücu talebinin değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafça iş kazası sonucu ödemek zorunda kaldıkları tazminatı, rücu koşullarının varlığı halinde icra takibine konulmuş ise icra takip masrafları, harçları, icra vekâlet ücreti ve bu miktar tazminatın mahkeme vekâlet ücreti, masrafları ve kararın kesinleştiği kabul edilen tarihe kadar işlemiş faizi ile toplamı kadarını talep edebileceği, hükmedilen tazminatın kesinleştiği tarihten sonra yapılan icra masraf ve faizlerin geç ödeme yapılmak suretiyle zararın artmasına neden olması halinde bu miktarların rücu borçlusuna yükletilemeyeceği, bu nedenle icra dosya asılları getirtilerek takip tarihi itibarı ile davalıdan istenebilecek rücuen alacak miktarı konusunda teknik bilirkişilerce belirlenecek hususlar da değerlendirilerek, rücu edilecek alacak varsa tespiti için muhasebeci bilirkişiye hesaplama yaptırılması ile bilirkişi kurulundan ayrıntılı, denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kaldırma kararı verilmiştir.Mahkemece, somut olayda, davalı/alt yüklenicinin çalışanının iş kazası geçirmesinde tarafların kusur oranları tespit edilirken İstanbul BAM 15. HDnin █████████ esas, █████████ karar sayılı kararında belirtildiği üzere; eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücu davalarında kusurun ve buna dayalı olarak yapılan tazminat hesabının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre araştırılıp değerlendirilmesi gerektiği, kaldırma ilamı öncesi hazırlanan raporda iş güvenliği mevzuatı ile taraflar arasındaki eser sözleşmesine ilişkin kanuni düzenlemeler/Borçlar Kanunu hükümlerinin dikkate alınarak yapılan tespitte davalının %65 oranında kusurlu olduğu ve davacının ödediği bedellerin %65 oranında davalıdan rücu edebileceğinin raporda açıklandığı, kaldırma ilamı sonucu Antalya 4. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ ve Antalya 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dava dosyasındaki tespitler ile Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine ilişkin kusur ilkeleri değerlendirilerek hazırlanan her iki rapora göre; eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş sırasında davalının işçisinin zarar gördüğü, kazanın şaft boşluğunda gerçekleştiği, montajın yapıldığı cephe hattından uzak mesafede olduğu, yaralanmanın iş bitiminde depo olarak kullanılan şaft üzerinde alet edavat topladığı sırada meydana geldiği, alet çantasının taşınması işinin nakliye ve montaj şantiye içi dikey ve yatay tüm taşımalar iş tanımı içerisinde yer aldığı, bu nedenle teknik açıdan davalının yüklendiği işin kapsamında kaldığı, düşme tehlikesi olan şaft boşluklarına uygun korkuluk yaptırmayan davacının ağır kusurlu olduğu, davalının işçisinin düşerek yaralanması olayında %30 oranında kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, mahkemece de bu tespite iştirak olunduğu, Esas davada talepler değerlendirildiğinde; Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına, Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 23.09.2013 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamında belirtilen 20.000,00 TL tutarlı manevi tazminat yönünden dosyada kapak hesabı yaptırılarak, davacı şirket tarafından 01.10.2014 tarihinde 33.980,43 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacı şirketin yapmış olduğu ödemenin teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre 10.194,13 TL'lik (33.980,43*%30) kısmının █████/2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı şirket tarafından talep edilebileceği, Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası yönünden yapılan incelemede; Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına, davacı şirket tarafından asıl davaya konu yapılan 33.980,43 TL'lik tutar dışında yapılan 01.04.2015 tarihinde 45.000.00 TL ve 26.11.2015 tarihinde 150.100.00 TL olmak üzere toplam 195.100.00 TL tutarlı alacağın tahsiline ilişkin BAM kaldırma kararında belirtildiği şekilde incelemede, dosya borcunun ödenerek kapanması için, asıl davaya konu tutar dışında davacı şirket tarafından 195.100,00 TL, davalı şirket tarafından 20.03.2014 tarihinde 40.000,00 TL ve 23.11.2015 tarihinde 33.900,11 TL olmak üzere toplam 73.900,11 TL tutarında ödeme yapılmış olduğu, davacı ve davalı şirket tarafından yapılan ödemeler ile birlikte dosya borcunun ödenmiş olması nedeniyle dosya borcunun toplam tutarının 269.000,11 TL olduğu, işbu tutarın teknik bilirkişiler belirlenen %30 kusur oranına göre 80.700,03 TL'lik kısmından davalının sorumlu olduğu, davalının ödemiş olduğu 73.900,11 TL'nin bu tutardan düşümü yapıldığında, Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya yönünden davacının 6.799,92 TL'lik (80.700,03-73.900.11) alacağını talep edebileceği, Antalya 4.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına, İcra Müdürlüğü'nce yapılan 12.03.2015 tarihli kapak hesabına göre dosya borcunun 19.622,27 TL olarak hesaplandığı, işbu borca karşılık davacı şirket tarafından 23.02.2015 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapıldığı, işbu ödemeden 19.507,00 TL'lik kısmının birleşen davada talep edildiği, işbu dosyaya davalı şirket tarafından yapılan ödemeye rastlanmadığından, davacı ödemiş olduğu tutar yönünden, teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre 5.852.10 TL'lik (19.507,00*%30) kısmının 23.02.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı şirket tarafından talep edilebileceği, Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına, davacı şirket tarafından yapılan 12.10.2015 tarihli 15.850,00 TL'lik ödemenin tahsilinin talep edildiği, işbu icra takip dosyasının toplam borcunun 31.665,00 TL olarak hesaplandığı, işbu tutarın, teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre davalı şirket tarafından 9.499,50 TL tutarında ödeme yapılması gerekirken, davalı şirketin 06.10.2015 tarihinde 15.815,00 TL tutarında ödeme yapmış olması nedeniyle, davacı şirketin işbu takip yönünden alacak talebinin yerinde olmadığı, davacının birleşen davaya konu takipler yönünden talep edebileceği alacak tutarının toplam 12.652,02 TL (6.799,924+5.852,10) olarak hesaplandığı, Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası yönünden; birleşen davaya konu Antalya 1.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına, davacı şirket tarafından yapılan 02.02.2017 tarihli 65.293,34 TL'lik ödemenin tahsiline ilişkin 06.06.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı ve davalının borca itiraz ettiği, davacı vekili tarafından itirazın iptali talepli huzurdaki birleşen davanın açıldığı talep edildiği, işbu icra takip dosyasının toplam borcunun İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen 31.01.2017 tarihli kapak hesabı ile 130.586,68 TL olarak hesaplandığı, işbu tutarın, teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre davalı şirket tarafından 39.176,00 TL (130.586,68*%30) tutarında ödeme yapılması gerekirken, davalı şirketin 01.02.2017 tarihinde 65.300,00 TL tutarında ödeme yapmış olması nedeniyle, davacı şirketin işbu takip yönünden alacak talebinin yerinde olmadığı, davacının rücuen alacak taleplerinin zamanaşımına uğramadığı kanaatine varılmış, davacının takibi haksız ise de takipte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporlarının hazırlanmasında BAM kaldırma kararına uyulmayarak eser sözleşmesi hükümlerine göre değil, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı kriterlerine göre iş kazasına ilişkin kusur değerlendirmesi yapıldığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin de yakın tarihli bir kararında, eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen iş kazalarından doğan rücu davalarında “yüklenici ve iş sahibinin kusurunun işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına göre çözümlenemeyeceğini”, tarafların kusur oranlarının “iş hukuku mevzuatı hükümlerine göre değil, eser sözleşmesi hükümleri doğrultusunda saptanması gerektiğini” vurguladığını, davacı müvekkil ile davalı arasında imzalanan 01.08.2007 tarihli eser sözleşmesinin “iş güvenliği ve sorumluluk” başlıklı 9. maddesinde, işin ifası sırasında meydana gelebilecek iş kazalarından doğan zararlardan yüklenicinin münhasıran sorumlu olacağı açıkça hükme bağlandığını, bilirkişi raporlarında bu yönde bir inceleme yapılmadığını, sözleşmeye göre davacının, davalıya devrettiği iş kapsamında her an fiilen bulunarak gözetim yapma borcu bulunmadığını, davalının işi kendi personeliyle, kendi yöntem ve araçlarıyla gerçekleştirdiğini, bu esnada “işin uzmanı” sıfatıyla gerekli özeni göstermek zorunda olduğunu, yüklenicinin işin uzmanı sayılacağı ve üstlendiği işin ifasında gerekli özen ve dikkati göstermekle yükümlü olacağını, yüklenici ve iş sahibinin kusurunun iş güvenliği mevzuatına göre değil, eser sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davalı, iş kazasının meydana geldiği alanın kendi işiyle ilgili olmadığını savunmuşsa da, bilirkişi raporlarında kazanın davalının faaliyet alanı kapsamında gerçekleştiği yönünde tespit yapıldığını, zira davalıya ait malzemelerin şaft boşluğunda bırakıldığı ve kazanın bu malzemelerin alınması sırasında meydana geldiği, davalının ağır işlerde çalıştırılamayacak malul işçiyi çalıştırdığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, BAM kaldırma kararında da belirtildiği üzere, rücu edilecek alacağın olup olmadığı belirlenirken davacının ödemiş olduğu miktar esas alınamayacağı gibi, sadece davacının ödeme yapmış olduğu icra dosyalarının da esas alınamayacağını zira dava dışı ...'un yaralanması nedeniyle ortaya çıkan tazminatın bir bütün olup bölünemeyeceğini, davacının yapmış olduğu ödemeler toplamının 330.223,77 TL ve müvekkilinin yapmış olduğu ödemeler toplamının 246.883,11 TL olduğunu, toplamda 577.106,88 TL ödeme yapıldığını, müvekkile yüklenen %30 kusur oranına göre müvekkilinin sorumlu olacağı tazminat tutarının 577.106,88 TL x %30 = 173.132, 06 TL olacağını, dosyada tespit edilen müvekkilin %30 kusur oranına göre toplam tazminat miktarının 173.132,06 TL'sinden sorumlu olunacağı halde 246.883,11 TL ödeme yapmış olduğunun sabit olduğunu, bu durum karşısında müvekkile rücu edilecek bir tutar bulunmadığını, yerel mahkemenin davacının ödeme yaptığı icra dosyalarının toplam tutarını esas alarak, her bir icra dosyası özelinde, olay nedeniyle müvekkile yüklenen %30 kusur oranına göre sorumlu olunacak tutar üzerinden, müvekkilin o icra dosyası için yapmış olduğu ödeme düşülmek suretiyle kalan tutardan sorumlu olduklarının kabulü ile vermiş olduğu kararın hukuka uygun olmadığını,Binanın “şaft boşluğu”nun inşaatın dış cephe imalatını üstlenen müvekkilin sorumluluğu altında olmadığını, şaft boşluğuna ilişkin sorumluluğun, olası bir kazanın önlenmesi noktasında, playwood ile kapatılıp sabitlenmesi, bu noktadan geçişlerin önlenmesi için çevresinin korkuluk ile çevrilmesi ve diğer güvenlik önlemlerinin alınması yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacının bu önlemleri almaması nedeniyle gerçekleşen kazada müvekkile kusur yüklenemeyeceğini,Ayrıca kusur değerlendirmesi yapan bilirkişilerin malzemelerin şaft boşluğunda bulunduğu sonucuna nasıl ulaştıklarının da anlaşılır olmadığını, kazanın ...’un bina içerisinde bir yerden başka bir yere giderken şaft boşluğu üzerinde bulunan sabitlenmemiş playwooda basması sonrasında gerçekleştiğini, bu durum karşısında şaft boşluğunda malzemelerin bulunuyor olmasından söz edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRMEUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Davacı, asıl ve birleşen davalarda özetle, davalının ...Hastanesi Dış Cephe giydirme işinin yapımını üstlendiğini, davalı çalışanı ...'un şaft boşluğu olarak tanımlanan yerdeki iş takımlarını toplamaya başladığı anda, şaft boşluğunu kapatan playwoodun sabitlenmemiş olması nedeni ile üzerine basması sonucu yüksekten düşerek yaralandığı, meydana gelen iş kazası nedeni iledavalı tarafın işçisinin davacı ve davalı aleyhine davalar açtığını, meydana gelen kazada davalının kusurlu bulunduğunu, Antalya 4. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen kararın manevi tazminat yönünden kısmen onandığını belirterek, asıl davada dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine başlatılan Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yatırılan 33.980,43 TL'nin, birleşen davada ise Antalya 4.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan 19.507,00 TL'nin ve Antalya 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan 15.850,00 TL ödemenin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, asıl ve birleşen davalarda özetle, şaft boşluğunun emniyet tedbirlerini alma yükümlülüğünün bizzat davacıda bulunduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, davanın süresinde açılmadığını, birleşen davada ise davadaki istemin zamanaşımına uğradığını, davacı zamanında ve usulüne uygun olarak gerekli önlemleri almış olsa idi olayın gerçekleşmeyeceğini ve davalının da tazminata ve ceza davasına muhatap olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, Dairemizin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kaldırma kararına değinilerek, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücu davalarında kusurun eser sözleşmesi hükümlerine göre araştırılıp değerlendirilmesi gerektiği, kaldırma ilamı sonrası hazırlanan her iki rapora göre, eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş sırasında davalının işçisinin zarar gördüğü, kazanın şaft boşluğunda gerçekleştiği, montajın yapıldığı cephe hattından uzak mesafede olduğu, yaralanmanın iş bitiminde depo olarak kullanılan şaft üzerinde alet edavat topladığı sırada meydana geldiği, alet çantasının taşınması işinin nakliye ve montaj şantiye içi dikey ve yatay tüm taşımalar iş tanımı içerisinde yer aldığı, bu nedenle teknik açıdan davalının yüklendiği işin kapsamında kaldığı, düşme tehlikesi olan şaft boşluklarına uygun korkuluk yaptırmayan davacının ağır kusurlu olduğu, davalının işçisinin düşerek yaralanması olayında %30 oranında kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, dava konusu icra dosyalarına davacının ve davalının birlikte ödemeler yaptığı belirtilerek, asıl ve birleşen davalara konu icra dosyalarına yapılan kısmi ödemeler %30 kusur oranı üzerinde hesaplandığında asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı davasının kısmen kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı davasının reddine karar verilmiştir.Esas ve birleşen davalarda; taraflar arasında imzalanan █████/2007 tarihli sözleşme ile davalının ...Hastanesi Dış Cephe giydirme işinin yapımını üstlendiği, davalı tarafından işin yapımı esnasında, davalı tarafın sigortalı çalışanı ... isimli işçinin █████/2007 tarihinde şantiye şef yardımcısının talimatı ile şaft boşluğu olarak tanımlanan yerdeki iş takımlarını toplamaya başladığı anda şaft boşluğunu kapatan playwoodun sabitlenmemiş olması nedeni ile üzerine basması sonucu yüksekten düşerek yaralandığı, meydana gelen iş kazası nedeni ile davalı tarafın işçisinin malul kaldığı, davalı tarafın işçisinin, iş kazası nedeni ile davacı ve davalı aleyhine açmış olduğu davada yapılan yargılama sonucunda manevi tazminata karar verildiği, kararın kesinleştiği, bu kararın dava dışı alacaklı işçi tarafından davacı aleyhine icra takiplerine konu edildiği, bu kapsamda, davacı tarafından Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına █████/2014 tarihinde toplam 33.980,43 TL, Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına █████/2015 tarihinde 150.100,00 TL ve █████/2015 tarihinde 45.000,00 TL, Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına █████/2015 tarihinde 20.000,00 TL ve Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına █████/2015 tarihinde 15.850,00 TL, Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına 65.293,34 TL ödemelerde bulunulduğu anlaşılmakta olup, taraflarca bu hususta uyuşmazlık da bulunmamaktadır.Dairemizin kaldırma kararı öncesinde aldırılan bilirkişi raporlarında özetle; Söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin toplam sorumluluğunun %65 olduğu, davalının sigorta yaptırmayarak sözleşmeyi ihlal ettiği ancak davacının da buna zımnen göz yumduğu, dosyada bilirkişilerce tespit edilen kusur oranlarına göre esas davada davacının ödediği 33.980,43 TL'nin %65'lik kısmı olan 22.087,28 TL'nin █████/2014 ödeme tarihinden itibaren tahsilinin talep edilebileceği, birleşen davada toplam 230.950,00 TL ödeme yapıldığı, dava dilekçesinde 230.457,00 TL talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince dosyada bilirkişilerce tespit edilen kusur oranına göre davacının ödediği 230.457,00 TL'nin %65'lik kısmı 149.797,05 TL'nin ödeme tarihinden itibaren davalıdan talep edebileceği belirtilmiştir.Dairemizin kaldırma kararı sonrasında aldırılan bilirkişi raporlarında özetle;█████/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacının yapmış olduğu ödemelerin %30'luk kısmının ve ayrıca her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek temerrüt faizini (avans faizi) davalıdan talep edebileceği, dava tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi hesaplanmasına ise gerek olmadığı, yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde davacının ödemek zorunda kaldığı tazminatın artmasına ilişkin kusurlu bir davranışının olmadığı, yani kendi kusuruyla tazminat artmasını yol açmadığı kanaatine varıldığı, Esas Dava Yönünden; kusur oranları göre davacının ödediği 33.980,43 TL'nin %30'lık kısmı olan 10.194,13 TL'yi ve ödeme tarihinden dava tarihine kadar 76,25 TL işlemiş faiz talep edebileceği, Birleşen Dava Yönünden; dosya kapsamında yapılan tespitte davacı tarafından toplam 230.950,00 TL ödendiği ancak dava dilekçesinde 230.457,00 TL talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince dosyada konusunda uzman bilirkişilerce tespit edilmiş kusur oranları göre davacının ödediği 230.457,00 TL'nin %30'lık kısmı olan 69.137,10 TL'yi ve ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 8.381,79 TL faiz talep edebileceği bildirilmiştir.█████/2023 tarihli 2. kök bilirkişi raporunda özetle; Asıl Dava Yönünden; Asıl davaya konu Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına, Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 23.09.2013 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamında belirtilen 20.000,00 TL tutarlı manevi tazminat yönünden dosyada kapak hesabı yaptırılarak, davacı şirket tarafından 01.10.2014 tarihinde 33.980,43 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacı şirketin yapmış olduğu ödemenin teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre 10.194,13 TL'lik (33.980,43 x %30) kısmının █████/2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı şirket tarafından talep edilebileceği, Birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı Dosyası Yönünden; Birleşen davaya konu Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına, davacı şirket tarafından asıl davaya konu yapılan 33.980,43 TL'lik tutar dışında yapılan 01.04.2015 tarihinde 45.000.00 TL ve 26.11.2015 tarihinde 150.100.00 TL olmak üzere toplam 195.100.00 TL tutarlı alacağın tahsiline ilişkin BAM kaldırma kararında belirtildiği şekilde incelemede, dosya borcunun ödenerek kapanması için, asıl davaya konu tutar dışında davacı şirket tarafından 195.100,00 TL, davalı şirket tarafından 20.03.2014 tarihinde 40.000,00 TL ve 23.11.2015 tarihinde 33.900,11 TL olmak üzere toplam 73.900,11 TL tutarında ödeme yapılmış olduğu, davacı ve davalı şirket tarafından yapılan ödemeler ile birlikte dosya borcunun ödenmiş olması nedeniyle dosya borcunun toplam tutarının 269.000,11 TL olduğu, işbu tutarın teknik bilirkişiler belirlenen %30 kusur oranına göre 80.700,03 TL'lik kısmından davalının sorumlu olduğu, davalının ödemiş olduğu 73.900,11 TL bu tutardan düşümü yapıldığında, Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya yönünden davacının 6.799,92 TL'lik (80.700,03-73.900.11) alacağını talep edebileceği, Antalya 4.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına, icra müdürlüğünce yapılan 12.03.2015 tarihli kapak hesabına göre dosya borcunun 19.622,27 TL olarak hesaplandığı, işbu borca karşılık davacı şirket tarafından 23.02.2015 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapıldığı, işbu ödemeden 19.507,00 TL'lik kısmının birleşen davada talep edildiği, işbu dosyaya davalı şirket tarafından yapılan ödemeye rastlanmadığından, davacı ödemiş olduğu tutar yönünden, teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre 5.852.10 TL'lik (19.507,00*%30) kısmının 23.02.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı şirket tarafından talep edilebileceği, Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına, davacı şirket tarafından yapılan 12.10.2015 tarihli 15.850,00 TL'lik ödemenin tahsilinin talep edildiği, işbu icra takip dosyasının toplam borcunun 31.665,00 TL olarak hesaplandığı, işbu tutarın, teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre davalı şirket tarafından 9.499,50 TL tutarında ödeme yapılması gerekirken, davalı şirketin 06.10.2015 tarihinde 15.815,00 TL tutarında ödeme yapmış olması nedeniyle, davacı şirketin işbu takip yönünden alacak talebinin yerinde olmadığı, netice itibariyle, davacının birleşen davaya konu takipler yönünden talep edebileceği alacak tutarının toplam 12.652,02 TL (6.799,924+5.852,10) olarak hesaplandığı, Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E Sayılı Dosyası Yönünden: Birleşen davaya konu Antalya 1.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına, davacı şirket tarafından yapılan 02.02.2017 tarihli 65.293,34 TL'lik ödemenin tahsiline ilişkin 06.06.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı ve davalının borca itiraz ettiği, davacı vekili tarafından itirazın iptali talepli huzurdaki birleşen davanın açıldığı talep edildiği, işbu icra takip dosyasının toplam borcunun İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen 31.01.2017 tarihli kapak hesabı ile 130.586,68 TL olarak hesaplandığı, işbu tutarın teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre davalı şirket tarafından 39.176,00 TL (130.586,68 x %30) tutarında ödeme yapılması gerekirken, davalı şirketin 01.02.2017 tarihinde 65.300,00 TL tutarında ödeme yapmış olması nedeniyle, davacı şirketin işbu takip yönünden alacak talebinin yerinde olmadığı bildirilmiştir.Bilirkişi ek raporunda özetle; Asıl Dava Yönünden; asıl davaya konu edilen Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına, Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 23.09.2013T., ████████E., ████████K. sayılı ilamında belirtilen 20.000TL tutarlı manevi tazminat yönünden dosyada kapak hesabı yaptırılarak, davacı şirket tarafından 01.10.2014 tarihinde 33.980,43TL. tutarında ödeme yapıldığı, davacı şirketin yapmış olduğu ödemenin teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre 10.194,13 TL'lik (33.980,43 x %30) kısmının 01.10.2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı şirket tarafından talep edilebileceği, davacının kök bilirkişi raporuna itirazlar arasında “bilirkişilerin kusur oranlarının tespitinde yüklenicinin sorumluluğuna dair TBK m. 470. vd. maddelere göre ayrıntılı inceleme yapılmadığının, TBK m. 471 hükmünde düzenlenen özen borcuna aykırı davranışın davalının sorumluluğuna etkisinin tartışılmamış olmasından kaynaklandığının” beyan edildiği, bu noktada değerlendirme yapıldığında, sonucu taahhüt eden yüklenicinin TBK m. 471 hükmü uyarınca işsahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek zorunda olduğu, yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışlarının esas alınacağı, sadakat borcunun yüklenicinin işsahibinin yararına olacak şeyleri yapma, zararına olacak şeyleri yapmama anlamını da ifade ettiği, işin mahiyeti gereğince yüklenicinin işi özenle yerine getirmek zorunda olduğu, TBK m. 471 hükmünde düzenlenen özen borcuna aykırı davranışın davalının sorumluluğuna etkisi değerlendirildiğinde, kök raporda tespit edilen %30 kusur oranında bir değişiklik olmadığı kanaatine varıldığı, teknik değerlendirme neticesinde ... A.Ş.'nin %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalı ... .... Ltd. Şti.'nin ise %30 oranında kusurlu bulunduğu kanaatine varıldığı, bu noktada kıyasen uygulama alanı bulacak TBK m. 62/1 hükmü gereğince tazminatın aynı zarardan sorumlu kişiler arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşulların, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığının ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulması gerekeceği, eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen kaza nedeniyle davacı (asıl yüklenici) tarafından davalı (alt yüklenici) aleyhine açılan rücuan tazminat istemine ilişkin huzurdaki alacak davasında aynı zarara birlikte sebebiyet veren müteselsil sorumlulardan davalı ... Metal'in sadece kusuru oranında (%30) meydana gelen zarardan sorumluluğunun söz konusu olacağı kanaatine varıldığı, takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; Birleşen And. 3. ATM'nin ████████ E. Sayılı Dosyası Yönünden, davaya konu Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına, davacı şirket tarafından asıl davaya konu yapılan 33.980,43 TL dışında 01.04.2015 tarihinde 45.000 TL ve 26.11.2015 tarihinde 150.100 TL olmak üzere toplam 195.100,00 TL tutarlı alacağın tahsiline ilişkin BAM kaldırma kararında belirtildiği şekilde yapılan incelemede, dosya borcunun ödenerek kapanması için asıl davaya konu tutar dışında davacı tarafından 195.100TL, davalı tarafından ise 20.03.2014 tarihinde 40.000TL ve 23.11.2015 tarihinde 33.900,11 TL olmak üzere toplam 73.900,11 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacı ve davalı şirket tarafından yapılan ödemeler ile birlikte dosya borcunun ödenmiş olması nedeniyle dosya borcunun toplam tutarının 269.000,11 TL olduğu, işbu tutarın teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre 80.700,03 TL'lik kısmından davalının sorumlu olduğu, davalının ödemiş olduğu 73.900,11 TL'nin bu tutardan mahsubu yapıldığında davacının 6.799,92TL'yi (80.700,03-73.900,11) talep edebileceği, Antalya 4.İcra Müdürlüğün ... E. sayılı dosyasına, İcra Müdürlüğü'nce yapılan 12.03.2015 tarihli kapak hesabına göre dosya borcunun 19.622,27 TL olarak hesaplandığı, işbu borca karşılık davacı şirket tarafından 23.02.2015 tarihinde 20.000TL ödeme yapıldığı, işbu ödemeden 19.507 TL'lik kısmının birleşen davada talep edildiği, işbu dosyaya davalı şirket tarafından yapılan ödemeye rastlanmadığından, davacının ödemiş olduğu tutar yönünden, teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre 5.852.10 TL'lik (19.507,00 x %30) kısmının 23.02.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı şirket tarafından talep edilebileceği, Antalya 7. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına, davacı şirket tarafından yapılan 12.10.2015 tarihli 15.850,00 TL'lik ödemenin tahsilinin talep edildiği, işbu icra takip dosyasının toplam borcunun 31.665TL. olarak hesaplandığı, işbu tutarın, teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre davalı şirket tarafından 9.499,50TL tutarında ödeme yapılması gerekirken davalı şirketin 06.10.2015 tarihinde 15.815TL tutarında ödeme yapmış olması nedeniyle davacı şirketin işbu takip yönünden alacak talebinin yerinde olmadığı, netice itibariyle davacının birleşen davaya konu takipler yönünden talep edebileceği alacak tutarının toplam 12.652,02TL. (6.799,92 + 5.852.10) olarak hesaplandığı, borçlar mevzuatı yönünden değerlendirme yapıldığında, yukarıdaki teknik değerlendirme neticesinde ... A.Ş.'nin %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalı/yüklenicinin ... ....Ltd. Şti.'nin ise %30 oranında kusurlu bulunduğu kanaatine varıldığı görülmekle, bu noktada kıyasen uygulama alanı bulacak TBK m. 62/1 hükmü gereğince tazminatın aynı zarardan sorumlu kişiler arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşulların, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığının ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulması gerektiği, eser sözleşmesi sırasında meydana gelen kaza nedeniyle davacı (asıl yüklenici) tarafından davalı (alt yüklenici) aleyhine açılan rücuen tazminat istemine ilişkin huzurdaki alacak davasında aynı zarara birlikte sebebiyet veren müteselsil sorumlulardan davalı ... Metal'in sadece kusuru oranında (%30) meydana gelen zarardan sorumluluğunun söz konusu olacağı kanaatine varıldığı, takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasında, birleşen davaya konu Antalya 1.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında, davacı şirket tarafından yapılan 02.02.2017 tarihli 65.293,34 TL'lik ödemenin tahsiline ilişkin 06.06.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı ve davalının borca itiraz ettiği, davacı vekili tarafından itirazın iptali talepli huzurdaki birleşen davanın açıldığı, işbu icra takip dosyasının toplam borcunun İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen 31.01.2017 tarihli kapak hesabı ile 130.586,68 TL olarak hesaplandığı, işbu tutarın teknik bilirkişilerce belirlenen %30 kusur oranına göre davalı şirket tarafından 39.176 TL (130.586,68 x %30) tutarında ödeme yapılması gerekirken davalı şirketin 01.02.2017 tarihinde 65.300 TL tutarında ödeme yapmış olması nedeniyle davacı şirketin işbu takip yönünden alacaklı olmadığı, yukarıdaki teknik değerlendirme neticesinde ... A.Ş.'nin %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalının ise %30 oranında kusurlu bulunduğu kanaatine varıldığı görülmekle, bu noktada kıyasen uygulama alanı bulacak TBK m. 62/1 hükmü gereğince tazminatın aynı zarardan sorumlu kişiler arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşulların, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığının ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulması gerektiği, eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen kaza nedeniyle davacı asıl yüklenici tarafından davalı (alt yüklenici) aleyhine açılan rücuen tazminat istemine ilişkin huzurdaki alacak davasında aynı zarara birlikte sebebiyet veren müteselsil sorumlulardan davalı ... Metal'in sadece kusuru oranında (%30) meydana gelen zarardan sorumluluğunun söz konusu olacağı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, davalının yüklenici olarak sözleşmeyi ifa ederken davalı çalışanın iş kazasına uğradığı ve yaralandığı, dava dışı işçi ile SGK'nın açmış olduğu davaların bulunduğu ve bunların bir kısmının sonuçlandığı, dava dışı işçi ile SGK tarafından başlatılan icra takipleri sonucunda, icra takip dosyalarına hem davacı hem de davalı tarafından ödemelerde bulunulduğu hususları ile kazanın oluş şekli noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, esas itibariyle kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurlu olup olmadıkları ve kusurlu kabul edilmeleri halinde hangi oranlarda kusurlu sayılacakları noktasında toplanmaktadır.Dairemizin kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada, davacı işveren %35 oranında kusurlu bulunmuştur.Dairemizin █████/2020 tarihli █████████ E ve █████████ K sayılı kararında, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücu davalarında kusurun ve buna dayalı olarak yapılan tazminat hesabının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre araştırılıp değerlendirilmesi gerektiği, tarafların kusurunun SGK ve işçi sağlığı ile iş güvenliği mevzuatına göre incelenip değerlendirilmesi mümkün olmadığı vurgulanmıştır.Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada, Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre yapılan değerlendirmede, bilirkişi heyeti tarafından işbu defa davacının kusur oranı %70 olarak tespit edilmiştir. SGK ve işçi sağlığı ile iş güvenliği mevzuatına göre -genel itibariyle- iş sahibinin kusur durumu, eser sözleşmelerinin dikkate alındığı hallerdeki iş sahibinin kusur durumuna göre daha ağırken, kaldırma kararı sonrasında yapılan değerlendirmede davacının kusur oranının neden %35'den %70'e çıktığı somut olarak ortaya konmadığı gibi mahkemece, her iki rapor arasındaki bu temel çelişki giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.Diğer yandan, iş sahibi ile yüklenici arasındaki eser sözleşmelerinde iş kazası ve benzeri durumlarda meydana gelecek sorumluluğun yüklenicide olacağına ilişkin düzenlemeler -çalışanları bağlamamakla beraber- iş sahibi ve yüklenici arasında hüküm doğurur. Dolayısıyla bu yönde hüküm bulunan hallerde -kural olarak- iş kazasının meydana gelmesinde iş sahibinin kusuru bulunsa dahi, iş sahibi yükleniciye tam rücu yapabilir. Bununla birlikte, Türk Borçlar Kanununun 115/1 maddesi bu kuralın istisnasıdır. Buna göre, meydana gelen iş kazasında iş sahibinin ağır kusuru varsa artık yüklenici ile yaptığı sözleşmeyi dayanak yaparak meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını beyan ederek ödediği tutara yönelik tam rücu yapması mümkün değildir.Dairemizin kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporlarında, iş sahibi olan davacıya ağır kusur izafe edilmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere bu rapor, iş sahibinin sorumluluğunu eser sözleşmesine göre daha katı ele alan iş hukuku mevzuatı dikkate alınarak düzenlenen önceki rapor ile çelişmektedir. Bu sebeple, davacı iş sahibinin Türk Borçlar Kanunu 115/1 kapsamında ağır kusurunun bulunup bulunmadığının da mahkemece kesin olarak saptanması gerekmektedir.Öte yandan davalı vekili, bazı dosyalarda kendisi tarafından yapılan ödemelerin yine kendisine atfedilen %30 kusur oranı göz önüne alındığında sorumluluk miktarını aşan boyutta olduğu, buna karşılık mahkemece her icra dosyasında o dosya özelinde değerlendirme yapıldığı için fazla ödediği tutarların diğer dosyalardan mahsup edilmediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Her ne kadar mahkemece dosya bazında tespit ve değerlendirme yapılması yerinde ise de, davalı vekilinin fazla ödediği tutarların eksik kalan diğer dosyalarda da göz önüne alınması isteği takas-mahsup niteliğinde olup, borcu sona erdirici bir işlem nitelinde olduğundan her zaman bu hususta talepte bulunması mümkündür. Bu nedenle, yukarıda belirttiğimiz esaslara göre yapılacak değerlendirme sonucunda bir kısım dosyalarda davalı tarafça fazla ödeme yapıldığının tespiti halinde, takas-mahsup kapsamında diğer dosyalarda göz önüne alınması gerektiği değerlendirilmiştir.Ayrıca, Dairemizin önceki kaldırma kararında "meydana gelen kazada işçinin yaralandığı işin davalının üstlendiği iş kapsamında olup olmadığı, yaralanmanın yüklenilen iş yapılırken meydana gelip gelmediği(nin tespit edil(mesi gerektiği)" belirtilmiştir. Bu kapsamda kaldırma kararı sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarında ve mahkemenin gerekçesinde, eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş sırasında davalının işçisinin zarar gördüğü, kazanın şaft boşluğunda gerçekleştiği, montajın yapıldığı cephe hattından uzak mesafede olduğu, yaralanmanın iş bitiminde depo olarak kullanılan şaft üzerinde alet edavat topladığı sırada meydana geldiği, alet çantasının taşınması işinin nakliye ve montaj şantiye içi dikey ve yatay tüm taşımalar iş tanımı içerisinde yer aldığı, bu nedenle teknik açıdan davalının yüklendiği işin kapsamında kaldığı belirtilmiştir. Söz konusu tespit ve değerlendirmeler esasen dosya kapsamıyla uyumlu olmakla beraber, davalı yükleniciye kazanın meydana geldiği şaft üzerine alet edavat koyması hususunda iş sahibinin bir talimatı olup olmadığı araştırılmamıştır. Malzeme konulan bu yerin iş sahibi tarafından gösterildiğinin tespiti halinde, bu durum yüklenicinin kusur durumuna etki edebilecek önemde olup, bu değerlendirmenin yapılmamış olması hatalı olmuştur.Tüm bu sebeplerle, Dairemizin █████/2020 tarihli █████████ E ve █████████ K sayılı kararında belirttiğimiz ilkeler de göz önüne alınmak suretiyle, tarafların kusur oranının Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre tespiti, iş sahibinin kusurlu olduğunun tespiti halinde bu kusurun TBK 115/1 maddesi kapsamında kalıp kalmadığının ele alınması, yine yapılacak incelemede davalı tarafın takas mahsup niteliğindeki beyanının da değerlendirilmesi amacıyla davacı ve davalı taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.