Anahtar kelimeler: İstismarı Süreç Mersin Görüşü Hukukî Cinsel Çocuğun Neticesinde Atılı Esastan
9. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, diğer sanıklar yönünden kurulan hükümler yönünden ise istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile sanıkların atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, beraat kararı verilen sanıklar yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğu ve tüm sanıklar yönünden mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık ... Hakkında Verilen Karar Yönünden
Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde, sanığın hükümden sonra 15.11.2024 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
C.Sanık ... Hakkında Verilen Karar Yönünden
Sanık ...'ın aşamalarda istikrarlı şekilde mağdurenin yaşını on yedi olarak bildiğine dair savunmaları, mağdurenin aşamalardaki beyanlarında gerçek yaşının on altı - on yedi olduğunu beyan etmesi, mağdurenin anne ve babasının kızının gayri resmi olarak sanık ile evlendiğinde yaşının on altı olduğunu ifade etmeleri ve mağdurenin Bölge Adliye Mahkemesindeki ifadesi sırasında yanında bulunan pedegogun mağdurenin fiziksel gelişiminin yaşıtlarından daha ileri düzeyde olduğunu beyan etmesi hususları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, suçun oluşumuna etkisi bakımından istinaf aşamasında hastane doğumlu olduğu anlaşılan mağdurenin aşamalardaki beyanları sırasında kaydedilen tüm görüntülü beyan CD'leri dosya arasına alınıp duruşmada taraflarla birlikte izlenerek görüntü üzerinden mağdurenin suç tarihindeki fiziksel görünümüne dair bir gözlem yapılması ve gerekçe bölümünde mağdurenin yaşı hususundaki tüm beyanların birlikte ve ayrıntılı değerlendirilerek olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının aynı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C.Sanık ... Hakkında Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın, mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılamada hata hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı görüşünde olduğumdan, bozma sebebinde yer verilen eksik inceleme ve araştırmaya dair hususların yerine getirilmesi sonrasında sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesindeki hata hükümlerinin değerlendirilmesi sebebine dayanılarak hükmün bozulmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.
Şöyle ki;
Sanık ile mağdurenin 2016 Haziran ayındaki beyanlarına göre 1,5 yıl önce gayri resmi olarak evlendiklerini ve bu tarihten itibaren evlilik hayatı yaşadıklarını beyan ettikleri, dolayısıyla ilk ilişki tarihininin 2015 yılı Ocak ayı olduğu, bu tarihte de mağdurenin getirtilen doğum raporuna henüz 13... aylık olduğu anlaşılmış olup, her ne kadar sanık ... aşamalardaki beyanlarında mağdurenin gerçek yaşını on altı olarak bildiğini savunmuş ise de sanığın, 1,5 yılı aşkın bir süredir aynı evde evlilik hayatı yaşadığı ve mahkemenin gözlemine göre de yaşıtlarıyla aynı görünüme sahip olan mağdurenin gerçek yaşını bilmemesinin mümkün olmayacağı, kaldı ki mahkemenin de gerekçesinde sanık hakkındaki hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmaması hususundaki gerekçesinin yeterli ve yerinde olduğu görüşünde olduğumdan, hata hükümlerinin değerlendirilmesinde eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle anılan hükmün bozulmasına dair sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 10.02.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!