Anahtar kelimeler: İstirdat Birleşen Sınırlı İstanbul Milleti Talepleriyle Yoluna Ticaret Adliye Görülen

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA
: İstirdat
DAVA TARİHİ
: █████/2013
İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ███████ ESAS, ███████ KARAR SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI
DAVA
: Alacak
DAVA TARİHİ
: █████/2013
İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS, ████████ KARAR SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2014
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN █████████ ESAS, ████████ KARAR SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI
DAVA
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında █████/2012 tarihli ve 120.400,00USD bedelli "Buz Pisti Ses Ve Işık Sistemleri Malzeme Alım Ve Montaj İşleri Taşeron Sözleşmesi" ( ... Projesi) başlıklı ve bila tarihli, 800.000,00USD bedelli "Sanal Oyun Sistemleri Mal Alım Ve Montaj İşleri Taşeron Sözleşmesi (...Kompleksi Projesi)" başlıklı 2 adet sözleşme akdedildiğini, akdedilen sanal oyun sistemleri mal alım ve montaj işleri taşeron sözleşmesi ile müvekkilinin proje kapsamındaki buz pisti ve ışık sistemleri malzeme tedariki, montaj ve devreye alma işlemlerini yapacağının, davalı ... Şirketi'nin ise; karşılığında mal tesliminde; 96.320,00USD'yi ilgili fatura bedellerine uygun olarak 30-45-90 günlük periyotlarla kesilecek çeklerle, işin bitiminde ise; 24.080,00USD' yi 30 günlük ileri tarihli çek ile ödeyeceğinin ve her hangi bir avans teminatının alınmayacağının kararlaştırıldığını, akdedilen ve davanın konusunu oluşturan sanal oyun sistemleri mal alım ve montaj işleri taşeron sözleşmesi ile, müvekkili şirketin proje kapsamındaki sanal oyun sistemleri malzeme tedariki, montaj ve devreye alma işlemlerini yapacağının, davalı ... Şirketi'nin ise; karşılığında siparişte; 100.000,00USD, sözleşmenin imzalanması esnasında, teminatların teslimine istinaden nakit olarak 500.000,00USD' yi ilgili fatura bedellerine uygun olarak 30-45-60 günlük periyotlarla kesilecek çeklerle, iş bitiminde ise, 200.000,00USD'yi 30 günlük ileri tarihli çek ile ödeyeceğinin ve avans teminatı alınacağının kararlaştırıldığını, davalı ... Şirketi tarafından Sanal Oyun sistemleri Mal Alım ve Montaj İşleri Taşeron Sözleşmesi gereği avans ödemesi olarak müvekkili şirkete 100.000,00 USD nakit olarak ödendiğini, müvekkili şirketin de sözleşme gereği 100.000,00 USD nakit avansı karşılar mahiyette ... Bankası'na ait █████/2012 tarihli, ... seri numaralı banka teminat mektubunu davalı şirkete verdiğini, teminat mektubunun içeriğinin '" ......kompleksi-sanal oyun sistemleri malzeme alım ve montaj işleri îşînî taahhüt eden yüklenici ... ... .... Ltd, Şti.'ne ilgili kanun sözleşme şartname hükümlerine göre avans olarak ödeyeceğiniz 100.000,00USD' yi bankamız ... ettiğinden...' şeklinde olup, söz konusu banka teminat mektubunun davalı ...' Şirketi'ne, müvekkili şirkete verdiği nakit avansın teminatı olarak verildiğinin bu içerikten de açıkça anlaşıldığını, her iki sözleşmenin müvekkili aleyhine olan ağır şartlarının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini ve müvekkili şirketin sözleşmelerde yer alan işleri eksiksiz ve mükemmel bir biçimde teslim ettiğini, dolayısıyla sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini fazlası ile yerine getiren müvekkilinin nakit avansı karşılar mahiyette verilen banka teminat mektubundan kaynaklı her hangi bir borcunun kalmadığını, müvekkilinin sözleşme gereği üstlendiği edimleri yerine getirmek suretiyle yapmış olduğu bir kısım işlere ilişkin sözleşmede kararlaştırılan biçimde █████/2012 tarihli ve 123.849,00 USD bedelli, █████/2012 tarihli ve 90.000,00 USD bedelli ve █████/2012 tarihli ve 58.701,00 USD bedelli faturalar toplamı olan 272.550,00 USD tutarındaki faturaları davalı şirkete göndermek suretiyle hakedişinin kendisine ödenmesini talep ettiğini, buna mukabil davalı yanca, müvekkili tarafından gönderilen bu faturalardan daha önce müvekkiline ödediğini ve karşılığında banka teminat mektubu aldığı 100.000,00' yi müvekkili şirketin hakedişinden keserek bakiye 172.550,00 USD karşılığına denk gelen 30-45-60 günlük periyotlarla kesilmiş ileri tarihli çekleri müvekkiline vererek ödediğini, davalı yanca sözleşmeye eklenen avans teminet mektubu örneğinin içeriğinde açıkça avans olarak ödenek tutarın karşılığının ... edildiğinin belirtilmesi ile müvekkili şirket tarafından , davalı şirketin belirlediği içerik ile uyumlu olarak verilen banka teminat mektubu içeriğinde de avans olarak ödenen 100.000,00 USD'nin karşılığının ... edilmesi sonucunda davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 100.000,00 USD'nin nakit avans olarak ödendiğini, böylece müvekkili şirketin davalı şirkete verdiği dava konusu banka teminat mektubunun da artık bir fonksiyonunun kalmadığını ve müvekkiline iadesinin gerektiğinin ortada olduğunu ileri sürerek müvekkili şirket tarafından nakit avansın teminatı olarak davalı şirkete verilen ... Bankasına ait, █████/2012 tarihli, 361667 seri numaralı banka teminat mektubuna ilişkin borcunun bulunmadığının tespitine, banka teminat mektubunun hükümsüz olduğunun tespiti ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı yanca banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi üzerine dava █████/2013 tarihinde ıslah edilerek 175.460,00 TL tutarlı alacak davasına dönüştürülmüştür.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davacı şirket tarafından müvekkiline verilen banka teminat mektubunun başlığı avans teminat mektubu olsa da işin, sözleşmesel ilişkilerin ve işlemlerin tamamı ile üstlenilen edimin yapısı bir bütünlük içinde tetkik edildiğinde, söz konusu teminat mektubunun sadece avansın teminatı olarak değil, aynı zamanda ve davacının da kabulü ile davacının sözleşmedeki yükümlülüklerinin ifasını teminen verildiğini, sözleşmenin " özel şartlar avans teminatı" başlıklı 10.3.2.maddesine göre, davalı müvekkilinin, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde teminat mektubunu paraya çevirme ve borçlarına mahsup etme yetkisine sahip olduğunu, bu bağlamda, dava konusu teminat mektubunun yalnızca avansın teminatı olmadığının, hem sözleşme hem de Yargıtay kararları uyarınca açık olduğunu,diğer yandan sözleşmenin " özel şartlar, alt yüklenicinin teminat verme yükümlülüğü " başlıklı 10.3.2. Maddesinde, dava konusu teminat mektubunun geçici kabule kadar geçerli olduğunun hüküm altına alındığını, diğer bir deyişle, teminat mektubunun en azından sözleşmede aktin bitimi tarihi olarak ön görülen █████/2012 tarihine kadar olan süreçte davacı yanca üstlenilen edimlerin de teminatı olacak şekilde fonksiyon icra etmek üzere tanzim olunup müvekkiline verildiğinin açık olduğunu, davacı yanca sözleşme gereği üstlenilen edimlerin zamanında ve gereği gibi yerine getirilmediğini, eserin ayıplı olarak inşa edildiğini ve üstelik taahhüt edilen sürede tamamlanmadığını, bu nedenlerle geçici kabul yapılamadığını, geçici kabul şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin ayıplı ürünleri iyileştirmek ve hatta yeniden sipariş etmek zorunda kaldığından, birçok ek maliyete katlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleşen İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasına verdiği █████/2013 tarihli dilekçesi ile, taraflar arasında imzalanan iki adet sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından yapılacak işlerle ilgili olarak davalıya █████/2012 tarihinde profarma fatura kesildiğini, faturada sanal oyun sistemleri malzeme tedariki, montaj ve devreye alma işlerinin tek tek sayıldığını ve USD karşılıklarının belirtilerek listelendiğini, sözleşmede yazılı işlerin müvekkili tarafından gereği gibi yapılıp Türkmenistan'daki proje adresine teslim edildiğini ve ekipmanların kurulumunu yaptığını, ancak davalı şirketin müvekkilinin hakedişlerini ödememek için sürekli haksız taleplerde bulunduğunu, işin kabulünü yapmadığını, ek taleplerde bulunduğunu, bu talepler kapsamında müvekkilinin rızasını almaksızın tek taraflı olarak sözleşme uyarınca sipariş ettiği 114.000,00USD bedelli uçak simülatörünün siparişini iptal ettiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği davalıya verdiği ve avans ödemesinin teminatı olan 100.000,00 USD bedelli banka teminat mektubunun bedelinin davalı yanca ilk hakedişinden mahsup edilmesine rağmen ve ortada hiç bir haklı sebep yokken ,iade edilmeyip müvekkili borçlu olmadığı halde teminatın paraya çevrildiğini, müvekkilinin teminatın süresini uzatıp, akabinde istinafa konu eldeki menfi tespit davasını açtığını, ancak davalı şirketin bu sırada banka teminat mektubunu tek taraflı ve haksız olarak nakte çevirdiğini, davalının müvekkiline gönderdiği Beyoğlu 17.Noterliği' nin █████/2013 tarihli, 853 yevmiye numaralı ihtarnamenin içeriğinin haksız olduğunu, ihtarnamede 800.000,00USD olan sözleşme bedeli için (ki bedeli iptal edilen uçak simülasyonu nedeniyle 686.000,00 USD'ye düşmüştür) 943.317,00 USD olarak iddia ettikleri zarar bedelinin müvekkilinden istendiğini, davalının gönderdiği ihtarname, müvekkilinin bundan sonra sözleşmeden beklediği yararı elde edemeyeceği yönündeki güçlü kanısı ve sözleşmelerin müvekkili açısından çekilemez ve sürdürülemez bir noktaya gelmiş olması nedeniyle, müvekkili tarafından sanal oyun sistemleri malzeme alım ve montaj işleri taşeron sözleşmesinin Kadıköy 27.Noterliği' nin █████/2013 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshedildiğini, ancak davalı yanın müvekkili şirketin yaptığı işlere ilişkin faturalandırdığı tutarları sözleşmenin feshini bildirdikleri ihtarnamede verdikleri süre içinde müvekkili şirkete ödemediğini ileri sürerek dilekçe ekinde sundukları █████/2012 tarihli, 029633 numaralı, 305.000,00USD bedelli ( bu faturadan kalan 175.920,00USD), █████/2012 tarihli, ... numaralı, 105.000,00USD bedelli ve █████/2012 tarihli, 029649 numaralı, 3.918,74TL bedelli faturalardan kaynaklı olmak üzere toplam 402.920,00UBSD ile 3.918,74TL iş bedeli alacağının TL üzerinden değeri olan 729.495,08TL' nin temerrüt tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme kapsamında meydana getirdiğini ileri sürdüğü eseri ayıplı ayıplı meydana getirdiğini ve üstelik taahhüt etiği sürelere de uymadığını, davacının üstlendiği edimlerini sözleşmenin özel şartlar saşlıklı 14.2. Maddesi uyarınca █████/2012 tarihinde bitirmeyi taahhüt ettiğini, ancak bu tarihte edimlerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına verdiği █████/2014
tarihli dilekçesi ile, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında müvekkilinin üstlendiği edimleri eksiksiz ve süresinde yerine getirdiğini, aktedilen sözleşmelerdeki iş bedellerinin davalı yanca ödenmemesi üzerine sözleşmelerin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğihi, bu nedenle müvekkilinin yüksek miktarda zarara uğradığını, zira proje bedelleri olan 402.920,00USD ve 3.916,74TL fatura bedellerinin ödenmediği gibi, davamıya teminat olarak verilen ... Bankası'na ait 100.000,00 USD bedelli teminat mektubunun haksız olarak nakte çevrildiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak teminat mektubunu nakte çevirmesi ve 100.000,00USD haksız kazanç elde etmesi nedeniyle 100.000,00USD ' lik teminat mektubunun paraya çevrildiği tarih olan 176.538,42TL' nin ticari avans faizi ile birlikte ödenmesi talepli İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ███████ Esas sayılı dosyası ile talep edildiğini, davalıya teslim edilen işler ile ilgili tanzim edelin fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ███████ Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, bu davaların İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ███████ Esas sayılı dosyası ile birleştiğini, müvekkili tarafından sözleşme gereğince yapılan işlerin eksiksiz tamamlanması akabinde davalı yanca bir takım ek talepleri olduğunu, müvekkili yanca bu ek işlerin de yapıldığını, yapılan bu işlere karşılık olarak müvekkili yanca █████/2012 tarihli, 029638 sıra numaralı,9.130,00TL bedelli fatura tanzim edilerek faturalarda yer alan ekipmanların davalıya teslim edildiğini, faturanın davalıya teslim edildiği ve davalının ticari defterinde bu faturaların kaydedildiğinin birleşen İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ███████ Esas sayılı dosyasından alınan █████/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiğini, söz konusu fatura bedelinin davalı yanca ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından davalı hakkında İstanbul 23. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasından toplam 9.406,12 TL' nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gerek sözleşme kapsamındaki işlere ilişkin faturalara, ne de davanın konusu olan sözleşme kapsamı dışındaki bazı alımlara ilişkin faturalara itiraz edilmemesinin davacının alacak hakkının varlığını göstermediği gibi, davacılının kendisine ait yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı sebep olduğu giderler ve zararlardan dolayı davalıya borçlarının bulunmadığını, savunarak davanı reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı iş sahibi vekili birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin █████████ Esas sayılı dosyasına verdiği █████/2014 tarihli dilekçesi ile, davacının sözleşme gereğince uçak simülatörü, ralli simülatörü, motorsiklet simülatörünün gereken özelliklerde ve gerektiği sürede tam ve eksiksiz olarak temin etme, montajını yapma ve sorunsuz çalıştığından emin olarak teslim etme yükümlülüklerine aykırı davranması sebebiyle, bu mallar ve eşyalar için davacıya düşen tüm yükümlülüklerin müvekkili tarafından, kısa sürede 943.317,33USD' lik yüksek bir maliyete katlanılarak gerçekleştirilmek zorunda kalındığını ileri sürerek davalının ayıplı ve eksik ifası nedeniyle müvekkilinin ödeme yükümlülüğü doğmadığının tespitine, davalının ayıplı ifası sebebiyle tarafından müvekkili tarafından katlanılan 487.618,07 EURO ile 230.257,66 USD ve 141.170,39 TL zararın işlemiş yasal faiziyle beraber tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın reddine, Birleşen İstanbul 27.ATM nin ███████ esas ███████ karar sayılı dosyası ile açılan davanın kabulü ile, 729.495,08-TL alacağın temerrüt tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Birleşen İstanbul 4.ATM nin ████████ esas ████████ karar sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile, İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 9.406,12-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen İstanbul 13 ATM nin █████████ esas ████████ karar sayılı davanın reddine karar vermiştir.
Mahkeme kararı istinaf edilmiştir.
Dairemiz 13.07.2021 tarih ████████ Esas ve █████████ karar sayılı ilamı ile, "....Tüm bu kanun maddeleri ışığında somut olay değerlendirildiğinde; asıl davada davacı vekilince taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubu nedeniyle menfi tespit talep edilmiş ise de, █████/2013 tarihinde talep ıslah edilerek 175.460,00TL (100.000,00USD) tutarlı alacak davasına dönüştürüldüğü ve bu tutar üzerinden harç ikmal edildiği halde , mahkemece asıl davada davacı tarafın istirdat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olduğu gibi, asıl davada teminat mektubu yönünden menfi tespit talebinin reddine karar verildiği halde, birleşen ███████ Esas sayılı davada; motorsiklet simülatörü motor bedeli olan 85.000,00USD ile ralli simülatörü motor bedeli olan 105.000,00USD'nin toplam iş bedeli alacağı olan 402.920,00USD' ye eklenmesi akabinde de asıl davanın konusu olan ve rededilen 100.000,00USD teminat bedelinin toplam alacağa eklenmesi suretiyle bulunan 622.000,00USD alacaktan, davalı yanca ödendiği ihtilafsız olan 172.550,00USD düşülerek taleple bağlılık ilkesi gereği 402.920,00USD + 3.916,74TL iş bedeli alacağına hükmedilmesi hatalı ve kendi içinde çelişkili olmuştur. Tarafların esasa ilişkin istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede; birleşen █████████ Esas sayılı davada, davacı yüklenici yanca dava konusu olan ralli ve motor simülasyonunun ayıplı olduğu iddia edilmiş ve mahkeme ve hükme esas alınan bilirkişi kurul ek raporunda ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de; gerek mahkeme gerekse bilirkişilerce yapılan incelemede, Sanal Oyun Sistemleri Mal Alım Ve Montaj İşleri Taşeron Sözleşmesi 'nin Genel Şartlar bölümünün " ..." başlıklı 17.5’inci maddesinin (1) no’lu bendinde düzenlenen 1 yıllık ... süresinin değerlendirilmediği, bilirkişi kurulunca tespit edilen ayıpların belirlenen 1 yıllık ... süresi kapsamında kalıp kalmadığı yönünden her hangi bir tespit yaptırılmadığı, bu hali ile mahkemece verilen hükmün eksik olduğu, bu madde gereğince yapılacak incelemenin ve değerlendirmenin sonuca etkili olacağı anlaşılmaktadır. O halde yukarıda yapılan tüm açıklamalar ve tespitler ışığında mahkemece yapılacak iş, öncelikle asıl dava ve birleşen ███████ Esas sayılı davada tarafların tüm talepleri açısından kabul veya ret nedenleri yönünden gerekçeli ve talepleri tek tek karşılar nitelikte denetime elverişli, kendi içinde tutarlı hüküm kurulması ile birleşen █████████ Esas sayılı davada, sözleşmenin" ..." başlıklı 17.5’inci maddesinde düzenlenen 1 yıllık ... süresinin değerlendirilmesi suretiyle sonucuna uygun karar vermekten ibarettir. .." gerekçeleri ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermiştir.
Dairemiz kaldırma kararı itibariyle mahkemece yargılama yapılmıştır.
Mahkemece, Eser sözleşmesi, 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu,TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu ... ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve ... süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın ... süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları). Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işlerin bedeli, teslim tarihine bu işlerin ikmâl edilebileceği sürenin ilavesiyle bulunan tarihteki rayiç bedellerle talep edilebilir. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek yoktur. Eksik işler yönünden TBK 474-478. maddelerindeki hükümler uygulanmaz. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi' nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı) Yukarıda birleşen ███████ esas sayılı dosyanın gerekçesinde açıklandığı üzere; Sözleşme ekinde herhangi bir teknik şartname veya ulusal/uluslararası bir standart olmaması nedeni ile sayılan unsurlar ayıp, hata veya kusur olarak nitelendirilmemiştir. Kaldı ki, aksinin kabulü halinde dahi davalı tanığı Basri Akdağ tarafından araçların ithal edildiği ülkelere muayene için davalı şirket yetkililerinin çağrıldığı, ancak İngiltere' deki araçların resimleri kendilerine geldiği için gidilmediğini, Çin' den gönderilen fotoğrafta sıkıntı gözüktüğü için yerinde incelendiği beyan edilmiş olmakla davacı tarafça davalının muayene için davet edildiği, davalının fotoğraflarla yetinerek İngiltere' de malları teslim aldığı, teslim anında gerekli muayene yükümlülüğünü yerine getirmediğinden buna kendisinin katlanması gerektiği kabul edilmiş olmakla; eserin açıkça veya örtülü olarak kabulü anında gözden geçirme sırasında farkedilebilecek ayıplar için TBK m. 477 hükmünce ayıptan sorumluluk söz konusu olmayacağından ve bu durumda davalının ... sorumluluğununda bulunmadığı kabul edilmekle, A) Mahkememizin ████████ esas sayılı asıl dava dosyası yönünden, davanın KABULÜ ile, 176.538,42 TL teminat mektubunun nakde çevrilmesinden kaynaklı alacağın, teminat mektubunun nakde çevrildiği tarih olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) Birleşen İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ esas ███████ karar sayılı dosyası yönünden, davanın KABULÜ ile,
729.495,08 TL alacağın temerrüt tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C) Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas ████████ karar sayılı dosyası yönünden, davanın KABULÜ ile,
İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 9.406,12 TL asıl alacak, 49,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.455,73 TL üzerinden devamına, hükmedilen alacağın % 20 si oranında hesap edilen 1.891,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D) Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ esas ████████ karar sayılı dosyası yönünden, davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Davalı birleşen davacı ... vekili istinaf dilekçesiyle, asıl davada verilen hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk dairesi ilamına aykırı olarak değiştirilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça verilen teminat mektubunun edimlerin teminatı niteliğine dönüştürülmesinin kabul edildiği, bu mektubun geçici kabule kadar geçerli olduğu, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde ise bu mektubun paraya çevrilebileceği ve borçların mektuptan mahsup edilebileceğinin hüküm altına alındığını, davacı tarafça taahhüt edilen yükümlülüklerin süresinde yerine getirilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirket tarafından teminat mektubu paraya çevrilmiş ve davacı şirketin bir kısım borçları bu teminat mektubundan mahsup edildiğini, dolayısıyla müvekkil şirketin işbu banka teminat mektubu sebebiyle davacı şirkete herhangi bir borcu yahut sorumluluğu bulunmadığını, birleşen dava İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası bakımından istinaf ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanmaksızın hüküm kurulmasının tereddütsüz bir ortadan kaldırma sebebi teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sayın bilirkişiler tarafından; 13.07.2021 tarihli istinaf ilamında açıkça 1 yıllık ... süresinin ve tespit edilen ayıpların 1 yıllık ... süresi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin ifade edilmiş olmasına karşın, ayıp bildiriminin süresinde olup olmadığına ilişkin hiçbir tespitte bulunmadığını, yalnızca "Moto Cross simülatöründeki hidrolik sistem haznesinin davacı şirket tarafından değiştirilmesi gerektiği" ifade edildiği, ... taahhüdü, normal ayıba karşı tekeffül hükümlerinden farklı olarak, alıcı lehine daha güçlü bir koruma sağladığını, ... süresi içinde ortaya çıkan ayıplar bakımından, ayıbın teslim sırasında mevcut olup olmadığı veya basit bir inceleme ile fark edilip edilemeyeceğinin önem arz edeceğini,
zira aksi yönde bir görüşün kabulü halinde ... taahhüdünün ayıba karşı genel sorumluluk hükümlerinden herhangi bir farkı kalmayacağını, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu, usulüne aykırı tanzim edildiğini, raporun her bir bilirkişi tarafından münferiden hazırlanıp ardından metinlerin birleştirildiğini, kurul halinde görevlendirme söz konusu ise bilirkişilerin bilgilerine başvurulan hususu biraraya gelerek aralarında mütalaa ve müzakere etmeleri gerekir. bilirkişi kurulunun biraraya gelmeden rapor hazırlaması sağlıklı bir sonuca varılabilmesi açısından doğru bir usul olmadığı gibi hmk'nın 279 maddesi hükmüne de aykırılık teşkil eder." hükme esas alınan bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konuları hakkında eksik tespitte bulunulduğunu, sayın bilirkişi heyeti tarafından uçak simülatörüne dair değerlendirme yapılmamış olmasının kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında "uçak simülatörünün sözleşmeden çıkarılmasına dair" hiçbir mutabakat bulunmadığını, uçak simülatörünün üretilmesi yükümlülüğü son ana kadar davacı şirket üzerinde olduğunu, nitekim karşı taraf vekili █████/2021 tarihli celsede de uçak simülatörünün teslim edilmediğinin açıkça ikrar edildiğini, somut olayda sayın bilirkişiler tarafından "sanki sözleşme süresi devam ederken taraflar arasında bir mutabakat yapılarak uçak simülatörü üretiminden vazgeçilmiş" gibi bir rapor düzenlenmiş ise de işin gerçeğinin bu şekilde olmadığını, müvekkil şirket son ana kadar davacı şirketin uçak simülatörünü teslim etmesini beklemiş ancak sözleşmede kararlaştırılan tarihte halen teslim edilmemiş olması sebebiyle zaruri olarak başka bir şekilde ilgili uçak simülatörü temin edildiğini, dolayısıyla davacı şirket tarafından sergilenen davranış eksik ifa ve sözleşmeye açık aykırılık niteliğinde olduğunu, dava konusu simülatörler üzerinde birebir fiziksel inceleme sonucunda tanzim edilmiş olan tuv - sud raporları sayın bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığını, dava konusu ürünlerin üretimi ve teslimi 2012 yılında yapılacak iken davacı şirket 1992 model motor kullanıldığını, dolayısıyla motorun eski olması sebebiyle hem metalleri yorulmuş hem de deforme olmuş vaziyette olduğunu, ancak sayın bilirkişi bu durumu "dış kabuk önemli değildir" diyerek ifade etmekte ve davacı şirket tarafından sergilenen ayıplı ifayı meşrulaştırmaya çalıştığını, ürünler üzerindeki çizik, pas ve deformeler konusunda ise sayın bilirkişi "sözleşme ekinde teknik şartname olmaması" sebebiyle söz konusu hususları ayıp niteliğinde değerlendirmediğini, müvekkil şirket tarafından nakliyeye yönelik yazışmalar yapılmış olması, davacı şirket tarafından süresi içinde ifa yapıldığı anlamına gelmediğini, ...'nın eserlerin ihracatını gerçekleştiremeyecek derece de tecrübesiz olduğu son anda ve somut olayın içinde ortaya çıkmış, nakliye işlemleri gecikmiş, ... tarafından ihracat yanlış yapılmış, beyannameler yanlış doldurulmuş ve bu sebeplerle gümrük işlemleri mecburen zaman baskısı altında müvekkil tarafından gerçekleştirilmek zorunda kalındığını, sözleşme gereğince gümrük işlemlerinin yapılmasından sonra da davacı ...'nın sözleşmesel yükümlülüklerinin bitmediğini,
sözleşme uyarınca ... araçları Türkmenistan'da tam ve eksiksiz olarak devreye almak, kurulumunu gerçekleştirmek, teslim etmek zorunda olduğunu, sadece ...'nın yapması gereken nakliye işi müvekkil tarafından gerçekleştirilmek zorunda kaldığını, sözleşme gereğince türkmenistan’a nakliyesi ...'nın yükümü olan malzemelerin ihracatı ve nakliyesi sırasında yaşanan gecikmeler ve yanlışlıklar, gümrük işlemlerindeki hatalar nedeniyle kayak, golf ve bowling simülatörünün nakliyesi de gecikmiş, yine zaman kısıtı nedeniyle bu nakliye bedelleri sebebiyle de müvekkil zarara uğradığını, karşı dava yönünden sayın bilirkişilerce hiçbir inceleme yapılmamış olması kabul edilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; asıl dava ve davacı tarafça açılan birleşen davalar yönünden detaylıca incelemeler yapılmış iken, müvekkil şirket tarafından ikame edilen karşı dava bakımından hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.
Asıl davada, davalı ... ... Anonim Şirketi tarafından sözleşme kapsamında verilen banka teminat mektubunun haksız ve hukuka aykırı şekilde nakde çevrildiği, davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği ve davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı ileri sürülerek teminat mektubu bedelinin istirdadı ile alacağın tahsili talep edildiği, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği, eksik ve ayıplı ifa nedeniyle teminat mektubunun paraya çevrilmesinin haklı olduğu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı savunularak davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Birleşen İstanbul 27 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013 61 esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından sözleşme kapsamında gerçekleştirilen işler karşılığı hakediş alacaklarının tahsili talep edildiği, davalı ... ... Anonim Şirketi tarafından ise sözleşme konusu işlerin ayıplı ve eksik ifa edildiği, bu nedenle ödeme yükümlülüğünün doğmadığı ve davacının talep ettiği alacakların gerçeği yansıtmadığı savunularak davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Birleşen İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014 224 esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından sözleşme kapsamında verilen banka teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği ve davalıya borç bulunmadığı iddiasına dayanılarak teminat mektubu bedelinin iadesi ve alacağın tahsili talep edildiği, davalı ... ... Anonim Şirketi tarafından ise davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği, işlerin eksik ve ayıplı olduğu, bu nedenle teminat mektubunun paraya çevrilmesinin haklı olduğu savunularak davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... ... AŞ tarafından açılan birleşen İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi 2014 1581 esas sayılı dava dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı tarafından üstlenilen işlerin sözleşmeye uygun şekilde ve süresinde ifa edilmediği, ayıplı ve eksik imalat yapıldığı, teslim edilen ürünlerin deformasyonlu, eski ve kalitesiz olduğu, bu nedenle işin kabul edilmediği, sözleşme hükümleri gereği işlerin davacı tarafından tamamlandığı ve bu kapsamda yüksek maliyetlere katlanıldığı, ayrıca bağımsız denetim raporları ile ayıpların tespit edildiği, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının ödeme yükümlülüğünün doğmadığının tespiti ile ayıplı ifa nedeniyle uğranılan 487618,07 Euro, 230257,66 ABD Doları ve 141170,39 TL zararın faizi ile birlikte tahsilinin talep edilmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davacının üstlendiği edimleri yerine getirdiği, malzemelerin sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiği ve kurulumların yapıldığı, davacının haksız şekilde ek taleplerde bulunduğu, düzenlenen faturaların davacıya teslim edilerek ticari defterlere işlendiği ve süresinde itiraz edilmediği, davacının borçlarını ödemediği, bu nedenle icra takibi başlatıldığı, yapılan itirazın haksız olduğu, ayrıca davacının sözleşme kapsamındaki edimleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen haksız taleplerde bulunduğu savunularak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014 224 esas sayılı asıl davasında mahkemece davacı tarafından verilen banka teminat mektubunun avans teminatı niteliğinde olduğu, avansın hakedişlerden mahsup edilerek teminatın işlevini tamamladığı, buna rağmen davalı tarafından teminat mektubunun nakde çevrildiği, bu nedenle davacının teminat mektubu bedeli yönünden alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 176538,42 TL’nin tahsiline karar verildiği, İstanbul 27 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013 61 esas sayılı birleşen davasında taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının gerçekleştirdiği işler karşılığı hakediş alacağının bulunduğu, bilirkişi raporları ve cari hesap kayıtlarına göre davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 729495,08 TL alacağın tahsiline karar verildiği, İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014 1581 esas sayılı birleşen davasında ise davacı tarafından ileri sürülen alacak taleplerinin ispat edilemediği ve davacının iddialarını destekler nitelikte yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında █████/2012 tarihli ve 120.400,00USD bedelli " Buz Pisti Ses Ve Işık Sistemleri Malzeme Alım Ve Montaj İşleri Taşeron Sözleşmesi" ( ... Projesi) başlıklı ve bila tarihli, 800.000,00USD bedelli " Sanal Oyun Sistemleri Mal Alım Ve Montaj İşleri Taşeron Sözleşmesi "(...Kompleksi Projesi) başlıklı 2 adet sözleşme imzalanmıştır.
Taraflar arasında akdedilen eser sözleşmeleri kapsamında davacı tarafından verilen banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi, ayıplı ifa, eksik iş, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin asıl ve üç birleşen dava birlikte değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında dava konusu simülatör sistemlerine ilişkin olarak ileri sürülen ayıp ve kusurların teknik şartname bulunmaması nedeniyle ayıp olarak nitelendirilemeyeceği, tespit edilen eksikliklerin basit işçilikle giderilebilir nitelikte olduğu, bu giderim bedelinin toplamda sınırlı bir tutar teşkil ettiği, teslim edilen ürünlerin teslim ve kabul süreçleri ile muayene yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirildiğinde açık ayıp niteliğinde olan hususların süresinde ihbar edilmediği, ... kapsamında ileri sürülen iddiaların ise teslim anında mevcut olmayan ve sonradan ortaya çıkan ayıplar bakımından ispatlanamadığı, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde teknik şartnameye yer verilmemiş olması nedeniyle ileri sürülen pek çok hususun sözleşmeye aykırılık veya ayıp kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı iş sahibinin teslim anında gerekli incelemeyi yapmadığı ve bu nedenle TBK 477 kapsamında ayıptan sorumluluğa gidilemeyeceği, teminat mektubunun ise sözleşme kapsamında verilen nakit avansın teminatı niteliğinde olduğu ve davacı tarafından hak edişlerden mahsup edilerek fonksiyonunu tamamladığı, bu nedenle teminat mektubunun nakde çevrilmesinin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı tespit edilmiştir. Yine dosya kapsamındaki ticari defter ve kayıtlar ile bilirkişi incelemeleri sonucunda davacının alacaklı olduğu, davalının temerrüde düştüğü ve alacağın varlığı ile miktarının ispatlandığı kabul edilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesi itibariyle yapılan incelemede, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, sözleşme eki teknik şartname bulunmadığı, ileri sürülen hususların önemli bir kısmının ayıp olarak nitelendirilemeyeceği, mevcut eksikliklerin ise basit işçilikle giderilebilir nitelikte olduğu ve sözleşmede öngörülen kesin veya geçici nefaset kapsamında düşük oranlı bedellerle giderilebileceği açıkça belirtilmiştir, ayrıca teslim edilen ürünlerde ileri sürülen ayıpların önemli kısmının açık ayıp niteliğinde olduğu ve süresinde ihbar edilmediği tespit edilmiştir, bu nedenle ilk derece mahkemesinin ayıplı ifa iddiasını reddeden kabulü dosya kapsamına uygun olmuştur.
Bilirkişi raporlarında, ... hükümlerinin uygulanabilmesi için teslim sonrası ortaya çıkan ve yükleniciden kaynaklanan bir ayıbın varlığının ispatlanması gerektiği, somut olayda ise bu yönde teknik bir tespitin bulunmadığı, teslim anında mevcut ve tespit edilebilir hususlar bakımından ... sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiştir, ayrıca teslim ve kabul sürecinde gerekli muayene yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlaşılmış olup ilk derece mahkemesinin bu yöndeki değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosya kapsamı, sözleşme hükümleri ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu banka teminat mektubunun nakit avansın teminatı olarak verildiği, bu avansın davacı hak edişlerinden mahsup edilerek teminat mektubunun fonksiyonunu tamamladığı, bu aşamadan sonra teminat mektubunun nakde çevrilmesinin sözleşmeye uygun olmadığı anlaşılmış olup ilk derece mahkemesinin teminat mektubunun haksız şekilde nakde çevrildiğine ilişkin kabulü yerindedir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları ile bilirkişi incelemeleri sonucunda davacının alacaklı olduğu, alacağın miktarının tespit edilebilir olduğu ve davalının temerrüde düştüğü belirlenmiştir, bu nedenle ilk derece mahkemesinin asıl dava ve birleşen davalardaki alacak kalemlerine ilişkin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Birleşen İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında alacağın varlığı ve temerrüt sabit olup kabul kararı yerindedir, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında faturalara dayalı alacak ve icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu sabit olup itirazın iptali kararı usul ve yasaya uygundur, birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında ise ayıplı ve eksik ifa iddialarının ispatlanamadığı, sözleşmeye aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle verilen ret kararı dosya kapsamına uygundur, bu nedenle birleşen davalar yönünden ilk derece mahkemesi değerlendirmelerinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosyada birden fazla bilirkişi raporu alınmış, itirazlar üzerine ek raporlar düzenlenmiş ve nihai raporun teknik, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmüştür, raporların dosya kapsamındaki diğer delillerle uyumlu olduğu, dairemiz kaldırma kararına uygun olduğu anlaşılmış olup ilk derece mahkemesince bu raporlara itibar edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Asıl davada davalıdan alınması gereken 12.059,33 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.014,83 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.044,50 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Birleşen ███████ esas sayılı davada alınması gereken 49.831,81 TL istinaf karar harcından peşin alınan 12.457,95 TL'nin mahsubu ile bakiye 37.373,86 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Birleşen ████████ esas sayılı dosya davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 161,48 TL'nin mahsubu ile bakiye 570,52 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!