Anahtar kelimeler: Davaistirdat Nilüfer Davadavacı Yaşandığını Olayının Civarında Olayı Ştinin Fabrikasında İstirdat

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:İstirdatİSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasındaki İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bulunan .... Şti.'nin, Bursa İli, Nilüfer İlçesi, ... Mahallesinde yer alan fabrikasında, █████/2018 tarihinde saat 22:00 civarında hırsızlık olayının yaşandığını, anılan hırsızlık olayı sırasında, müvekkili şirkete ait kasa açılarak, kasa içerisindeki bulunan çeklerin çalındığını, müvekkili şirket fabrikasında meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin taraflarınca hem Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ Soruşturma Numaralı dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, hem de çalınan çeklere ilişkin Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyası kapsamında çeklerin iptali talepli dava ikame edildiğini, müvekkili şirketten çalınan çeklere ilişkin olarak Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyası kapsamında devam eden yargılama sırasında, davaya konu ve hırsızlık neticesinde müvekkilinin elinden çıktığı bulunan çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine rağmen davalı kötü niyetli hamil ... A.Ş. tarafından... Bankası ... Şubesine ait, ... çek numaralı, █████/2018 keşide tarihli, 30.000,00-TL bedelli çek İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyası kapsamında iptali talep edilen işbu çekin icra takibine konu olarak ortaya çıkması nedeniyle .... Bankası ... Şubesine ait, ... çek numaralı, █████/2018 keşide tarihli, 30.000,00-TL bedelli çeke ilişkin istirdat ve menfi tespit davası açtıklarını, öncelikle İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına her kim tarafından olursa olsun yatırılacak olan borç tutarının mahkemeye yapılacak yargılama sonuçlanıncaya kadar, İcra Müdürlüğü kasasında blokeli olarak tutulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ardından ise, davalı tarafından gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın, çekin görüntüsünden dahi açıkça belli olan hukuka aykırılık dikkate alınmaksızın, basiretli bir tacir gibi hareket edilmeksizin ve kötü niyetli şekilde elde edilen... Bankası ... Şubesine ait, ... çek numaralı, █████/2018 keşide tarihli, 30.000,00-TL bedelli çekin istirdadına ve işbu çeke ilişkin müvekkilinin borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, İstanbul 21. İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyasına her kim tarafından olursa olsun yatırılacak olan borç tutarının Mahkemenizce yapılacak yargılama sonuçlanıncaya kadar, İcra Müdürlüğü kasasında blokeli olarak tutulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafından kötü niyetli şekilde elde edilen.... Bankası ... Şubesine ait,... çek numaralı, █████/2018 keşide tarihli, 30.000,00-TL bedelli çekin istirdadı ile işbu çeke ilişkin müvekkillerinin borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, İstanbul 21.İcra Müdürlüğü .... numaralı dosyasında davacı borçlular hakkında girişilen, çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığını ve sonrasında davacı borçlu tarafından iş bu istirdat davasının açıldığını, davacı borçlular vekili dava dilekçesinin girişinde davacı borçluların, müvekkili şirkete borçlu olmadıklarını iddia ettiğini ve devamında T.C. ... Bankası, ... seri numaralı 30.000,00 TL bedelli ... Şirketi tarafından keşide edilen çekin çalındığını ve bu nedenle arka yüzünde yer alan ...'ın ismi ve ...Şirketi kaşesi üzerinde yer alan imzaların davacı borçlulara ait olmadığını iddia ettiğini, davacı borçlu vekilinin bu iddialarını kabul etmek mümkün olmadığını, ...'ın ismi ve ... Şirketi kaşesi üzerinde yer alan imzaların davacı borçlulara ait olmadığı iddiası yerinde olmadığını, davacı borçluların dava dilekçelerinin devamında müvekkili şirket ... A.Ş. 'ye karşı herhangi bir borcunun olmadığını ve takibe konu çekteki ciro silsilesinde yer alan gerçek ve ya tüzel kişi tacirler ile ticari ilişkilerinin olmadığını iddia ettiğini, davacı borçluların bu iddiaları gerçek dışında olduğunu, TTK'nın 730. maddesinin göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanun'un 636. maddesine göre kambiyo senetlerinde "müteselsil borçluluk" esası olduğunu, senette imzası bulunan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumlu olduğunu, takibe konu çek incelendiğinde davacı borçlu ...'ın ismi üzerinde ve davacı şirkete ait kaşe ve kaşenin üzerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunun görüleceğini, çekte açıkca şirket kaşesi ve şirket yetkilisinin imzasının bulunması nedeniyle davacı borçlu ... ve davacı borçlu şirket ... Şirketi, müvekkili şirkete borçlu konumunda olduğunu, davacı borçluların iddiaları gerçek dışı olduğundan itibar edilmemesinin gerektiğini, karşı dava haklarının ve fazlaya dair ve diğer haklarının saklı kalmak üzere, izah edilen ve mahkemece re'sen göz ününde bulundurulacak ve yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek nedenlerle, davacı borçlunun açtığını iş bu davanın reddine, davaya konu icra takibinin devamına,davacı borçlunun tedbir talebinin reddine, haksız olan davacı borçlu taraf aleyhine, itiraz ettiği tutar üzerinden %20'den aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatı ile icra takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...dava ve takip konusu çekte davacı şirket yetkililerine atfen imza atılmış olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi ve ATK raporunda söz konusu imzanın şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı, bu şekilde söz konusu çekin davacı ...'ı ve davacı şirketi bağlamayacağı, davacıların dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacıların sahtelik iddiasını herkes karşı öne sürebilecekse de davalının defterleri incelendiğinde dava konusu faktoring işlemleri usule uygun olduğundan davacıların dava konusu çekin istirdadı talebinin reddine, davalının kötü niyetli olduğu hususunda kanaat oluşturacak bir delil olmadığından davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine dair dava konusu.... Bankası ... Şubesine ait, ... çek numaralı, █████/2018 keşide tarihli, 30.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacıların davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine,davacının istirdat talebinin reddine " karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;davalı ... A.Ş.'nin 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile ilgili faktoring mevzuatına uygun şekilde davranmadığını, Mahkemece faktoring mevzuatına atıfta bulunulmuşsa da, bu mevzuat hükümlerine uygun bir faktoring işlemi olup olmadığının dahi değerlendirilmediğini, davalı ... A.Ş.'nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun █████/2010 tarihli, 134-2 sayılı tebliğine aykırı davrandığını, davalı tarafça faktoring sözleşmesinin dayanağı olarak sunulan faturanın sahte olduğunu, fatura içeriğinden de bu durumun açıkça anlaşılacağını, davalı ... A.Ş. ile faktoring sözleşmesi imzaladığı iddia olunan, "...-..." isimli bir şirketin de bulunmadığını, tüm bu açıklamaları ve yazılı delillerine rağmen, Mahkemece eksik ve hatalı gerekçelendirme ile istirdat taleplerinin reddedildiğini, faktoring şirketinin kötüniyetinin ispat edilemediği ifade edilmekle yetinildiğini, halbuki argümanlarının hiç birinin gerekçeli karar yahut bilirkişi raporu kapsamında yer bulmadığının açık olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamının duruşmalı olarak değerlendirilmek suretiyle ortadan kaldırılarak, davalı tarafından kötü niyetli şekilde elde edilen.... Bankası ... Şubesine ait, ... çek numaralı, █████/2018 keşide tarihli, 30.000,00-TL bedelli çekin istirdadı ile işbu çeke ilişkin müvekkillerinin borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin salt bilirkişi raporları çerçevesinde, başkaca hususları dikkate almadan hüküm kurduğunu, söz konusu raporların karşılaştırma belgelerindeki keşideciye ait imzaları kendi aralarında değerlendirilmiş olup, iş bu davanın aydınlatılması hususunda önemli olan bilirkişi raporunun yeterli özen ve araştırmaya yer verilmeksizin hazırlandığını, dolayısıyla yeterli araştırma ve açıklamalara yer vermeden hazırlanmış rapora dayanarak mahkemenin hüküm kurması hukuka ve usule uygun düşmediğini, öte yandan iyi niyetli müvekkilinin çekin tahrifata uğrayıp uğramadığını bilebilecek konumda olmadığını, müvekkili şirket tamamen hukuka uygun ve iyi niyetle hareket ettiğini, takibe konu çekte de görüldüğü üzere ciro silsilesinin düzgün olduğu veçhile yetkili hamil sıfatını haiz müvekkilinin hukuka aykırı ve kötü niyetle herhangi bir işleminin olmadığı ortada olması nedeniyle söz konusu davanın reddi gerektiğini, mahkeme hükmünün istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın mahkemece yeniden yargılama yapılması suretiyle görülmesi ile yerel mahkeme kararının bozularak; davanın reddine, haksız olan davacı yan aleyhine dava konusu tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini, istinaf yolu ile karar verilememesi halinde ise kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak ve talepleri doğrultusunda karar verilmek amacı ile mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava,menfi tespit ve çek istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile dava konusu çek nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine, çekin istirdatı isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dava konusu çekin incelenmesinde; ... Bankası ... Şubesine ait ... seri no.lu 06.07.2018 tarihli 30.000 TL bedelli çek olduğu, ... Şirketi tarafından davacı ... adına keşide edilen çekin ciro silsilesinin davacılar ..., .... Şti., dava dışı ....-... ve davalı ... A.Ş. şeklinde olduğu görülmüş olup; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında, davacı şirket tarafından dava konusu çekin iptali için dava açıldığı, mahkemece ödeme yasağı kararı verildiği, anılan çekin İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile davalı ... A.Ş. Tarafından icra takibine konu edilmesi üzerine davacı tarafça çek hakkında dava açılması nedeniyle bu çek yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.İstanbul 21.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında davalı ... A.Ş. Tarafından davacılar ile dava dışı ... (...), ... Şirketi hakkında 30.000 TL çek bedeli ve 416,71 TL işlemiş faiz, 3.000 TL çek tazminatı, 90,00 TL komisyon, 100,20 TL ihtiyati haciz masrafı , 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 34.091,91 TL üzerinden 02.08.2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmış, İstanbul 17.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 10.08.2018 tarih ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı 18.09.2018 tarihinde kesinleşen kararı üzerine alacaklı davalı tarafından 15.10.2018 tarihli dilekçeyle davacı borçlular ... ve .... ŞTİ yönünden dosyanın tefrik edilerek yetkili Bursa İcra Dairesine gönderilmesi talep edilmiş ancak davacılar hakkında icra takibine devam edilmediği anlaşılmıştır. Somut olayda davaya konu çekte lehtar-ciranta konumunda olan davacı ... ve ikinci ciranta konumunda olan davacı .... Şti., çekteki ciro imzalarının sahte olduğu iddiasıyla menfi tespit ve istirdat isteminde bulunmuştur.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti de senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK'nun 26.04.2006 tarih ███████-259 E, ████████ K. sayılı kararı) Eldeki davada davacılara atfen atılan ciro imzalarının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olup olmadığı konusunda imza incelemesi için usulüne uygun olarak gerekli deliller toplanarak Adli Tıp Kurumu'ndan raporlar alınmıştır. Davalı vekilince karşılaştırma belgelerindeki keşideciye ait imzaların kendi aralarında değerlendirilerek eksik inceleme yapıldığı yönünde istinaf isteminde bulunulmuş ise de anılan raporlarda gerekli inceleme yapılarak dava konusu çekteki davacılara atfen atılan ciro imzalarının davacı ...'a ve davacı şirketi temsil eden diğer şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği gözetildiğinde davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Diğer yandan davacı tarafça kendisinden sonraki ciranta ve son hamil davalının çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ileri sürülmüştür.Dosya kapsamından davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında 23.01.2018 tarihinde Faktoring Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme tahtında davalı şirkete temlik edilen 10.02.2018 tarih ... nolu 35.400 TL tutarındaki, borçlusunun davacı .... Şti. olduğu faturanın 30.000 TL'lik kısmının temlik edildiği, dava dışı ... (...) tarafından imzalanmış alacak bildirim formunun bulunduğu, davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarında dava konusu çekin 15.02.2018 tarihinde faktoring işlemine istinaden portföye giriş kaydının yapıldığı, çekin keşide tarihinde tahsil edilmesi amacıyla bankaya takasa verildiğinde çek üzerinde ödeme yasağı kararı bulunması sebebiyle karşılıksız çek olarak kayıtlara işlendiği, davalı şirket tarafından dava dışı ... firmasına 13.02.2018 tarihinde 26.800 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK)"Elden çıkan çek" başlıklı 792. Maddesi olduğu ve "(1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamil yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğu taktirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. Bu kapsamda somut olayda davalı faktoring şirketinin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olup olmadığı veya iktisapta ağır kusurlu bulunup bulunmadığı üzerinde durulması ve 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu hükümlerinin değerlendirilmesi gerekir.6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesinde "faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez," hükmü; 9/3 maddesinde " Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmü düzenlenmiştir.Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, BDDK Tarafından 04.02.2015 tarihli ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 01.01.2015 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Anılan yönetmeliğin 8/1. maddesinde;"faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiş, aynı yönetmeliğin "İstihbarat Çalışması" başlıklı 5. maddesinde ise; ''Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması; a)Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.'' hükmü düzenlenmiştir.Dosya kapsamına alınan ek bilirkişi raporunda, faktoring işlemine konu 10.02.2018 tarih ... nolu 35.400 TL tutarındaki faturanın merkezi fatura kaydı sistemine işlenmiş olduğu, faturaya karşılık teslim edilen dava konusu çekin keşidecisi hakkında gerekli istihbarat çalışmasının yapıldığı belirtilmiş ise de davalı tarafça dava dışı müşterisi ...'in mali durumu, itibarı ve işlem geçmişi hakkında araştırma ve değerlendirme yapıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı gibi temlik alınan çek bedeli ile fatura bedeli uyuşmamakta olup, davalı tarafça faturaya konu mal/hizmetin teslimine ilişkin davacı cirantaya başvurulup, tesvik edici belge talep edildiğine başka bir deyişle teyit alma işlemini yerine getirildiğine ilişkin de bir delil sunulmamıştır. Davalının faktoring işlemleri ile iştigal eden tacir olup, yaptığı işlemlerde yönetmelik hükümlerine titizlikle uyması ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği gözetildiğinde faturanın gerçekliğine ilişkin gerekli istihbarat çalışmasını yapmayan davalının, dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece dava konusu faktoring işlemleri usule uygun olduğunun kabul edilerek istirdat talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Somut olayda davalının elinde bulundurduğu çeki TTK 792. Maddesi gereği ağır kusur ile iktisap etmesi nedeniyle davacı, çek istirdadını/geri verilmesini davalıdan talep edebilecek ise de icra dosyasında bulunan reddiyat makbuzundan dava dışı keşideci ... Şirketi (yeni ünvanı: ... Şirketi) tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığı görülmüştür. Bu durumda icra dosyasına yapılan ödeme araştırılarak davanın çek bedelinin istirdatı davası olup olmadığı veya çek bedelinin istirdatı davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilmek suretiyle HMK'nın 31. maddesi gereği davacı tarafın bu hususta beyanı alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde istirdat isteminin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,4-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 512,33 TL harcın, alınması gerekli olan 2.049,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.536,97 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026