Anahtar kelimeler: Tazm Cismani Sakarya Bam Geliş Esaskarar Alanına Başkan Yazim Hesabi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararİSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVALI
: GÜVENCE HESABIVEKİLİ
: Av. ...DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)BAŞVURU TARİHİ
: 18.06.2025İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ
: 05.11.2025KARAR TARİHİ
: 20.05.2026YAZIM TARİHİ
: 21.05.2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.05.2023 tarihinde sürücü ... idaresinde bulunan 11 ... plakalı otomobilin Bilecik İli, Gölpazarı İlçesi, Üyük Köyü, Beş Göletler Mevkinde Gölete düşmesi sonucu içerisinde bulunan davacının kızı ...'ın vefat ettiğini, müteveffanın arka yolcu koltuğunda oturduğu esnada kazanın meydana geldiğini, bu nedenle vefat eden kızı ...’ın kazada hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, aracın işleteni ...'nın kaza esnasında hem alkol hem de uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu kabul ettiğini, bu nedenle de kazada %100 kusurlu olduğunu, sürücü ...’ya ait 11 ... Plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 17.05.2023 tarihinde Kara Yolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığını, davalıya başvuru yapıldığını ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava açılmadan evvel tazminat talebi ile müracaat edildiğini, başvuru üzerine derhal ... numaralı hasar dosyasının oluşturulduğunu, başvurucunun sunduğu belgelerin incelenemsinden kazanın karayolunda meydana gelmemesi sebebiyle trafik kazası olmadığının anlaşıldığını, kazanın karayolu ya da karayolundan sayılan yer üzerinde meydana gelmediği için sorumluluğun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 29.05.2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini 564.311,50 TL'ye arttırmıştır.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile, 564.311,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Güvence Hesabından temerrüt tarihi olan 15.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, Güvence Hesabının kaza tarihi itibariyle geçerli sigorta teminatı limitiyle sınırlı sorumlu tutulmasına dair karar verilmiştir.Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu trafik kazasının meydana geldiği yer itibariyle bir trafik kazasının varlığından bahsedilemeceğini, yapılan otopsi neticesinde de ölenlerin ölüm sebebinin boğulma olduğunun anlaşıldığını, soruşturma ve ceza yargılamasında toplanan delillerle trafik kazasının meydana geliş şekli maddi bir vakıa olarak ispatlandığını, hal böyle iken karayolundan sayılmayan göl kenarında araç henüz hareket halinde dahi değilken çalıştırılması esnasında göle düşmesi şeklinde meydana gelen olayın bir kaza sayılabilmesi ihtimali olmakla birlikte trafik kazası olmadığı da açıkça anlaşıldığını, yerel mahkeme kararında, desteğin, sürücünün aracına, sürücünün uyuşturucu madde etkisinde olduğunu bilerek bindiğine ilişkin dosyada bir emarenin bulunmadığını, dolayısıyla müterafik kusurun somut olarak ispat edilemediğinden müterafik kusur indirimi yapılmadığını, ancak müterafik kusur indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, destek ..., uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu bildiği şoförün aracına bindiğini ve yanında getirdiği uyuşturucuyu araç içerisinde hep birlikte içtiklerini, kazada vefat eden destek ...'ın annesi tarafından davalı kurum aleyhine açılan Bilecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesini talep ettiklerini ancak 15.05.2025 tarihli celsede birleştirme taleplerinin reddedildiğini, gerekçeli kararın temerrüt tarihi bakımından çelişkiler içerdiğini, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda 1,65 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılması gerekirken progresif rank yönteminin uygulanmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu tutulmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Somut olayda, 17.05.2023 tarihinde, dava dışı sürücü ...'nın yönetimindeki sigortasız otomobille Gölet Kenarında park halinden geri geri hareket edeceği sırada geri vites yerine birinci vitese takarak öne hareket etmesi ile otomobilin 3,5 metrekarelik yükseklikten gölete düşerek batması sonucu arka yolcu koltuğunda bulunan davacının kızının vefat ettiği, 07.02.2025 tarihli trafik bilirkişisi raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, mahkemece yapılan yargılamada alınan aktüer bilirkişi ek raporu uyarınca davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı sigorta şirketi, kaza yerinin karayolu olmadığı, kazanın bu nedenle rizikonun teminat kapsamında bulunmadığını savunmuştur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 2. maddesinde bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarında, karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.Somut olayda; kazanın kamuya açık arazi yoluna bağlı kamuya açık göl kenarında meydana geldiği, yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip, karayolu ile bağlantısı olan, bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edildiği, 2918 sayılı KTK'nun 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerden olup, meydana gelen zarar teminat kapsamında kabul edildiğinden davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve trafik kolluğu tarafından düzenlenen kaza tespit tutağı uyumlu olan trafik bilirkişisi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde, mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, 2918 sayılı KTK 99. maddesine uygun olarak temerrüt tarihinin belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, hesaplanan tazminat miktarının poliçe limitinin üzerinde olduğu gözetildiğinde müterafik kusur indirimi yapılamasının sonuca etkili olmayacağının ve hüküm altına alınan yargılama giderinde hata bulunmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin anılan yönlere değinen tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.05.2025 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 38.548,12 TL harçtan peşin alınan toplam 9.637,03 TL'nin mahsubu ile bakiye 28.911,09 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,4-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine,5- Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde İlk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20.05.2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*