Anahtar kelimeler: Özemniyet Nippon Sompo Efe Doga Otomotiv Yedek Bam Sakarya Esaskarar

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
"T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I"T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████BAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 06.05.2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararİSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVALI
: 1-...İSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVALI
: 2-EFE TUR ÖZEMNİYET TAŞIMACILIK PETROL OTOMOTİV YEDEK PARÇA TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİVEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: 3-SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİVEKİLİ
: Av. ...DAVACILAR
: 1-...2-...3-...4-...VEKİLİ
: Av. ...İHBAR OLUNAN
: 1 -DOGA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİVEKİLİ
: Av. ...İHBAR OLUNAN
: 2-TÜRK NİPPON SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ, ...DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)BAŞVURU TARİHİ
: 27.05.2025-03.06.2025-16.06.2025İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ
: 26.09.2025KARAR TARİHİ
: 15.05.2026İLAM YAZIM TARİHİ
: 15.05.2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın oğlu, ...'ün birlikte yaşadığı eski eşi ve ... ile ...'un babası olan ...'ün █████/2022 tarihinde motosikleti ile giderken Efetur'a ait olan ve ... tarafından kullanılan 41 ... plakalı araç ile kaza yaptığını ve vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını beyan ederek müvekkilleri için 1.000,00 er TL maddi tazminat ile ... ve ... için 65.000,00'er TL, ... ve ... için 35.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müteveffanın gelirinin kanıtlanması gerektiği, davacı tarafından sigortalının kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun ispatının gerektiği, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiği, sorumluluklarının teminat limiti ile sınırlı olduğu savunmaları ile davanın reddini talep etmiştir.Davalı Efe Tur vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin somut olayda sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle husumetten davanın reddinin gerektiğini, kazanın müteveffanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, destekten yoksunluk tazminatı talep edilebilmesi için desteğin eylemli ve düzenli olması gerektiğini, geçici nitelikteki yardımlar ile bu talepte bulunulamayacağını, davacı ... ile müteveffanın birlikte yaşadıklarına dair bir delil bulunmadığını, ceza yargılamasının bekletici sorun yapılması gerektiğini, taleplerin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, aracı hız sınırına ve kurallara uygun kullandığını, müteveffanın kırmızı ışıkta geçtiğini, alkollü olduğunu, koruma başlığı ve gözlüğü giymediğini, mevzuata uygun hiçbir önlem almadığını, kazaya müteveffanın sebebiyet verdiğini, eski eşin tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah taleplerinin kabulüne, toplam 1.383.220,15 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 24.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (Sompo Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline, toplam 200.000 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 24.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Efe Tur Şirketi ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından, Davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile; davacılardan ... için 5.550,67 TL, ... için 87.904,04 TL, ... için 164.163,22 TL, ... için 1.125.602,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bu tazminat bedellerine davalı Sompo Sigorta A.Ş için (Sompo Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu poliçe limitine tekabül eden miktarlar ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren, davalılar Efe Tur Özemniyet Taşımacılık Petrol Yedek Parça Turizm San. Ve Tic. Ltd Şti. ve ... için kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Davacıların manevi tazminat davasının kabulü ile; davacılardan ... için 65.000,00 TL, ... için 65.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Efe Tur Özemniyet Taşımacılık Petrol Yedek Parça Turizm San. Ve Tic. Ltd Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalı Sompo Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacılardan ...'ın müteveffanın eski eşi olduğunu ve kaza tarihinden önce boşandıklarını dolayısıyla destek ilişkisinin sona ermiş olması nedeniyle destekten yoksun kalma talep edemeyeceğini, somut delillerle bu hususu ispat da edemediğini, ... yönünden davanın reddi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2022 ve 29.12.2022 tarihli ███████ e. ████████ k. sayılı kararları ile iptaline karar verilen maddelerin dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulama alanı olmaması nedeniyle dikkate alınmaması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirip yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiği halde yapılmadığını, eksik ve hatalı inceleme ile verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı Efe Tur Özemniyet ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın eski eşi adına destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, destek ilişkisinin şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini, müteveffanın elde ettiği gelirinin ve bu gelirle davacılara destek olduğu iddiasının bağımsız somut delil olmaksızın yalnızca tanık beyanlarına istinaden kabul edildiğini, müteveffanın davacılara düzenli ve sürekli bir gelir sağlamadığının ortada olduğunu, aksini kanıtlar bir delilin de dosyada mevcut olmadığını, hüküm kurulurken bu hususun da göz önüne alınmamış olmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu ve yargılamanın yeniden yapılması gerektiğini, bununla beraber dosyada yapılan ve hesaba esas kusur değerlendirmesine tekraren aleyhe hususlar yönünden yaptıkları itirazların mahkemesince değerlendirilmediğini, müteveffa ...'ün kırmızı ışıkta geçtiğinin ve asli kusurlu olduğunun açıkça ortada olduğunu, bununla birlikte yasal sınırın üstünde kalarak 0,33 promil alkolü olduğunun da tespit edildiğini, müteveffanın hatalı şekilde dönüş yaparak yasak yola dönmek istediğini, dolayısıyla kabul anlamına gelmemekle birlikte iki tarafında aynı oranda kusurlu kabul edilmesinin abesle iştigal olduğunu, zira dava konusu olayda tek ve asli kusurlu olanın müteveffa olduğunu, davalı şirketin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, davanın davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyada mübrez aktüer bilirkişi raporu içerisinde fahiş hatalar bulunduğunu, bu rapora binaen hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... istinaf dilekçesinde; verilen kararı kabul etmediğini, davacılardan ...'a en yüksek tazminatın hükmedildiğini ancak davacının müteveffanın eski eşi olduğunu ve müteveffanın davacı ...'e destek sağladığına dair dosyada somut delil bulunmadığını, öyle ki ceza davasına davacı ...'ün katılmadığını davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın haksız kazanç elde edilmek amacıyla açıldığını, diğer davacılar lehine hükmedilen miktarın da fahiş olduğunu, zira müteveffanın çalıştığının dahi şüpheli olduğunu, çalıştığı kabul edilse dahi tek maaş ile 5 kişiye destek olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kusur oranlarının da hatalı tespit edildiğini, müteveffanın kırmızı ışıkta geçtiğini ve yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunu, kendisinin %50 kusurluymuş gibi hakkında karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, müteveffanın sola dönüş kuralına uymaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, Trafik Kanununda sola dönüşte yolun çok şeritli olması halinde en sağ şerit dışında uygun bir şeride girmenin kural olarak belirlendiği ancak müteveffanın en uygun şeride girmek yerine otobüsün önüne çıkmak suretiyle yasak olan yola girmeye çalıştığını ve maalesef kazanın meydana geldiğini, koruyucu ekipman da kullanmadığını, kendisinin 1 kural ihlali tespit edilmesine rağmen 3 kural ihlali yapan müteveffa ile eşit kusura hükmedilmesinin hakkaniyetli olmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle 6098 sayılı TBK 53/3.maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı ve TBK 56/2. Maddesi kapsamında manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davaya konu, 24.10.2022 tarihinde gerçekleşen gerçekleşen olayda, davacıların yakınları olan ...'ün sevk ve idaresindeki 41 ... plakalı araç ile davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu 41 ... plakalı yolcu otobüsünün ışıklı kavşakta karışmış oldukları trafik kazası neticesinde davacıların desteği olduğu ileri sürülen ...'ün trafik kazasına bağlı genel vücut travması ve beyin kanaması neticesinde vefat etmiş olduğu, nüfus kayıtlarına göre geride kaza tarihinde ergin olmayan ve öğrenim hayatı içerisinde yer alan iki çocuğu ve annesinin kaldığı ve müteveffanın kazadan önce boşanmış olduğu anlaşılmaktadır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre:1-Mahkemesince, kamera görüntüleri, ceza dosyası içeriği birlikte değerlendirilerek; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve trafik kolluğu tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile de uyumlu olan Adli Tıp Kusur raporundaki kusur tespitine dayanılarak; davalı araç sürücüsünün, davacılar desteği ile birlikte eşit ve yarı oranında kusurları ile kazanın gerçekleşmesine neden olunduğunun benimsenmesinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85.maddesinin - (Değişik fıkra: █████/1996 - ███████ md.)" Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." şeklinde hükmüne göre davacıların yakınların vefatı nedeniyle oluşan zararlarından davalı işletenin kanuni sorumluluğunun kabul edilmesinde,2-6100 sayılı HMK 109. Maddesine göre kısmi dava yoluyla yöneltilen maddi tazminat isteklerinin, 6098 sayılı TCK 72 ve 2918 sayılı KTK 109.maddelerine göre ceza zamanaşımı sürelerine tabi olduğunun ve davanın uzamış zamanaşımı süresi içerisinde açılıp ıslah edildiğinin kabul edilmesinde,3-Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre, ölenin ve davacıların bakiye yaşam sürelerinde hata edilmeden alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde ve yanı sıra davalılar işleten ve sürücü yönünden haksız eylem tarihinden itibaren faiz işletilmesinde, sigorta şirketi yönünden ise 2918 Sayılı KTK 99.maddesine uygun olarak değerlendirme yapıldıktan sonra, KTK 97.maddesine göre sigortacının temerrüt tarihinin belirlenmesinde,4-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 52.maddesi gereğince, davacılar desteğinin, kaza sırasında kask ve koruyucu tertibatı mevcut olmadığı, ölüm nedenin beyin kanamasından kaynaklandığı ve ölenin, meydana gelen zarardan yani ölüm sonucunun meydana gelmesinde etkili olduğu değerlendirilerek %20 oranında müterafik kusur nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılmasında,5-6098 sayılı Borçlar Kanunun 53. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler ölenin yardımından yoksun kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa lafzından da anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Burada korunmak istenen amaç destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, herşeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK 53/3. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.Borçlar Kanununda sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., ████████ K. sayılı kararı).Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta iseler yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.Somut olayda, davacılardan ... ile ölen ...'nin, Gölcük Aile Mahkemesi ████████ Esas, ████████ Karar sayılı boşanmalarına karar verildiği, kararın ise 20.07.2022 tarihinde kesinleştiği, davacılar desteği ...'ün davaya konu kaza nedeniyle 24.10.2022 tarihinde vefat ettiği, dosyaya sunulan Form Numarası 2210120614 - Referans numarası ... olan ve T.C. Sağlık Bakanlığı Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi tarafından 12.10.2022 tarihli "Ölüm Belgesine" göre davacı ...'ın 12.10.2022 sat 07:46 'da baba adı Ali olan 21 haftalık ve 510 gr ağırlığında ölü bir erkek bebek dünyaya getirdiği anlaşılmaktadır.Şu halde tarafsızlığından şüphe duyulmayan tanık anlatımlarından ve dosya kapsamından boşanma kararından davacı ... ile ile ölen eski eşi ...'ün boşanma davaları devam ederken ve boşanma kararı sonrasında da eylemli ve gerçek bir bağın korunduğu, davacı ...'ın, boşandıktan sonra eski eşi işe aynı eve karı koca hayatı yaşamaya devam ettiği ve ölen eylemli desteğinden düzenli olarak yararlanmaya devam ettiği hususunda duraksama bulunmamasına göre yazılı gerekçelerle davacılardan ... yönünden de destekten tazminatının kabulüne karar verilmesinde,6-Olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumları ve tazminat hukukuna ilişkin genel prensipler gözetilerek; davacılar yararına olaya ve hakkaniyete uygun olarak bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinde,Bir hata bulunmadığının anlaşılmasına göre davalıların anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davalıların istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.05.2025 tarih ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'dan maddi tazminat yönünden alınması gereken 94.487,76 TL nispi ilam harcından peşin alınan 23.006,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 71.481,22 TL harcın ve manevi tazminat yönünden alınması gereken 13.662,00 TL nispi ilam harcından peşin alınan 3.415,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.247,00 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı Efe Tur ... Şirketinden manevi tazminat yönünden alınması gereken 13.662,00 TL nispi ilam harcından peşin alınan 3.415,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.247,00 TL harcın davalı Efe Tur Özemniyet Taşımacılık Petrol Yedek Parça Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,4-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı Sompo Sigorta A.Ş.'den maddi tazminat yönünden alınması gereken 94.487,76 TL nispi ilam harcından peşin alınan 23.006,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 71.481,22 TL harcın davalı Sompo Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,5-İstinaf başvurusunda bulunan davalıların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,6-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine,7-Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde İlk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.05.2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*