Anahtar kelimeler: Nahiyesindeki Tecsil Kangal Bilinemediği Senetsizden Köyünde Şahsa Ölümü Adının Tarla

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kangal Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tecsil istemine ilişkindir.Kadastro sonucu, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı taşınmazın, senetsizden, ... nahiyesindeki şahsa ait olduğu, ancak şahsın adının kesin olarak bilinemediği belirtilerek tarla vasfı ile 62.088, 95... olarak Maliye Hazinesi adına tespit edildiği, tespitin 14.07.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacılar; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi adına tespit ve tescil edildiğini, oysa bu taşınmazın mirasbırakanları ...’a ait olduğunu, onun ölümü ile de kendilerine intikal ettiğini, taşınmazın uzun yıllardır kendilerinin malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.Davalı Hazine temsilcisi davaya cevap vermemiştir.İlk Derece Mahkemesince; muris ... adına senetsizden edindiği taşınmaz bulunmadığı, ancak davacı mirasçılardan ... adına kuru toprakta senetsizden kazandığı taşınmazların yüz ölçümü toplamının 86.282, 90... olduğunu, dava konusu taşınmazın ise 62.088, 95... olup mirasbırakan ...'ın veraset ilamına göre davacı ...'ın miras payına isabet eden m2 miktarının 31.044,4 75... olduğu, bu durumda davacı ...’nın aynı çalışma alanında senetsizden edindiği taşınmazların miktarının 100 dönümü geçtiği, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, tüm bu nedenlerle davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, eksik inceleme ile hüküm verildiği, davacılar adına senetsizden edinilen taşınmazların edinim nedenlerinin de gerektiğinde taşınmazlar başında keşif yapılarak her bir taşınmaz yönünden mahalli bilirkişi ve tanıklara sorularak belirlenmesi, taşınmazların eklemeli zilyetten intikalen mi, malik sıfatıyla 20 yıllık zilyetlik sürdürülerek mi, yoksa taksim, satış, bağış vb. nedenlerden birine dayalı olarak mı edinildiğinin tespit edilmesi, bu şekilde davacılar adına belgesizden edinildiği tespit edilen taşınmazların miktarının yasal sınırları geçmesi halinde, dava konusu taşınmazlar yönünden hak sahibi gerçek kişilere tercih hakkı tanınması, davacı tarafından tercih edilecek taşınmaz bölümünden 100 dönüme tamamlanacak şekilde teknik bilirkişiye düzenlettirilecek kroki ile ifraz edilerek davacı adına tesciline karar verilmesi, bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu, dava konusu taşınmazın davacıların murise ...’ın malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğu, onun ölümü ile de zilyetliğin mirasçılarına geçtiğini, mirasçılardan davacı ... adına senetsizden tescil edilen taşınmazlar bulunduğu, bu taşınmazların tamamının muris ...’den intikal ettiği, bu taşınmazlar da davacı ...’nın tek başına zilyetlik süresinin dolmadığı, davacı ... ile diğer mirasçıların miras payları dikkate alındığında davacıların dava konusu yerden talep edebilecekleri en fazla 27.434, 20... olduğu, bu yerin davacılar vekilinin keşif mahallindeki tercih hakkına uygun olarak dava konusu taşınmazın kuzey kısmından belirlendiği ve fen bilirkişisinin 01.11.2021 havale tarihli ek raporuna ekli krokisinde sarı renkle ve (A) harfi ile gösterildiği gerekçesiyle belirtilen kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 12.03.2024 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, Mahkemenin 12.03.2024 tarihli ek kararının davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, Mahkemece dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarından davacı ... adına kayıtlı 76.370, 56... taşınmazın davacı ...'ya eşi ...'tan kaldığı, davacıların ortak mirasbırakanı ... ile bir ilgisi bulunmadığı, muristen kalan taşınmaz miktarının her iki mirasçı yönünden toplam 19.824, 68... olduğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazın tamamının davacılar adına tesciline karar verilmesi halinde 402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre tapuya kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40 dönüme kadar, kuru toprakta 100 dönüme kadar ( 40... dönüm dahil) senetsizden taşınmaz kazanım sınırının aşılmayacağı ve yine dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmaz yönünden tespit tarihinden geriye doğru zilyetlikle edinme şartlarının murisleri ... ve eklemeli zilyetlikle davacılar adına oluştuğu, dolayısıyla davanın tamamen kabul edilmesi gerekirken kısmen kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin asıl karara karşı katılma yolu ile istinaf başvurusunun ve ek karara karşı istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.