Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Hasarlı Yazildiği Başkan Katip Kazasından Adana Üye Hmk

T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: .... Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 26.02.2026NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan tazminatKARAR TARİHİ
: 18.05.2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 18.05.2026.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.02.2026 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.05.2025 tarihinde ... plakalı aracın, ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkiline ait ... plakalı araç hasara uğradığını, müvekkiline ait olan ... plakalı araç benzinli olup kaza tarihinde 195.000 km' de olup herhangi bir hasarı, hasar kaydı ve boyalı parçası bulunmamakta olup araç hatasız düzeyde olduğunu, kaza neticesinde müvekkiline ait araç çamurluk, tampon ve lamba vb bölgelerinden hasar aldığını, boyandığını, parça değişikliği yapıldığını, kayıtlarına ise hasar kaydı işlendiğini, iş bu durumun müvekkiline ait aracın piyasa değerinde ciddi düşüşe yol açtığını ve aracı değer kaybına uğrattığını, bu hususun konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit ettirilmesini ve davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin ve sair yöndeki talep ve dava hakkı saklı kalmak kayıt ve şartı ile 10,00 ₺ değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline, belirsiz alacak davası olarak ilerde tespit edilen miktar doğrultusunda arttırılmak üzere, sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinin (05.09.2025) sonrasındaki 9. iş günü olan 18.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ISLAH
: Davacı vekili 21.01.2026 tarihli dilekçesi ile dava değerini 53.350,00 TL'ye ıslah etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı trafik sigorta poliçesi ile █████/2025 - █████/2026 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 300.000,00 TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, 53.350,00 TL değer kaybı tazminatının █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; poliçe kapsamında, davacının hasar beline ilişkin zararı tedarikçi firmalar ve başvurana yapılan ödemeler ile karşılanarak 48.809,97-TL hasar ödemesi yapıldığını, poliçe limitlerinin, poliçe süresince araç başı toplam limit olup ödemesinin yapılmış işbu tutarların poliçe bakiye limitinden mahsup edilmesinin gerektiğini ve bu nedenle, söz konusu olay kapsamında değer kaybı zararı doğmamış olup, değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartınının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, davacının belirsiz alacak davası şeklinde davasını ikamet etmesinin HMK'nın ilgili maddelerine açıkça aykırı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesi gereğince trafikten çekme belgesi verilmiş araçların değer kaybına uğramadığını, başvuran aracın çekme belgeli olup olmadığının tespitinın gerekmekte ve ağır hasar kaydının tespiti halinde talebin reddinin gerektiğini, yerel mahkeme tarafından faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlenmiş olup faize hükmedilecekse dahi bu tarihin müvekkili şirket yönünden dava tarihi olmasının gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araçta oluşan değer kaybına ilişkin tazminat davası olup, İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ve faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 05.09.2025 gününde kaza tespit tutanağı, davacıya ait TC kimlik Numarası ve Kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçe örneği, araç resimleri, banka bilgileri ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiş ve 918 sayılı KTK 99. md.si faiz başlangıç tarihinin yerinde bir şekilde belirlendiği tespit edilmiştir.Davalı vekilinin belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ████████, K. ████████, T. 17.11.2020 sayılı kararında; “ Somut olayda davacı, dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi ile işyeri (eczane paket sigortası) sigortası poliçesi düzenlediklerini, işyerinde hırsızlık olayı olduğunu ve bir kısım mallarının çalındığını, davalı şirketin zararın 44.090,00TL olduğu gerekçesiyle bu miktarı ödediğini, gerçek zararının 565.910,00TL olduğunu, 10.000,00TL harca esas değer üzerinden belirsiz alacak davası açtığını bildirerek talepte bulunmuş, davasını açıkça belirsiz alacak davası olarak nitelendirmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen alacakların belirli olduğu sonucuna ulaşıldığından somut olayda belirsiz alacak davasının koşulları bulunmamakta ise de alacaklarının ödenmediğini iddia eden davacının, mevcut yasal düzenlemeler karşısında dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşma imkânı olmayıp, bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunması karşısında eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Başka bir anlatımla alacağı olduğunu iddia eden davacının alacağının tahsili amacı ile ister kısmî, ister tam eda veya belirsiz alacak davası açmasında her zaman hukuki yararı vardır. Zira davacı davalıdan olan alacağını istemektedir.” hususunu belirtmiştir. Şu durumda davacının alacağının bulunması ve bu alacağına ilişkin olarak dava açmasında her zaman için hukuki yararı bulunmaktadır.2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu’nun 91. madde hükmü gereği aynı Kanunun 85. madde hükmünde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, sigorta poliçesi limiti dahilinde işletenlerin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunlu bulunmaktadır. Yine başvuruya konu poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1 madde hükmüne göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır.2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu’nun 90. madde hükmünde ise Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamındaki tazminatların 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu’nda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu’nda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.Bu açıklamalar kapsamında dosyaya baktığımızda, davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan aracın, başvurana ait araca çarpması sonucunda başvurana ait aracın hasar gördüğü bellidir. Kazanın oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu noktasında da taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Şu durumda davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini de kapsar şekilde arasında geçerli olacak şekilde düzenlenen ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin, davacı başvuranın aracında oluşan maddi hasarı tazmin ile yükümlü olduğu görülmektedir. Davalı sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi limitleri dahilinde davacının gerçek zararını gidermesi durumunda bu sorumluktan kurtulabilecektir. Buna göre davacının, KTK 85 ve 91/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketinden, aracında oluşan değer kaybı bedelinin tazminini istemekte hukuki yararı bulunduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığına ilişkin, itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin hükmedilen değer kaybı tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;Hükme dayanak yapılan raporda; başvurana ait aracın markası, modeli, donanımı, kilometresi dikkate alınmak suretiyle ve piyasa ve emsal araştırılması yapılarak, araçta oluşan hasar miktarı, aracın hasar aldığı bölgeler, kullanım şekli ve değişen parçaların neler olduğu da göz önünde tutulmak suretiyle ayrıntılı değerlendirme yapılmış olup, söz konusu raporun Yargıtay kararlarında tanımlanan ilke ve esaslara göre hazırlandığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve uyuşmazlığın bu rapor hükme esas alınmak suretiyle giderilmesi gerektiği ve buna göre ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Öte yandan Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesi gereğince trafikten çekme belgesi verilmiş araçlar değer kaybına uğramamaktadır. İş bu iddiada bulanan davalının, başvuran davacının aracın çekme belgeli olup ve ağır hasar kaydının bulunduğunun ispatının davalıya düştüğü ve fakat bu hususu davalının ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.644,34 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 950,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.694,34 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 18.05.2026Başkan Üye Üye Katip¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdırİş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır