Anahtar kelimeler: Alucra Süreç Görüşü Hukukî Neticesinde Geçildi Taleplerinin Savcısı Sayisi Esastan

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: 2863 sayılı Kanuna aykırılıkHÜKÜM
: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Alucra Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2023 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.2. Hükmün mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 21.10.2024 tarih, ████████ Esas, █████████ sayılı kararı ile Alucra Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2023 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı kaldırılarak sanıkların 2863 sayılı Kanun'un 2863 sayılı Kanun 74/1-2. cümle TCK 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.05.2025 tarih, ... nolu temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanıkların temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kazı yapıldığına dair delil bulunmadığına, soruşturma beyanlarının müdafisiz alındığına, suçüstü yakalanmadıklarına, suça konu alanın 2863 sayılı Kanun kapsamında olmadığına, vekalet ücretine ve sair nedenlere ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, her ne kadar sanıklar hakkında define bulmak kastıyla izinsiz kazı yapmak suçlamasıyla kamu davası açılmışsa da yapılan yargılama, toplanan delillerin birarada değerlendirilmesi neticesinde; sanıkların Mahkemede alınan savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmeyerek karasakız olarak tabir edilen şifalı maddeyi temin etmek için olay yerinde bulunduklarını, gittiklerinde de olay yerinin kendilerinden önce kazılmış vaziyette olup bu maddeye ilişkin kalıntıların mevcut olduğunu beyan etmeleri, her ne kadar sanıklardan Ali ve Hasan hazırlıkta define ve karasakız bulmak için olay yerine geldiklerini beyan etmişse de duruşmada bu beyanlarını kısmen değiştirerek sadece karasakız bulmak için olay yerine geldiklerini beyan etmeleri, dosya arasında mevcut bilgi ve belgelerden yöre halkının sağlık için karasakız denilen maddeyi kullandıklarının anlaşılması, adli emanette bulunan sanıklardan ele geçen malzemelerin imal edildikten sonra sertleşen maddenin topraktan çıkarılabilmesi için gerekli olan malzemelerle uyumlu olduğu anlaşıldığından savunmalarının aksine dosya kapsamında mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin somut ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla atılı suçtan bütün sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Yerel Mahkemece sanıklar hakkında kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucu, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verildiği, katılan kurum ve o yer Cumhuriyet savcısının istinafı üzerine yeniden duruşma açılmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonucu; iddia, savunma, olay tutanağı, bilirkişi raporu ve toplanan tüm delillerle, olay tarihinde sanıkların izinsiz kazı yaptıklarına dair yapılan ihbar sonucu Jandarma Komutanlığı personelince olay yerine gidildiği, olay yerinde sanıklar Sait, Hasan ve ...nin bulunduğu, sanıkların bulunduğu yerde kazı yapıldığı, kazılan alanın 2 metre derinliğinde 5 metre uzunluğunda olduğu, ayrıca olay yerinde iki adet kazma, iki adet kürek, bir adet balta ve bir adet kırıcı matkap ucunun bulunduğu, sanıklardan ...'ın kolluk görevlilerini görmesi üzerine olay yerinden ormanlık alana kaçtığının tespit edildiği, sanıklardan Hasan ve ...nin soruşturma aşamasında müdafiisiz ifadelerinde karasakız ve define aramak için kazı yaptıklarını beyan etmelerine rağmen, kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında beyanlarından döndükleri ve karasakız toplamak için kazı yaptıklarını beyan ettikleri, kazılan alanın derinliği ve uzunluğu, kullanılan malzemenin türü, olay öncesinden sanıkların izinsiz kazı yaptıklarına dair ihbar yapılması, sanık ...'in kolluk görevlilerini görünce olay yerinden kaçması ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların karasakız toplamak için kazı yaptıklarına dair savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, suç teşkil etmeyen karasakız bulmak için yapılan kazı sırasında kolluk görevlilerinin olay yerine gelmesi üzerine sanık ...'in olay yerinden kaçmayacağı, olay yerinden kaçmasının da kültür varlığını bulmak amacıyla izinsiz kazı yapıldığını ortaya koyduğu, tüm bu nedenlerle sanıkların kültür varlığını bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunu işledikleri anlaşıldığından, Yerel Mahkemenin sanıkların beraatlerine dair kararının kaldırılarak sanıkların sübut bulan suçtan eylemlerine uyan 2863 sayılı Yasa'nın 74/1-1. cümle, 74/1-2. cümle, TCK 62, 53, 54/1 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine, sonuç ceza miktarı, sanıkların sabıkasız olması ve yeniden suç işlemeyeceklerine dair olumlu kanaat oluşması sebebiyle CMK 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alucra Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2026 tarihinde karar verildi.