Anahtar kelimeler: Süreç Taksirle Görüşü Hukukî Öldürme İstemlerinin Neticesinde Geçildi Cezalandırılmasına Sayisi
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K,
SUÇ
: Taksirle öldürme
HÜKÜM
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52. maddeleri uyarınca 18200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.04.2022 tarihli ██████████ sayılı bozma görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz nedenleri; eylemin bilinçli taksirle gerçekleştiği kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, ölen yayanın da kusurlu olduğuna, ceza miktarına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın 10... plakalı minibüs ile şoförlük yaptığı, 19.10.2017 günü ...Mahallesi 148. sokakta  sevk ve idaresindeki minibüs ile geri geri manevra yaptığı esnada aracın arkasında bulunan ölen ...’yü  minibüsün altına alarak yaraladığı, ...'nün   tedavi için götürüldüğü... Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybettiği, 19.10.2017 tarihli ölü muayene tutanağına göre ölenin kesin ölüm nedeninin; meydana gelen trafik kazası neticesinde yoğun kan kaybı nedeniyle gerçekleştiğini tespit edildiği, kazanın gündüz saatlerinde, açık havada ve kuru zeminde meydana geldiği, kazaya ilişkin kamera görüntüleri incelendiğinde; ölenin 148. sokak içerisinde yolun orta şeridinden yürüdüğü, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile kavşakta beklerken Hamidibey caddesinden Yenice istikametine ilerlerken tekrar geri manevra ile 148. sokak içerisine girdiği, arkası dönük şekilde yürüyen ölenin minibüsün sağ dikiz aynasından bakıldığında görülebileceği, sanığın sağ arka stop lambasından ölene çarptığı ve öleni aracının altına aldığı, sanığın eşinin araçtan inerek aracın altında müteveffayı görünce aracın tekrar ileri manevra yaptığı, yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda ve dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesine gönderilmesi sonucu alınan kusur raporunda sanığın asli kusurlu olduğunun, müteveffanın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediği, sanık savunması, katılan beyanı, kamera görüntüleri, keşif ve bilir kişi raporu ile Adli Tıp raporu ve tüm dosya kapsamından sabit olduğu anlaşılmakla sanığın TCK'nın 85/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, sanık anlatımları, tanık anlatımları, bilirkişi raporları, kazaya ilişkin kamera görüntüleri dikkate alındığında sanık ...'ın üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği yönünde vicdani kanaatin oluştuğu, bu yöndeki sanık müdafi ve katılan vekili tarafından ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri yerinde olmadığı, ayrıca, kaza mahallinin yerleşim yeri içi olduğu, yol genişliğinin 9.35 metre olduğu, yolu parke kaplama iki yönlü sokak olduğu, yolun sağında ve solunda park etmiş araçların bulunduğu, sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile dar sokak niteliğindeki yolda geri geri giderken görüş alanını kontrol altında bulundurması gerektiği, sokak içerisinde yürümesi muhtemel yayalar için etkili tedbir alması ve aracıyla geri geri giderken göremediği kısımlar için işaretçi kullanması gerektiği, sanığın dar sokak içerisinde uzun mesafede geri geri giderken sokak üzerinde yayaların yürüyebileceğini ve yayaya çarpabileceğini ön gördüğü halde arkasını ve yanlarını yeterince ve itina ile kontrol etmeyerek ve işaretçi kullanmayarak kazaya sebebiyet verdiği, bu nedenlerle olay sırasında sanığın bilinçli taksir hali ile hareket ettiğinin kabulü gerektiği, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğu, katılanlar vekilinin bu yöndeki istinaf başvuru nedenleri yerinde olduğu, yerel mahkemece belirlenen temel cezadan TCK'nın 22/3 maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği kabul edilerek sanığın eylemine uyan TCK'nın 85/1, 22/3. madddeleri gereğince cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanığın sevk ve idaresindeki minibüsü ile yerleşim yeri içerisinde geri geri seyri sırasında, gerisinde taşıt yolu üzerinde yürümekte olan yayaya çarpması neticesinde yayanın hayatını kaybettiği olayda; Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dairemizin istikrar kazanan kararlarında vurgulandığı üzere; sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi, kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın (B), (B1),(C), (C1), (D) (D1), (F), (M) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki minibüs ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75 inci maddesi uyarınca minibüs kullanacaklara verilen (D1) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 53/6. fıkrasının amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi ,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibaresinin "(D1) sınıfı sürücü belgesinin" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!