Anahtar kelimeler: Yanca Limited Ara Derdest İhtiyati Sınırlı Haciz Milleti Özetle İstanbul

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava; itirazın iptali talebine ilişkin verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.10.2023 tarihinde davacı alacaklı "... ... Limited Şirketi" ile davalı borçlu "... Limited Şirketi" arasında ... numaralı sözleşme ve ... numaralı zeyilname imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamındaki işlerin, müvekkili şirket tarafından sözleşme hükümlerine uygun şekilde ve süresi içerisinde tamamlandığını,
taraflar arasında imzalanan mutabakat belgesi ile borçlunun "... Limited Şirketi" 2.019.253,59 USD tutarında borcu olduğunu kabul ettiğini, davalı ... Limited Şirketi'ne imzalanan mutabakat metnindeki miktarın ödenmesine yönelik ihtarname gönderildiğini, 12.09.2025
Borcun ifa edilmemesi üzerine davacı tarafından Gülnar İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibi yetkisizlik ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiş olup ... Esas sayısını aldığını, borçlu tarafın 28.11.2025 tarihinde alacaklının hesabına toplamda 41.798.800,00 TL tutarında ödeme yaptığını, bu tutarın haricen tahsil edildiğini, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkilinin çeşitli edimlerini eksiksiz, kusursuz ve süresinde yerine getirdiğini ifa edilen bu hizmetler neticesinde taraflar arasında mutabık kalınan hakediş raporları düzenlendiğini, toplamda 2.019.253,59 USD tutarındaki bu hakediş bedelleri, borçlu tarafça herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin kabul edildiğini ve ticari defterlerine işlendiğini, yalnızca 17.09.2025 tarihinde alacaklının hesabına toplamda 447.535,48 USD tutarında ve 28.11.2025 tarihinde alacaklının hesabına toplamda 41.798.800,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, davalı borçlunun, İstanbul 30. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasına vaki haksız ve hukuka aykırı itirazının iptalini, takibin dosya borcu üzerinden (asıl alacak ve ferileriyle birlikte) devamını, alacağın likit olması ve davalının haksız itirazı nedeniyle, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini fiili ödeme tarihinde kur farkına ilişkin ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının menkul/gayrimenkul mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikli olarak teminatsız mahkememiz aksi kanaatte ise uygun bir miktar teminat alınarak ihtiyati haciz konulmasını yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece █████/2026 tarihli ara karar ile; somut olayda talep eden tarafça delil olarak sunulan belgeler incelenmiş alacağın varlığı ile muaccel olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiği, karşı tarafın mallarını kaçırmaya yönelik işlemler yaptığına yönelik bir emarenin de bulunmadığı, belirli bir adresinin olduğu anlaşılmakla şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemenin ihtiyati haciz incelemesini adeta esas yargılamaya dönüştürerek yaklaşık ispat kuralını da yok saydığını, yaklaşık ispatın fazlasıyla sağlandığını, ihtiyati haciz için tam ispatın aranmayacağını, yalnızca alacağın varlığına dair kuvvetli kanaatin yeterli olacağını, alacağın hem muaccel hem de likit bir alacak olduğunu, davalı tarafın borcu mutabakat metni ile kabul ettiğini hatta kısmi ödemeler gerçekleştirdiğini, bu durumun borcun varlığını, miktarını, muacceliyetini tartışmasız hale getirdiğini, her ne kadar ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin ayrıca mal kaçırma emaresi bulunmadığı gerekçesine dayandırılmışsa da İİK m.257/1 açık ve emredici olduğunu, vadesi gelmiş para borçlarında mal kaçırma şartı aranmayacağını, mal kaçırma şartının yalnızca vadesi gelmemiş alacaklar için istisnai olarak aranacağını, mahkemenin bu yaklaşımının kanuna açıkça aykırı olduğunu ve yerleşik uygulama ile bağdaşmayacağını beyanla yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı taraf, alacağın ispatlandığını değerlendirilerek fiili ödeme tarihinde kur farkına ilişkin davalının menkul/gayrimenkul mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davada ihtiyati haciz talep edildiği, dosya kapsamı ve mevcut deliller dikkate alındığında; istinaf başvurusunun HMK 390/3.maddesi uyarınca tedbirde yaklaşık ispat ilkesine göre incelenmesi gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispat aranmamakla birlikte davanın esası yönünden tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispatının arandığı, ihtiyati haciz kararının davanın esasına girerek yargılamayı gerektirmesi, ihtiyati haczin şartları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2026 tarih ve ████████ Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,
2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!