Anahtar kelimeler: Cismani Esaskarar Poliçesi Ölüm Ankara Mali Yoluyla Katılma Karara Yazilma

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 19.09.2024
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: 24.04.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 18.05.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 01.01.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun 13.01.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç elde edemediklerini belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL geçici iş göremezlik, 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 50.200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 7.061,20 TL olarak, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 334.114,47 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davacı tarafından davalı sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yaptığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun başvuru bulunmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kaza sırasında davacının kask ve koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi ve aksi hâlde müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.03.2024 tarihli raporda, davalı sigortalı araç sürücüsü ...'nun %70, davacı sürücü ...'un %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bahse konu rapor ile ceza soruşturma dosyasında alınan raporun çelişki oluşturması üzerine makine mühendislerinden oluşan 3 kişilik heyetten alınan rapora göre, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'nun %100 oranında kusurlu olduğunun, davacı sürücünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, raporun ceza soruşturma dosyasındaki raporla uyumlu olması nedeniyle hükme esas kabul edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının %5 oranında maluliyetinin ve 90 gün geçici iş göremezliğinin oluştuğu ve bakıcıya ihtiyacının olmadığının belirtildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlenen aktüer raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 7.061,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 334.114,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 341.175,67TL maddi tazminatın 26.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'nun %100 oranında kusurlu olduğuna dair tespitin hatalı olduğunu, Adli Tıp Ankara Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda da belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün en fazla %70 oranında kusurlu olabileceğini, davacının kask ve koruyucu kıyafet kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davacının geçici iş göremezlik tazminatının SGK tarafından karşılandığını ve davalı sigorta şirketinin poliçe teminatının dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan aktüer raporunda hesaplama hatasının bulunduğunu, 01.07.2023-31.12.2023 tarihleri arasının 6 ay mükerrer olarak hesaplandığını, faiz başlangıç tarihinin de en fazla dava tarihinden itibaren olabileceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin ve türünün yanlış belirlendiğini, kaza tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer raporunda davacının gelirinin hatalı belirlendiğini, dokumacı olması nedeniyle gelirin asgari ücretten yüksek olduğunun kabulünün gerekeceğini, AGİ'nin kalkmasına rağmen AGİ indirimli terditli hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Dava trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
Kaza tespit tutanağında, kazanın sinyalize trafik ışıkları ile kontrollü kavşak çıkışında meydana geldiği ve kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'nun sola dönüş kurallarına aykırı davrandığının, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.03.2024 tarihli raporda, davalı sigortalı araç sürücüsü ...'nun %70, davacı sürücü ...'un %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bahse konu rapor ile ceza soruşturma dosyasında alınan raporun çelişki oluşturması üzerine makine mühendislerinden oluşan 3 kişilik heyetten alınan rapora göre, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'nun %100 oranında kusurlu olduğunun, davacı sürücünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bahse konu raporun toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olduğundan mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 23.305,71 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.827,00 TL harcın mahsubu ile kalan 17.478,71 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,
4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 24.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!