Anahtar kelimeler: Fetö İltisakı Süreci Meslekte Meslekten İrtibat Beşinci Kalmasının Savcılar Hakimler
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: ███████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
:...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ...Kurulu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:██████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/A maddesi uyarınca davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:██████████ sayılı kararıyla;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E
:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacının kendi beyanı ve davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden; davacının örgüt içerisinde yer aldığına, üniversite döneminde örgüte ait yurtlarda kaldığına, hakimlik-savcılık sınavı döneminde örgüte ait evlerde kaldığına ve diğer hususlara yönelik kendi beyanı ve diğer ifadelerin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, bu beyanların davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Davacının kaldığı çalışma evinde kullanılan operasyonel hatta ilişkin HTS kayıtları yönünden; davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, örgüt evinde sınava hazırlanacak olan örgüt üyelerinin kullanımına operasyonel hatlar tahsis edildiğine ilişkin tespitler ile davacı hakkında yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, belirtilen HTS kayıtlarının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir yaptırım niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, isnat edilen ve irtibat/iltisak olduğu kabul edilen fiillerin 2009-2013 yılları arasında olduğu, o tarihte devlet tarafından dahi tespit edilmemiş, kamuoyuna deklare edilmemiş bir husus hakkında, önceden bilgisinin olmasının ve bu hususta hassasiyet göstermesinin beklenemeyeceği; kamuoyu bilgilendirilmeden çok önce yani 2013 yılında tüm irtibatını kestiği; üniversiteyi kazandıktan sonra KYK'ya bağlı yurtlarda kalmak için başvuru yaptığı ancak başvurusu kabul edilmeyince anılan yurtta kalmaya başladığı, o tarihte henüz 18 yaşında olduğu, o yurtta ve evde sadece barınma ihtiyacını gidermek için kaldığı, gerek örgütle gerekse örgüt mensupları ile başkaca bir irtibatı yahut iltisakı olmadığı; hakkında Bylock, Bankasya, örgüte ait sendika, vakıf, dernek vb iddia ve delil bulunmadığı; sınava hazırlandığı esnada kaldığı evin mahrem ev olmadığı; Ankara C.Başsavcığı tarafından yürütülen... Soruşturma,...Karar numaralı adli soruşturmada 2013 yılı adli yargı hakimlik savcılık sınavında usulsüzlük yapılıp yapılmadığı ve örgüt üyeliği hakkında müvekkil hakkında KYOK kararı verildiği; ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının █████/2023 tarihli duruşmasında hakkında beraat kararı verildiği; telefon numaralarının HTS kayıtlarının dosyaya alınması halinde davacının sınava hazırlandığı ve evde kaldığı dönemde kendisine ait telefon numarasını kullandığının görüleceği; delilleri toplanmadan karar verildiği; adil yargılanma hakkının, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin, Anayasanın 15. maddesinin 2. fıkrası ile AİHS’in 15. maddesinin 2. fıkrasının, BM Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesinin 4. maddesinin, hak arama özgürlüğünün, savunma hakkının, masumiyet karinesinin, etkili başvuru hakkının, Anayasa'nın 36. ve 40. maddeleri ile AİHS 6. ve 13. maddenin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Daire kararında belirtildiği üzere, davacının, ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
375 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.
Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:██████████, K:██████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!