Anahtar kelimeler: Acd Süreç Mersin Yağma Görüşü İstemlerinin Adana Edenlerin Kez Neticesinde

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: Nitelikli YağmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceMersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 168/3, 62... . maddeleri uyarınca 2 kez 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. İstinafAdana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine '' soruşturmanın ve kovuşturmanın aşamalarında yağmalanan telefonların suç tarihi olan █████/2021 itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirilerek değerlerinin tespitinin sağlanması, değer tespiti sağlandıktan sonra yasal şartları oluştuğu takdirde sanık hakkında yağma suçundan hüküm kurulması sırasında değer azlığına ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi ve ... etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği halde her iki yağma suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 168/3 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,'' nedenleriyle bozma kararı verilmiştir.C.İlk DereceMersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d, 150/2, 62... . maddeleri uyarınca 2 kez 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.D.İstinafAdana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.02.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine '' 1.... soruşturmanın ve kovuşturmanın aşamalarında yağmalanan telefonun suç tarihi olan █████/2021 itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirilerek değerinin tespitinin katılan ... yönünden sağlanması, değer tespiti sağlandıktan sonra yasal şartları oluştuğu takdirde sanık hakkında yağma suçundan hüküm kurulması sırasında değer azlığına ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Katılan ...'in telefonun değerinin 1750-TL olduğunun ... İlçe ... Müdürlüğünün █████/2024 tarihli yazısı ile anlaşılmakla; suç tarihi olan █████/2021 itibariyle brüt asgari ücretin 3.577,50 TL olduğu, yağma konusunun katılan ... yönünden telefonun değerinin 1750 TL' nin brüt asgari ücretin %10' undan fazla olduğu anlaşılmakla suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve ekonomik şartlar değerlendirildiğinde, değer azlığı nedeniyle sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca indirim yapılmaması gerektiğinin gözetilmemesi ,'' nedenleriyle bozma kararı verilmiştir.E. İlk DereceMersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d, 62... . maddeleri uyarınca 2 kez 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.F. İstinafAdana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.09.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ve Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın atılı suçu işlemediği, mağdurların beyanlarının çelişkili olduğuna, hukuka aykırı yollarla ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağı, mahkumiyet kararı haksız ve hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı ve tahliyesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında görevli memura hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, sanık hakkında tehdit suçundan verilen hüküm yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanığın temyiz hakkını etkilememiş ise de bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: ██████████, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir:1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması,2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ..........Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir.Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:████████).Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, █████/2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ve sonraki kararların hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ile müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.12.2025 tarihinde karar verildi.