Anahtar kelimeler: Bam Sakarya Geliş Esaskarar Kocaeli Fiilden Başkan Yazim Anonim Katip

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

"T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I"
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
BAŞKAN
:... (...)
ÜYE
:... (...)
ÜYE
:... (...)
KATİP
:... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 28.05.2025
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACILAR
: 1-...
2-...
3-...
4-...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI
: 1-...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 2-AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ
: 10.07.2025-14.07.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ
: 26.09.2025
KARAR TARİHİ
: 15.05.2026
İLAM YAZIM TARİHİ
: 15.05.2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'un maliki ve sürücüsü olduğu 41 ... plakalı araç ile 20.09.2022 günü, saat 21:00 sıralarında, Ali Fuat Paşa caddesi üzerinde seyir halinde iken, yaya olan davacıların murisi ...’ya çarparak ölümüne neden olduğunu, 41 ... plakalı aracın davalı sigorta şirketinin ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı ...'un kaza nedeniyle Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile yargılanmakta olduğunu, murisin kaza tarihinde 33 yaşında olup, hanede çalışan tek kişi olduğunu, müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldığını, kazadan sonra davalı sigorta şirketine hem yazılı başvuru yapılmış hem de arabuluculuğa başvurulmuş ancak anlaşma imkanı olmadığını belirterek; uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere şimdilik müvekkili ... için 1.000.00 TL, müvekkili ... için 1.000.00 TL, müvekkili ... için 1.000.00 TL, müvekkili ... için 1.000.00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere) karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ak Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; söz konusu poliçeden dolayı sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 1.000.000,00TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talepleri Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminatı dışında olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafınından müteveffanın eşi ve çocuklarına gerçekleştirilen ödeme ile davacıların destekten yoksun kalma zararı karşılanmış olduğundan işbu davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından eş ve çocuğa destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin ödeme yapılması nedeniyle herhangi bir sorumluluğu kalmadığından davanın reddine, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, sayın Mahkeme tarafından kusur durumunun tespitinden sonra aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesine, ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacılara ödenen, bağlanan rücuya tabi gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tenzile tabi tutarının sorulmasına karar verilmesine, Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faizin tür ve başlangıç tarihinde dilekçede belirtilen hususların dikkate alınmasına, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, olayın meydana gelmesinde müteveffanın sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, açılan ceza dosyasının derdest olduğunu belirterek öncelikle davanın yetkili ve görevli Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın davalı ... yönünden kabulü ile, davacı ... için 9.911.669,99 TL, davacı ... için 1.434.023,78 TL, davacı ... için 3.047.510,35 TL, davacı ... için 1.786.575,68 TL tazminatın █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden sulh olunduğundan konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemenin davanın kabülüne yönelik kararı her ne kadar hukuka uygun olsa da davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının hukuka aykırı olduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek ilgili ihtisas dairesinin 7 uzmanının katılımı ile oluşacak genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenmesi ve mevcut çelişkilerin giderilmesi suretiyle kusura ilişkin rapor düzenlenmesi taleplerinin mahkemece reddedilerek ve hatalı kusur raporu dikkate alınarak karar verildiğini, müteveffanın üzerinde durduğu rögar kapağı google fotoğraflarından da görüleceği üzere kaldırıma oldukça yakın olduğu halde adeta yolun tam ortasındaymış gibi değerlendirildiğini, dosyanın kusur yönünden yeninden incelenmek ve maddi tazminat miktarı yönünden yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kaza ile ilgili olarak müteveffaya birinci derecede asli kusur ve davalıya tali kusur verilmişse de, davalının ne kadar özen gösterirse göstersin kazayı engelleyemeyeceğini zira müteveffanın kendilerine ayrılan yaya yolunda değil taşıt yolu üzerinde durduğunu, hükmedilen tazminat miktarının davalının ödeme gücünü aşan ve fahiş bir miktar olduğunu, tazminat miktarının bir tarafı ihya eden bir tarafı yıkıma uğratan nitelikte olmaması gerektiğini, her ne kadar teknik bilirkişi raporu ve hesaplama yöntemi doğruysa da rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ve ek rapor hazırlanmadan karar verildiğini, dosya kapsamında alınan aktüerya bilirkişisinin ek ve kök raporları arasındaki farkın yaklaşık olarak 4.500.000,00 TL olduğunu, ayrıca ilk raporun yalnızca davacının itirazları dikkate alınarak ve dosyaya hiç bir ek delil girmeden kabul edilerek ek rapor aldırılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kök ve ek raporda belirlenen tazminat miktarlarının oldukça yüksek ve günümüz koşullarına göre gerçeğe aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihi olarak da dava tarihinin baz alınması gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; trafik kazasında ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının araç sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısına yöneltilen maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davaya konu, 20.09.2022 tarihinde meydana gelen yaya motorlu taşıt çarpması şeklinde gerçekleşen kazada, sürücüsünün davalı ... olduğu ve davalı Ak Sigorta A.Ş. Nezdinde ZMMS poliçesi düzenlenen, 41 ... plakalı aracın davacılar desteğine çarpması neticesinde ...'nın 20.09.2022 tarihinde vefat etmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre;
1- Mahkemesince, oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve trafik kolluğu tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile de uyumlu olan ve olayla ilgili olarak yürütülen ceza soruşturması kapsamında Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığınca Adli Trafik Bilirkişinden alınan 12.10.2022 tarihli kusur raporu, olayla ilgili olarak yürütülen ceza kovuşturması kapsamında Kocaeli 4.Ağır Ceza Mahkemesince ████████ Esas numaralı dava dosyası kapsamında Adli Trafik Bilirkişi tarafından düzenlenen 05.07.2023 tarihli kusur raporu ve eldeki tazminat yargılaması kapsamında mahkemesince Makine Mühendisi Öğretim Görevlisinden alınan 24.07.2023 tarihli kusur raporu ile örtüşen ceza Mahkemesince Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporları ile yazılı raporlar arasındaki çelişki gideren 22.11.2023 tarihli Karayolları Fen Heyeti görevlilerinden oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyeti raporundaki kusur tespitine dayanılarak; davalı araç sürücüsünün tali kusurlu eylemi ile kazanın gerçekleşmesine etkisinin olunduğunun benimsenmesinde,
2- Mahkemece, dosya kapsamında yapılan gelir araştırması, getirtilen vergi kayıtları, esnaf odası yazıları birlikte değerlendirilerek desteğin mesleğine göre asgari ücret düzeyinin üzerinde gelir elden ettiği kabul edilerek; esnaf odası yazı cevabında bildirilen gelir aralığının bir miktar altında olmakla birlikte davacılar vekilinin sigorta şirketine başvuru dilekçesi ile desteğin daha azı olarak bildirdiği geliri üzerinden Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre İskontolu Hesap Yöntemine göre destek görenlerin paylarında ve destek sürülerinde hata edilmeden düzenlenen aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde,
3- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85.maddesinin- (Değişik fıkra: █████/1996-███████ md.)" Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." şeklinde hükmüne göre davacıların yakınların vefatı nedeniyle oluşan maddi zararlarından, davalı sigorta şirketince yapılan ödemeler de dikkate alınarak poliçe limiti kadar tazminattan mahsup yapılarak hesaplanan tazminattan, davalının kanuni sorumluluğunun kabul edilmesinde ve hükmedilen tazminata haksız eylem tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; tarafların istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.05.2025 tarih ███████ esas, ████████ karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacılardan alınması gereken 2.928,00 TL( 732,00 TL x4) maktu ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.312,60 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'tan alınması gereken 1.105.240,75 TL nispi ilam harcından peşin alınan 276.310,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 828.930,56 TL harcın davalı ...'tan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine,
6-Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde İlk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.05.2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!