Anahtar kelimeler: Davaistirdat Davadavacı Satımdan İlamsız Anadolu Kötü Yapmış İlişki Takibi Tutarlı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı ... tarafından █████/2018 tarihli, 25.000,00 TL tutarlı ... numaralı çek ile ilgili İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, alacaklı davalının yapmış olduğu takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının davalıya borcu bulunmadığını, davaya konu █████/2018 tarihli, 25.000,00 TL tutarlı ... numaralı çek ile birlikte bir takım çeki keşide ederek davacı firmaya kargo ile gönderdiğini, çeklerin tümünün kargo firmasında çalındığını, davalı alacaklının çek iptali davası açtığını bildirdiğinden bahisle ödeme yasağı kararı verildiğinden takiplerin durdurulmasını, blokedeki çek karşılıklarının kötü niyetli davalıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı lehtar konumunda olduğu çekteki ciro imzasının sahte olduğu, çekin çalındığı iddiasıyla menfi tespit ve istirdat isteminde bulunmuştur. Sahtecilik def'i mutlak def'ilerden olduğundan, davacı lehtarın kendisine atfen atılan imzanın sahteliğini ileri sürmesi mümkündür. Bu kapsamda mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, inceleme konusu çeklerde ... Şirketine atfen atılmış imzalar ile Şirket yetkilisi... ...'a ait mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir,hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çeklerdeki birinci ciranta imzaların... ...'ın eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu çeklerde ... Şirketine atfen atılmış imzalar ile Şirket yetkilisi ...'a ait mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, bitiş hareketlerinde, ara gramalarında farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çeklerdeki birinci ciranta imzaların ...'un eli ürünü olmadığı kanaatini bildirir rapor sunulmuştur.Dava konusu çekteki davacı lehtarın ciro imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği nazara alındığında, mahkemece davacının dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi, yine çek üzerinde davacıdan sonra cirantaların da bulunduğu dikkate alınarak imzaların istiklali prensibine göre davalı hamilin kendisinden önceki cirantalara başvurma hakkını engellemeyecek şekilde istirdat talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK ve yerleşik içtihatlar gereğince hamilin, çeki kötü niyetli şekilde iktisap etmiş ise çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, dava konusu mevcut durumda da davalının davaya konu çekleri kötü niyetli olarak iktisap ettiğini, istirdat talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'ün üzerinden ve aracından çıkan suç materyalleri ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin ██████████ D.İş sayılı dosyası ile diğer çeklerle birlikte dava konusu 50.000,00 TL'lik çeke de el konulduğunu, savcılıkça el konulma tarihi ibraz tarihinin son gününden önce olması nedeniyle davalı ... tarafından bankaya ibraz edilemediğini, suç üstü yakalanan ... üzerinden davaya konu çekler üzerindeki mevcut kaşelerle birlikte özellikle sağ ayakkabısının iç kısmından davaya konu çeklerden davacıya ait 15.12.2018 tarihli 50.000,00 tl tutarlı ... no.lu çekin çıkması ...'ün kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, işbu 25.000,00 TL tutarlı çekin arkasında ciranta olarak görünen ... A.Ş. olarak kaşesi bulunan şirketin ticaret sicil kayıtlarının ... A.Ş. olarak kayıtlı olduğu görüldüğünü, sahte kaşe ve imza kullanılarak aslında var olmayan bir şirket çek üzerinde ciranta olarak gösterildiğini, davalı ...’ün bozdurmaya çalışırken suçüstü yakalandığı ve çalıntı olduğu tespit edilen çek üzerinde de ... Şirketi ile ... Şirketi ciranta olarak gözüktüğünü, bu durum üzerinde birçok sahte çek ve kaşe ele geçirilen davalı ...'ün kötü niyetini açıkça gösteren bir diğer husus olduğunu, ...'ün suçüstü yakalandığı esnada üzerinden çıkan çeklerden biri, .... Şti. adına düzenlenmiş ... Bankası’na ait tarih ve çek ödeme rakam kısmı boş olan seri nosu ... olan çek olduğunu, dava dışı fakat hırsızlık olayına konu davacıya ait diğer çeklerden özellikle ... tarafından takibe konulan 10.03.2019 keşide tarihli 8.500,00 TL tutarlı ... No.lu çekin ciro silsilesine göre ... Şti'nden ...'a geçtiğinin görüldüğünü,gerçek firmanın ünvanında İnşaat varken işbu davaya konu çekteki ciroda İnşaat ibaresi bulunmayıp benzer ama sahte kaşe ve ciro oluşturulduğunu, aynı gün çalınan çeklerden ... üzerinde yakalananlar ve kullanılan sahte cirolar birlikte değerlendirildiğinde davalı ... ile ... arasında organik ve kötü niyetli bir ilişkinin olduğu açık bir şekilde gözüktüğünü, davacının aynı gün çalınan 10.04.2019 tarihli, 50.000,00 TL tutarlı ... nolu ve 10.03.2019 keşide tarihli 85.000,00 TL tutarlı ... No.lu çeklerinin cirantaları da işbu dava konusu 25.000,00 TL tutarlı çekin cirantaları ile aynı olduğunu, dava konusu çekler ve diğer çalınan çeklerin birçoğunda aynı cirantaların farklı sıralarda bulunması davalının kötü niyetini açıkça gösterdiğini, Davalı ... ile ilgili devam eden ceza yargılamaları, üzerinden çıkan sahte çek ve kaşeler de dikkate alındığında dava konusu çeki Kötü niyetli ve haksız olarak elinde bulundurduğunu, dava konusu ve çalınan diğer tüm çekler ticari nitelikte olup, çeki elinde bulunduran ya da bulundurmuş olan her bir kişi iktisap nedenini fatura gibi resmi belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davalı ... █████/2018 tarihli İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ Soruşturma numaralı soruşturma tutanağında da görüleceği üzere ifadesinde ...'ye ait çekleri ticari ilişkisi sebebiyle elinde bulundurmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava, yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının çekin yetkili hamili olup olmadığı ve davalının çeki ağır kusuruyla iktisap edip etmediği noktasındadır.Dava konusu ... nolu çek, dava dışı .... Şti. tarafından █████/2018 tarihinde davacı ... Şirketi lehine 50.000,00 TL bedelli olarak ...bank, ... Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla davacı lehtar, ... A.Ş., ... ... A.Ş., .... Şti., ... ... A.Ş. tarafından ciro edilmiştir. Dava konusu ... nolu çek, dava dışı .... Şti. tarafından █████/2018 tarihinde davacı ... Şirketi lehine 25.000,00 TL bedelli olarak ,,,bank, ,,, Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla davacı lehtar, ... ... A.Ş., ... ... A.Ş., .... Şti., ... ... A.Ş. Ve davalı ... tarafından ciro edilmiştir. Bu çek, █████/2018 tarihinde bankaya ibraz edilmiş, çek iptaline ilişkin Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir.Davacı tarafça, çeklerin kargoda çalındığını ve davalının çekleri haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiği ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çeklerin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen █████/2018 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli ve ... nolu çek ile █████/2018 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli ve ... nolu çeke ilişkin olarak Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı çek iptali dosyasında █████/2019 tarihinde diğer bir kısım çekle birlikte iptaline karar verilmiştir. █████/2018 tarihli arama zaptına göre ... nolu ve 50.000,00 TL bedelli çek üst aramasında davalı üzerinde bulunmuştur.Ayrıca davalı takip alacaklısı tarafından, davacının da aralarında bulunduğu takip borçluları hakkında İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında dava konusu ... nolu ve 25.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır.TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir.Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.Bununla birlikte, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza kovuşturması bulunması, bunun yanı sıra davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu etmesi durumunda kargodan çalınan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların bir şekilde davalı şirketin eline geçmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olup, bu durumda davalı şirketin basiretli bir işadamı gibi davranma yükümlülüğü gereği çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 26.05.2021 tarih, █████████ E. - █████████ K. sayılı kararı).Somut olayda, bir başka çeke ilişkin yapılan çalışma kapsamında davalıya ilişkin █████/2018 tarihli üst ve araç arama tutanağına göre dava konusu █████/2018 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli ve ... nolu çekin de aralarında bulunduğu bir kısım çek ve senetler ile bazı şirketlere ait firma kaşeleri bulunmuştur. Davalı, █████/2018 tarihli savcılık ifadesinde ... şirketine ait çeki ve ... şirketine ait çeki ... ve... isimli şahısların kendisine bozdurmak için verdiklerini, bu çekleri tahsil için bankaya gittiğini, bu çeklerle herhangi bir ilgisi bulunmadığını beyan etmiştir. Dava konusu █████/2018 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli ve ... nolu çeke ilişkin olarak İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2022 Tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararı ile, çek üzerinde bulunan imza ve yazıların mukayesesine ilişkin alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda; çekin arkasında ciranta olarak gözüken şirketler üzerindeki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığı, sadece bankaya ibraz eden son ciranta imzasının sanığa ait olduğunun tespit edildiği, yine İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında aldırılan █████/2021 tarihli bilirkişi raporu ile yargılamaya konu çekin birinci ciranta imzasının çekin lehtarı firma yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, alınan bilirkişi raporuyla çekin arkasında ciranta olarak gözüken şirketler üzerindeki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığı ve son ciranta hanesindeki imzanın sanığın eli ürünü olduğu tespit edilmiş olmakla, sanığın sahte ciro silsilesi oluşturularak çekin sahte hale getirildiğini bilerek ve çeki cirolayarak bankaya verdiği anlaşılmakla sanığın sübut bulan eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturması sebebiyle atılı suçtan cezalandırılmasına, sanık hakkında ki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Buna göre, hırsızlık yoluyla elden çıkan çeklerin benzer ve imzalarının sahte olduğu eldeki dava ve bunun yanı sıra ceza dosyasında tespit edilen cirantalardan ciro yoluyla davalıya geçen dava konusu çeklerin davalı tarafından edinilmesinde ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince çek istirdatına ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince çek üzerinde davacıdan sonra cirantaların da bulunduğu dikkate alınarak imzaların istiklali prensibine göre davalı hamilin kendisinden önceki cirantalara başvurma hakkını engellemeyecek şekilde istirdat talebinin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜNE,2-Dava konusu, ...bank/... Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak .... Şti. tarafından; █████/2018 tarihinde 25.000,00 TL bedelli olarak keşide edilen ... nolu çek ve █████/2018 tarihinde 50.000,00 TL bedelli olarak keşide edilen ... nolu çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının TESPİTİ ile bu çeklerin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 5.123,25 TL'den dava açılırken yatırılan 1.280,82 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.842,43 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 1.280,82 TL peşin harç, 44,40 başvurma harcı, 6,40 TL vekaletname harcı olmak üzere toplam 1.331,62 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 800,00 TL bilirkişi ücreti, 248,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.048,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenecek 10.552,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 179,50 TL olmak üzere toplam 402,20 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026