Anahtar kelimeler: Menfi Borcunun Birleşen Dayanaktan Sınırlı Başlatılan Böyle Milleti İstanbul Talepleriyle

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas, ███████ KararDAVA
: TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2012BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DOSYADAVA
: Menfi TespitDAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DOSYADADavacı vekili; Davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak gösterilen bilirkişi raporunun alındığı İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyasında 16.03.2020 tarihinde karar verildiğini ve bu karara rağmen davalının söz konusu kararı dikkate almayarak kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını, bu suretle davacının haksız şekilde icra tehdidi altında bırakıldığını ve ayrıca davalının mahkeme kararına rağmen davacıya olan borcunu ödememek amacıyla hukuku kötüye kullandığını, söz konusu icra takibi sırasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ve davacının itiraz hakkını kullanmasının engellendiğini belirterek, davacının davalı yana borcunun bulunmadığının tespitine, müvekkili hakkında İstanbul 13. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin iptaline, davacının icra tehdidi altında ödeme yapması halinde ödenen tutarların istirdadına, davalının kötü niyetli olması sebebiyle aleyhine alacağın en az %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; Davacının ödeme emrine itiraz etmediğini, kesinleşen bu takip nedeni ile davacının açtığı bu davanın dinlenme olasılığının bulunmadığını, başlatılan icra takibinin açıklama kısmında İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyası içeriğinde olan bilirkişi raporundaki defter ve kayıtlar gereğince oluşan alacaktan kaynaklı bir takip olduğunun bildirildiğini, bu ticari defter ve kayıtlar gereğince 144.903,91 TL alacak talep edildiğini, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyasının, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile vekalet ücreti yönünden, ... Esas sayılı dosyası ile hükmedilen alacak yönünden talebi konulduğunu, davacıya buna dair ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, davacının borcu olmadığı iddiasının kesin delil olan ticari defter ile sübuta erdiğini, davacının ticari defterlerinde dahi müvekkilinin alacaklı olduğunu, davacının işbu davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; Bozma ilamına göre asıl dosyadaki asıl dava yönünden mevcut ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan tespitte 31.12.2013 tarihinde davacı karşı davalı yüklenicinin, davalı karşı davacıdan 144.903,91 TL alacaklı olduğu, yine davalı ticari defterlerinde ise 31.12.2013 tarihi itibariyle davalı karşı davacı taşeronunun, davacı karşı davalıya 106.745,16 TL borçlu olduğu dikkate alınarak davacı yüklenicinin en azından 106.745,16 TL yönünden davasını ispatladığı, bu miktar için tarafların defterlerinin uyuştuğu kabul edilerek asıl davada 106.745,16 TL üzerinden yüklenici alacağına hükmedilmesi gerekmiş ve davacı karşı davalının davasının (İstanbul 13 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında talep edilen alacak ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) 106.745,16 TL'lik kısmının kabulü ile bu kısmın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalı karşı davacıdan alınarak, davacı karşı davalıya verilmesine, davacı karşı davalının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verildiği, bozma ilamında asıl dosyadaki karşı dava yönünden bir bozma gerekçesine değinilmediğinden, önceki kararda olduğu gibi, davalı karşı davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulü ile 132.000,00 TL'nin 13.03.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile davacı karşı davalıdan alınarak, davalı karşı davacıya verilmesine karar verildiği, menfi tespit konulu birleşen dosya yönünden ise, asıl dosyaya konu İstanbul 13. İcra Müdürlüğü dosyasına da konu olan davacının alacağı 106.745,16 TL olarak kabul edildiğinden ve 106.745,16 asıl alacak miktarına işlemiş faizin resen hesap edilerek toplam faiz 83.577,07 olarak hesaplandığından 106.745,16 TL + 83.577,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 190.322,23 TL icra takibinde talep edilmesi gereken miktar olup, icra takibinde talep edilen 264.853,59 TL - 190.322,23 = 74.531,36 TL tutarında fazla talepte bulunulduğu anlaşılmış olmakla, birleşen dosyada birleşen davacının bu miktar kadar borçtan sorumlu olmayacağı kanaatine varılarak, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacının İstanbul 13 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında talep edilen (takipteki asıl alacak miktarı 144.903,91 - mahkemece kabul edilen 106.745,16) = 38.158,75 TL asıl alacak ve (takipteki faiz miktarı 119.949,68 - mahkemece resen hesaplanan 83.577,07) = 36.372,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.531,36 TL'lik kısmından dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle, A-Asıl Dava Dosyası Yönünden; 1-Davacı karşı davalının davasının (İstanbul 13 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında talep edilen alacak ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) 106.745,16 TL'lik kısmının kabulü ile bu kısmın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalı karşı davacıdan alınarak, davacı karşı davalıya verilmesine, davacı karşı davalının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Davalı karşı davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulü ile 132.000,00 TL'nin 13.03.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile davacı karşı davalıdan alınarak, davalı karşı davacıya verilmesine, B-Birleşen Dava Dosyası Yönünden; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davacının İstanbul 13 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında talep edilen 38.158,75 TL asıl alacak ve 36.372,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.531,36 TL'lik kısmından dolayı borçlu olmadığının tespitine, 2-Fazla talebin reddine, 3-Davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.İSTİNAFLAR
:A-)Davacı-karşı ve birleşen davalı ......Ltd.Şti. vekili birleşen davaya yönelik istinafında; Bileşen davaya ilişkin hiç bir bilirkişi incelemesi yapılmadan kısmen kabul kısmen red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı yandan alacağı olduğu rakamın ve faiz hesabının bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın birleşen dava bakımından da kaldırılmasını talep etmiştir.B-)Davalı-karşı ve birleşen davacı ......Ltd.Şti. vekili birleşen davaya yönelik istinafında; Birleşen davalarında fazlaya dair taleplerinin reddedilmesinin ve karşı tarafa 29.548,33 TL tutarında vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bahse konu takibin kötü niyetli davalı tarafından, yerel mahkeme kararı hiçe sayılarak açıldığını, ancak ne yerel Mahemece bu konuda bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmadan hüküm kurulduğunu, bu nedenle birleşen davada verilen kararın müvekkili aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiğini belirterek, kararın birleşen dava bakımından da kaldırılmasını talep etmiştir.Asıl dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve tazminat, karşı dava; bakiye alacak ve birleşen ████████ Esas sayılı dava ise menfi tespit istemlerine ilişkindir.Mahkemenin 16.03.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne ve karşı davanın ise kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2021 tarihli, █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile, tarafların istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 28.06.2022 tarihli ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamıyla karar asıl dava yönünden bozulmuştur.Bozma kararından sonra, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dava dosyası asıl ve karşı dava ile birleştirilmiştir.Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile karşı davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04.12.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dava dosyasının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu dosyada verilen kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, dava dosyalarının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi ve anılan birleşen dava dosyasının istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi halinde) birleşen dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiş, sonrasında dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere Dairemizce istinaf incelemesi sadece birleşen davaya ilişkin yapılacak olup, asıl ve karşı davaya yönelik kanun yolu incelemesi ise Yargıtay tarafından yapılacaktır.İstinaf itirazları doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde;Birleşen dava, davalı tarafça, asıl davada (████████ esas) bozma öncesi alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar uyarınca alacak talebine ilişkin olarak başlatılan ve kesinleşen icra dosyasına ilişkin olarak borçlu olunmadığına dair menfi tespit talebine ilişkindir.Mahkemece, birleşen davaya ilişkin ayrıca bir rapor alınmadan kendi yaptığı faiz hesabı ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Birleşen davaya konu İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takibi, asıl davada alınan mali müşavir bilirkişi raporundaki ticari defter incelemesinde kendi defterlerine göre belirlenen birleşen davacı alacağı 144.903,91 TL asıl alacak ve 31.12.2013 tarihinden itibaren hesaplanan 119.949,68 TL işlemiş faiz toplamı 264.853,59 TL üzerinden başlatılmış olup, Mahkemece asıl davaya ilişkin olarak verilen ilk kararda söz konusu mali müşavir raporundan ayrışılarak 57.775,00 TL'ye hükmedildiği, ancak Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı bozma ilamı ile birleşen davacı alacağının söz konusu rapor doğrultusunda 106.745,16 TL olarak kabul edilmesi gerektiği belirtildiğinden, bozma sonrası yeni verilen kararla asıl davanın 106.745,16 TL üzerinden kabulüne karar verildiği, buna göre, birleşen davaya konu icra takibinde talep edilen asıl alacak 106.745,16 TL bakımından kısmen haklı olup, Mahkemece de bu asıl alacak miktarına tekabül eden işlemiş faiz her yıl değişen oranlarda hesaplanarak 83.577,07 TL olarak tespit edilmiş olmakla, bu asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları dikkate alınarak birleşen davadaki menfi tespit talebinin 38.158,75 TL asıl alacak ve 36.372,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.531,36 TL bakımından kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde olduğu anlaşılmıştır.İstinaf dilekçelerinde, işlemiş faiz talep edilemeyeceğine ve temerrüt olmadığına dair ayrıca ve açıkça bir itiraz bulunmamaktadır. Sadece hesaplamanın bilirkişi tarafından yapılması gerektiğine dair itirazda bulunulmuştur. Basit matematik işlemleriyle söz konusu faiz hesaplamasının yapılması mümkün olduğundan bunun için ayrıca bilirkişi raporu alınması zorunlu bulunmamaktadır. Kaldı ki birleşen davaya konu takip ödeme emrinin borçulunun/davacının ticaret sicil adresine Tebligat Kanunu'nun 35. Maddesine göre yapılan tebligat suretiyle kesinleşmiş olup, bu şeklide takipte talep edilen işlemiş faizin kısmen kabulüne karar verilen asıl alacak miktarına tekabül eden kısmı da kesinleşmiş bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacı tarafından istinaf harçları peşin yatırıldığından harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafça yatırılması gereken 5.091,23 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.272,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.818,42 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Dosyanın asıl dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesi için İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.