Anahtar kelimeler: Marangozhane Olmaya İyileştirilmemesi Özlük Akabinde Yapmaya Bünyesinde İradesini Bildirdiğini Konya
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.07.2012-06.09.2023 tarihleri arasında davalı bünyesinde marangozhane personeli olarak çalıştığını, özlük haklarının iyileştirilmemesi nedeniyle müvekkilinin sendika üyesi olmaya karar verdiğini ve bu iradesini 09.06.2023 tarihinde davalı işverene bildirdiğini, akabinde davalı işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili sendika olan ... Sendikasına 07.08.2023 tarihinde üyelik başvurusunda bulunduğunu, üyeliğinin 06.09.2023 tarihinde davalı işverene bildirildiğini, müvekkilinin sendika üyesi olma iradesini davalı işverene bildirmesinin ardından sendika üyeliğinden vazgeçmesi için baskı görmeye başladığını, 04.09.2023 tarihinde 05.09.2023-05.12.2023 tarihleri arasında şehir dışı merkezli ... Çiftliğinde geçici olarak görevlendirildiğine dair görev yazısının tebliğ edildiğini, müvekkili ile aynı işi yapan başka bir çalışan daha bulunmasına rağmen görevlendirmenin müvekkiline yapılmasının sendikal ayrımcılıktan kaynaklandığını, devamında müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, müvekkiline muvafakati dışında fazla çalışma yaptırıldığını, bayramlarda da çalıştırılmaya devam edildiğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile sendikal tazminat, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde 12.07.2012-06.09.2023 tarihleri arasında idari sosyal işler personeli olarak çalıştığını, işten ayrılmadan önceki son ünvanının marangozhane personeli olduğunu, müvekkili Şirket ve iştiraklerinde oluşan ihtiyaca binaen işverenin yönetim yetkisi kapsamında, aynı özlük hakları ve eşit koşullarda farklı birim yahut lokasyonlarda görevlendirilebildiğini, davacının ihtiyaç nedeniyle yapılan ve iş sözleşmesindeki karşılıklı anlaşmaya dayanan görevlendirmeyi kabul etmediğini, yapılan tüm sözlü ve yazılı uyarılara karşın görevi yapmamakta ısrar ettiğini, konu hakkında yürütülen tahkikat neticesinde davacının iş sözleşmesinin 06.09.2023 tarihinde Şirket Disiplin Kurulu kararı ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili Şirkete ait işyerinde çalışanların büyük bir çoğunluğunun toplu iş sözleşmesi imza yetkisi bulunan ... Sendikası üyesi olarak çalıştığını, işyerinde ... Sendikası ile son olarak 30. Dönem Toplu İş Sözleşmesi bağıtlandığını, her sözleşme döneminin 2 yıl olup işyerinde 58 yıldır sendikal faaliyetlerin yürütüldüğünü, dolayısıyla isteyen her personelin istediği zaman sendikaya üye olabildiğini ve sendikadan ayrılabildiğini, davacının sendika üyeliğinin müvekkili Şirkete 18.09.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının iş sözleşmesinin bu tarihten önce sona erdiğini, iddia edildiğinin aksine davacının geçici görevlendirildiği yahut görevlendirmeyi kabul etmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirildiği günlerde ilgili sendika tarafından işyerine yapılmış bir tebliğin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sendika üyeliğine başvuru ve üyelik tarihinin davacının geçici görevlendirilme yazısını tebliğinden sonra olduğu, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde davacının geçici ya da sürekli olarak başka yerde görevlendirilebileceğinin kararlaştırıldığının anlaşıldığı, iş sözleşmesi hükümleri çerçevesinde işverenin yönetim hakkı çerçevesinde yapılan görevlendirmeyi kabul etmemesinin iş sözleşmesinin asli edimlerinden olan işgörme ediminin ifasından kaçınma niteliğinde olup işverene iş sözleşmesini haklı nedenle fesih imkânı vereceği, davalı işveren tarafından yapılan 2 ayrı görevlendirmeyi kabul etmeyen davacının iş sözleşmesinin Disiplin Kurulu kararı ile feshedilmesinin haklı fesih kapsamında kabul edildiği, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiği, iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedenle yapılmadığının anlaşıldığı, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığı, sunulan puantaj kayıtları dikkate alındığında davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yapılan ve iş sözleşmesindeki karşılıklı anlaşmaya dayanan görevlendirmeyi davacının kabul etmediği ve yapılan uyarılara rağmen görevi yapmamakta ısrar ettiği yönündeki iddiasının usule uygun şekilde ispatlanamadığı, buna göre ispat yükü üzerinde olan davalı işverenin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği hususunda ispata elverişli usule uygun bilgi yahut belge sunamamış olmasına göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacağı, diğer alacak kalemleri yönünden dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sendikal nedenle yapıldığının dosya kapsamı ile sabit olmasına karşın sendikal tazminat talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu,
b. Fazla çalışma ücreti alacağının eksik hesaplandığını,
c. Tanık anlatımları ile sabit olan ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı talebinin reddinin hatalı olduğunu,
d. Yıllık ücretli izin alacağının davalı işveren tarafından dava açıldıktan sonra ödendiği dikkate alınmadan talebin esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkili Şirket ve iştiraklerinde oluşan ihtiyaca binaen işverenin yönetim yetkisi kapsamında bir işçinin aynı özlük hakları ve eşit koşullarda farklı birim yahut lokasyonlarda görevlendirilebildiğini, davacının ihtiyaç nedeniyle yapılan ve iş sözleşmesindeki karşılıklı anlaşmaya dayanan görevlendirmeyi kabul etmediğini, yapılan tüm sözlü ve yazılı uyarılara karşın görevi yapmamakta ısrar ettiğini, konu hakkında yürütülen tahkikat neticesinde davacının iş sözleşmesinin 06.09.2023 tarihinde Şirket Disiplin Kurulu kararı ile haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını,
b. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini,
c. Davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile sendikal tazminata hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ispatı ve hesabı ile yıllık ücretli izin alacağının esastan reddine karar verilmesinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı tarafın tüm, davacı tarafın aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının yıllık ücretli izin alacağının davalı işveren tarafından tahakkuk ettirilerek dava tarihinden sonra ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken talebin esastan reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Diğer yandan, yıllık ücretli izin alacağının hatalı olarak esastan reddedilmesi nedeniyle bu miktarın davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti hesabında dikkate alınması ayrıca hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "4) Konusuz kalan yıllık ücretli izin alacağı yönünden karar verilmesine yer olmadığına," ibaresinin yazılması,
Hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "10) Davanın reddedilen kısmı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 6.831,57 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!