Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Birçok Başkan Yazim Katip Ara Adana Ortakları Tedbir

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025 (Ara Karar)NUMARASI
: █████████DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVANIN KONUSU
: Ticari ŞirketİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ esas sayılı ara kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.DAVACININ İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; davalı şirketin diğer ortakları tarafından birçok araç, değerinin çok altında ve kimisinin de sadece nakit olarak satıldığını, davalı şirket tarafından müvekkilinin yetkilerinin Genel Kurul Kararı ile alındığını █████/2025 tarihinde 25.446.00.TL olan borç bakiyesinin █████/2025 tarihi itibariyle 528.973.46.TL haline getirildiğini ve müvekkilinin şirkete borçlandırıldığını, şirket bünyesinden kimliği belirsiz şirketle bağı olmayan kişilere sanki şirket ortağıymışcasına diğer ortaklar ile birlikte ödeme yapıldığını ve müvekkiline hiçbir maaş ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin işbu şirket içerisinde %40 hisse payının bulunduğunu, söz konusu pay oranı aşikar ve belirgin olup müvekkilinin hiçbir yetkisinin bulunmamasının sebebi ile tedirginliğinin devam ettiğini, nitekim şirket bünyesinde kayıtlı onlarca araç ve taşınmazın mevcut olduğunu, rayiç değeri 250-300 milyon liraları bulan söz konusu malların %40'lık dilimi müvekkilinin mülkiyetinde bulunduğunu, bu tutarlar ile alakalı şirketin tek müdürü olan ... tarafından araçlar satılarak bir mal eksiltme yoluna gidilmesinin müvekkilinin geri dönülemeyecek bir sorunun içinde bırakacağını, mahkeme tarafından daha önce verilen ara kararda somut delil olmaması sebebi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine kararı verildiğini, bu bağlamda şirketin tek müdürü olması ve gelinen noktadaki uyuşmazlığın ciddi zararlar doğuracağı aşikar olup davalı şirketin aktif mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.DAVALININ İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin █████/2025 tarihli ara kararı ile reddedildiğini, davacı tarafın bu karara karşı kanun yoluna başvurmadığını ve kararın kesinleştiğini, aradan iki ay geçtikten sonra aynı vakıalarla ve hiçbir ekstra yeni bir delile dayanmadan yeniden tedbir kararı verilmesinin HMK 389. md. temel ilkelerine aykırı olduğunu, tedbirin dayanağı olan tüm satışların davacı ...'nın tam yetkili olduğu dönemde ve kendisinin yönlendirmesiyle yapıldığını, █████/2025 tarihinden sonra yani davacının yetkileri alındıktan sonra tek bir satış, devir veya mal kaçırma olmadığını, dolayısıyla yakın bir tehlike zarar veya telafisi güç bir durum söz konusu olmadığını, davacının yaklaşık 300 milyonluk bir mal varlığının % 40 payına sahip olduğunu, dolayısıyla 100.000,00,TL teminat belirlenmesinin hukuken korunabilir olmadığını, mahkeme tarafından █████████ Esas sayılı dosyada 3 GSM hattı için 30.000,00.TL teminat belirlenmiş iken tüm mal varlığına ilişkin 100.000,00.TL teminat belirlenmesinin hakkaniyetli olmadığını, dava konusu şirket lojistik faaliyetinde bulunmakta olup şirketin tüm mal varlığına tedbir konulması şirketin faaliyetlerinin fiilen durmasına neden olacağını, bu tedbirin orantılılık ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle tedbirin kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise teminatın hakkaniyete uygun seviyeye yükseltilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk derece mahkemesi tarafından verilen karar ile; davacı tarafından limited şirkette ortaklıktan çıkma, mümkün olmadığı takdirde şirketin feshi ve ortaklık payı alacağı talepli dosyada ihtiyati tedbir talep edildiğini, Mahkeme tarafından █████/2025 tarihli ara karar ile talebin kabulüne karar verildiğini, davalı tarafından ara karara itiraz edildiğini, yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi halinde şirkete ait mal varlığının, davalı şirketin aktifleri içerisinde yer alacağından taşınır ve taşınmazların devredilmesi halinde yasa koyucunun öngördüğü "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi" koşullarının gerçekleşebileceği anlaşılmakla davalı şirkete ait kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarının devrinin tedbiren önlenmesine yönelik yapılan itirazın reddine, davalı şirket adına kayıtlı 47 adet araç ve ... ilçesinde bir taşınmazın bulunması dikkate alınarak mahkeme tarafından █████/2025 tarihli ara kararında 100.000,00.TL olarak belirlenen teminatın 2.000.000,00.TLye yükseltilmesine karar verilmiştir.DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20.11.2025 tarihli ara kararının, somut olayın delil örgüsü bakımından geçici hukuki koruma kurumunun ruhuna ve usuli güvencelere açıkça aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, davacının kesinleşmiş ret kararından iki ay sonra hiçbir yeni delil sunmadığı halde yeniden tedbir talebinde bulunduğunu ve talebin reddedilmesi gerektiğini, davacının haksız isnatlarının aksine şirketin mali yapısında belirgin bir güçlenme yaşandığını, personel sayısında artışın olduğunu, davacı döneminde ödenmeyen SGK primlerinin tamamen ödendiğini veya yapılandırıldığını, şirket cirosunun hiç araç satışı yapılmadan kademeli biçimde artış gösterdiğini ve bu veriler ışığında şirketin içinin boşaltıldığı iddiasının asılsız olduğunu, şirketin ticari faaliyetlerini sekteye uğratacak tedbir kararlarının verilemez olduğunu, mahkemenin müvekkili şirketin sunduğu mali tablolalar ve iyileşme raporlarını gerekçeli kararında tartışmadığını, daha da önemlisi mahkeme, aynı uyuşmazlık kümesi içinde görülen █████████ E. sayılı dosyada yalnızca üç GSM hattı ve bir e-posta için 30.000,00.TL teminat karşılığında ölçülü, dar kapsamlı tedbir verirken, burada herhangi bir yeni delil bulunmaksızın 47 araç ve bir taşınmazdan oluşan tüm lojistik filosunu tek kalemde dondurmak suretiyle kendi yaklaşımıyla çeliştiğini, böylece hem ölçülülük hem orantılılık hem de menfaat dengesi ilkelerini ihlal eden bir karara imza attığından ötürü verilen kararın kaldırılmasının zorunlu olduğunu; aksi kanaat oluşacak olursa dahi tedbirin şirketin faaliyetlerini durdurmayacak şekilde daraltılması ve teminatın en az 20.000.000.TL düzeyinde yeniden belirlenmesinin gerektiğini belirterek 20.11.2025 tarihli ara kararının; usuli kazanılmış hakka aykırılık, yaklaşık ispatın sağlanamaması ve ölçülülük ilkesinin ihlali nedenleriyle kaldırılmasına, tedbirin şirketin ticari faaliyetlerini durdurmayacak şekilde daraltılarak değiştirilmesine, teminat miktarının yüzde 10 dan az olmamak üzere en az (yirmi milyon türk lirası) olarak yeniden belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.GEREKÇE :Dava limited şirkette ortaklıktan çıkma, mümkün olmadığı takdirde şirketin feshi ve ortaklık payı alacağı davasında ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazların reddine ve teminat miktarının değiştirilmesi ara kararının kaldırılması talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince █████/2025 ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, davacı tarafından 100.000,00.TL teminat yatırıldığı takdirde davalı adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz mallarının devrinin tedbiren önlenmesine dair karar verilmiş olup, davalıların itirazı üzerine duruşma açılmış ve █████/2025 tarihli ara kararı ile davalılar vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine, davalılar vekilinin ihtiyati tedbirin teminat hususundaki itirazının kabulüne, 100.000,00.TL teminatın 2.000.000,00.TL'ye yükseltilmesine karar verilmiştir.İş bu ara karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.1-İhtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığı iddiası yönünden;Tüm dosya kapsamından ve davalı şirkete ait ticaret sicil kaydından, davalı şirketin 3 ortaklı limited şirket olduğu ve davacının şirketin %40 hisse oranı olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesi “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir” hükmünü haizdir. Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir. Diğer yandan anılan madde ile çıkma davası açmış bir kişinin, yargılama süresince ortaklık haklarını kullanması ve borçlarını yerine getirmekle yükümlü olmasının konumuna uygun düşmeyeceği dikkate alınarak, mahkemeye bazı tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 Tarih ve ██████████ Esas █████████ Karar)Davacı taraf, davalı şirketin feshi talebinin reddi halinde, duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm olarak davacının davalı şirket pay sahipliğinden yine davalı şirketçe paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenmesi suretiyle iktisap edilmesi mukabilinde çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bu talep yönünden 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi delaletiyle kıyasen 6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesinin uygulanması mümkün bulunmaktadır.Buna göre; İhtiyati tedbir kurumu genel olarak HMK'nun 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” genel tanımına yer verilmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi delaletiyle kıyasen 6102 sayılı TTK'nın 638/2. maddesi kapsam itibari ile 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirden daha kapsamlı ve ihtiyati tedbir ile ilgili özel bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Bu düzenlemeye göre mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceğinin belirtildiği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu olmayan taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklar ile ilgili ihtiyati tedbir kararı da koşulları olduğu takdirde verilebilmektedir. Başka bir deyişle ihtiyati tedbir konusunun uyuşmazlık konusu olması şartı da gerekli değildir. Bu düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesinin istisnalarından bir tanesidir.Somut dosyamızda davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesine olmadığı taktirde ortaklık payının ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ettiği, davacının haklarının korunması için, davacının hissesi ve dava sonucunda feshe karar verilmesi durumunda, hesaplanacak muhtemel çıkma payı da gözetilerek; davalı şirketin bir kısım mal varlıkları üzerine tedbir kararı verilmesi gerekirken tüm taşınır, taşınmaz malları üzerine tedbir kararı verilmesi doğru olmamıştır.Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin davalı şirket adına kayıtlı tüm gayrimenkul ve vasıtalar üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulması talebinin kabulüne ilişkin █████/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, Dairemizce UYAP sisteminden yapılan kontrolde davalı şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen ve aşağıdaki kararda belirtilen taşınmaz üzerine, teminat mukabili, üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir konulmasına, diğer araçlar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.2- Verilen İhtiyati tedbirin teminat miktarının az olduğu iddiası yönünden;İstinaf kurumu, bir kanun yolu olarak HMK'nun 341 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 341.maddesinde istinaf yoluna başvurulabilecek kararlar açıkça belirlenmiştir. Buna göre, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.HMK'nun 391. maddesinde sadece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararlara, HMK'nun 394. maddesinde sadece ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulacağı düzenlenmiştir.“Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına” ilişkin 395. maddenin 3. fıkrası ile “durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması”na ilişkin 396. maddenin 2. fıkrasında, kanun yollarını düzenleyen HMK'nın 394. maddesinin 5. fıkrasına atıf yapılmamıştır.İlk derece mahkemesinin █████/2025 tarihli teminat miktarının değiştirilmesine ilişkin ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma imkanı bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-ç maddesi gereğince "Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi" nedeniyle davalı vekilinin ilk derece mahkemesi teminat miktarının değiştirilmesine ilişkin ara kararına karşı istinaf başvurusunun usülden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1- Teminat miktarının değiştirilmesine ilişkin ara kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin █████/2025 tarihli ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE,3-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarihli ve █████████ esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,Esas hakkında yeniden hüküm KURULMASINA,4-Davalı vekilinin İTİRAZININ KABULÜ ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarihli ve █████████ Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,-6102 sayılı TTK'nin 531. maddesi delaletiyle kıyasen 6102 sayılı TTK'nin 638/2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABÜLÜNE,5)-6100 sayılı HMK’nın 84 vd. maddeleri gereğince 2.000.000,00.TL teminatın ihtiyati tedbir isteyen tarafından nakit olarak ilk derece mahkeme veznesine yatırılması veya bu meblağı kapsayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ilk derece mahkemesine sunulması halinde davalı Şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen;-... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2300 Parsel sayılı taşınmaz üzerine işbu dava sonuçlanıncaya kadar taşınmazın üçüncü kişilere satış, devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,6)-Davalı adına kayıtlı araçlar üzerine tedbir konulmasına ilişkin talebin REDDİNE, İlk Derece Mahkemesi tarafından █████/2025 tarihli ara karara istinaden araçlar üzerine konulan ihtiyati tedbirin KALDIRILMASINA,7)-Teminat yatırıldığında ihtiyati tedbire ilişkin karar uygulanmasının İlk Derece Mahkemesince YAPILMASINA,İstinaf incelemesi yönünden;1- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 615,40.TL maktu istinaf karar harcının istek halinde davacıya İADESİNE,2-6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesi gereğince davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan harcamaların ilk derece mahkemesince esas hakkında hükümle DEĞERLENDİRİLMESİNE,3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından taraflar yönünden vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1-2 maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. █████/2026Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdır