Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Yazim Katip Ara Adana İli Üyesi Derdest

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026 (Ara Karar)NUMARASI
: █████████ Esas (Derdest Dosya)DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Tapu İptali Ve TescilİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli ve █████████ Esas tarihli ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekilinin dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup, kooperatifin ... İli, ... Mahallesi, 254 Ada, 4 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa ettiği B Blok, 1 no'lu Bağımsız Bölüm'ün haksahibi olduğu, kooperatif yönetim kurulunun 28.10.2020 tarih ve 07 sayılı kararıyla kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle müvekkilinin üyelikten ihracına karar verildiği, sözkonusu ihraç kararına karşı açılmış olan davanın ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayıl dosyasında derdest olduğu, müvekkilinin kooperatifin ve ortakların hak ve menfaatlerini korumak amacıyla görev ve yetkilerini kötüye kullanan yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasının ardından anılan kişilerin müvekkilini cezalandırma ve zarara uğratma saikiyle hareket ettiği, nitekim müvekkilinin kooperatif üyeliğinin halen devam etmekte olup ferdileştirme süreci tamamlanarak diğer tüm üyelere tapu devirleri gerçekleştirilmişken yalnızca müvekkilinin bu haktan mahrum bırakılmasının TMK'nın 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kooperatif faaliyetleri kapsamında inşaatların tamamlandığı, yapı kullanım izinlerinin alındığı, diğer birçok ortağın hak ettiği bağımsız bölümlerin tapu devrinin gerçekleştiği, yalnızca kendileri hakkında suç duyurusunda bulunan müvekkili hakkında ihraç kararı verilmesi ve buna bağlı olarak tapu devrinin gerçekleşmemesinin Kooperatifler Kanunu'ndaki eşitlik ilkesine ve TBK ve TMK'daki dürüstlük ve güven ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek davanın kabulü ile kooperatif sözleşmesi uyarınca davalının ... İli, ... Mahallesi, 254 Ada, 4 Parsel, B Blok, 1 no'lu Bağımsız Bölüm'de kain meskenin tapuda ferağ işlemini yapmaya icbar edilmesine, taşınmazın davalı üzerindeki tapusunun iptaline ve davacı adına tesciline, taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi amacıyla taşınmaz üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli ve █████████ Esas tarihli ara kararında özetle;"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile;1-... İli, ... Mahallesi, 254 Ada, 4 Parsel, B Blok, 1 Numaralı bağımsız bölüm üzerinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkında elde edilmesinin zorlaşacağı ve davacı aleyhine bu durumun zarar doğuracağı kanaatiyle takdiren 150.000,00-TL nakdi veya süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde,... İli, ... Mahallesi 254 Ada 4 Parsel B Blok 1 Numaralı bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı olması halinde dava sonuna kadar 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi hususunda tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına,Teminat yatırıldığında veya teminat mektubu ibraz edildiğinde ara karardan bir suretin ... Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine,2-Karardan bir suretin taraflara tebliğine" şeklinde karar verilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden davacı vekili talep dilekçesinde; müvekkilinin emekli bir birey olup mahkemenizce takdir edilen 150.000,00 TL teminat bedelini karşılayabilecek ekonomik güce sahip olmadığı, bu haliyle teminat şartının müvekkilin Anayasa ile güvence altına alınmış hak arama hürriyetini ve mülkiyet hakkını fiilen ortadan kaldırıcı nitelik taşımakta olduğu, teminat yükümlülüğünün bu denli yüksek belirlenmesinin müvekkilinin adalete erişimini imkânsız hale getirmekte olduğu, kaldı ki dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, HMK m. 392/1 uyarınca resmi belgeye dayanan, kesin delillerle sabit bulunan veya somut olayın özellikleri gereği gerekli görülen hallerde ihtiyati tedbirin teminatsız olarak verilmesinin mümkün olduğu, somut olayda, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğu, yapılan kura çekimi ve kurul kararları ile dava konusu taşınmazın hak sahibi olduğu hususu kesin delil niteliğindeki resmi belgelerle sabit olduğu, bu nedenle teminat şartının devamında hukuki bir zorunluluk bulunmadığı, açıklanan bu nedenlerle, müvekkilin açık ve sabit hak sahipliği karşısında teminatın kaldırılması ve ihtiyati tedbirin teminatsız olarak uygulanması zorunlu hale geldiği, mahkemece ara kararla hükmedilen 150.000,00 TL teminat şartının kaldırılmasına, dava konusu taşınmaz hakkında teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak taşınmazın satış ve devrinin önlenmesine, hak kaybı doğmaması adına gerekli görülecek her türlü koruyucu ve güvenlik tedbirinin alınmasına karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının davaya konu taşınmaz kaydına teminatlı yada teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebini kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, davaya konu taşınmazın kooperatifçe davacıya tahsisinin sözkonusu olmayıp, davacı davaya konu taşınmazda fuzuli işgalle bulunduğu, davacının davaya konu taşınmazın kooperatifçe adına tahsis edilmiş olduğuna ya da adına tahsisli kişiden usulüne uygun olarak devir almak suretiyle edinmiş olduğuna dair bir bilgi yada belge ibraz edemediği, bu nedenle davaya konu taşınmazda haksız işgalle bulunmakta olan davacının taşınmaz üzerinde hukuken korunur bir hakkının bulunmasının sözkonusu olmadığı, ihtiyati tedbir kararı talebinin reddinin gerektiği, ihtiyati tedbir talebine itirazları yanı sıra, davacının bu yoldaki talebine istinaden Mahkemece 16.12.2025 tarihli ara kararla davaya konu taşınmaz kaydına 150.000.00-TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulması ve teminat karşılığı konulan tedbir kararına karşı yapılan davacı itirazına da (teminatın kaldırılarak teminatsız tedbir kararı verilmesi yolundaki) bir bütün olarak itiraz ettiklerini ve kabul etmediklerini, zira, müvekkil kooperatifle bir başka kooperatif ortağı arasında aynı site ve aynı bloktaki 7 no'lu daire görülmekte olan müdahalenin meni davasında alınan bilirkişi raporunda emsal taşınmaz için ekte sunulan bilirkişi raporunda olduğu üzere, dava tarihi olan 26.04.2004 tarihi itibariyle 2.750.000.00.-TL, 27.03.2025 tarihi itibariyle de 3.150.000.00.-TL rayiç değer hesaplaması yapılmış olduğu, bu nedenle ihtiyati tedbir talebine ve Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itirazlarının karşılık görmemesi halinde 16.12.2025 tarihli ara kararla verilen ihtiyati tedbir kararının taşınmazın güncel değeri olan 3.150.000.00.-TL üzerinden 315.000.00-TL olarak uygulanmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesi'nin 21.01.2026 tarihli ve █████████ Esas sayılı ara kararında özetle; "... Somut olayda, Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbirin kabulüne ilişkin karar verildiği, ilgili kararın davacı tarafa tebliğ edildiği ve davacı tarafın 6100sayılı HMK madde 393/1 uyarınca süresi içerisinde uygulanmasını talep etmediği ve aynı madde uyarınca tedbirin kendiliğinden kalktığı görüldüğünden itirazlar kapsamında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin mahkememizin █████/2025 tarihli tensip ara kararı ile verilen ihtiyati tedbire teminatın süresinde yatırılmadığı görüldüğünden 6100 sayılı HMK Madde 393/1 uyarınca kendiliğinden kalktığının tespitine, İtirazlar hakkında ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığı tespit edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen 21.01.2026 tarihli ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, itiraz dilekçesi incelenmeden tedbirin mühfesih sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, haki dinlenilme hakkının ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini, mahkemenin itirazı inceleme yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve usul ekonomisine aykırı davrandığını, HMK.m.392/1 uyarınca resmi belgeye dayanan taleplerde teminat muafiyeti bulunduğu, müvekkilinin ekonomik durumu ile belirlenen teminat arasında orantısızlık bulunduğu, mahkemece belirlenen teminat miktarının adalete erişimi imkansız hale getiren ölçüsüz bir uygulama olduğu, bu kapsamda müvekkilinin ekonomik durumu ve resmi belgelere dayalı güçlü delilleri dikkate alınarak 150.000,00-TL teminatın kaldırılması, bu mümkün görülmezse sembolik ve ölçülü bir miktara (örneğin 5.000,00-TL - 10.000,00-TL) indirilmesinin gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesinin 21.01.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, müvekkilinin hak sahipliğinin kooperatif kayıtları ve resmi belgelerle sabit olması, ekonomik durumunun fahiş teminatı karşılamaya yetmemesi gözetilerek uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerine teminatsız olarak, aksi kanaatte ise sembolik bir teminatla üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamıHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, istinaf konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi'nin 16.12.2025 tarihli ara kararıyla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile 150.000,00 TL teminat karşılığı davaya konu taşınmazın davalı adına kayıtlı olması halinde dava sonuna kadar 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi hususunda tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, verilen bu karara karşı davacı vekilince ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak verilmesi ya da düşürülmesi talebiyle itiraz edildiği, İlk Derece Mahkemesi'nin 21.01.2026 tarihli ara kararıyla ihtiyati tedbir teminatının süresinde yatırılmadığından bahisle ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığının tespitine ve itirazlar hakkında ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığı tespit edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, işbu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 16.12.2025 tarihli ara kararıyla 150.000,00 TL teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, sözkonusu ara kararın 22.12.2025 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı vekilinin 26.10.2025 tarihinde verdiği itiraz dilekçesiyle teminatın yüksek olduğunu belirterek ihtiyati tedbir teminatına itiraz ettiği, davacı vekilinin teminata itiraz ettiği tarih itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 393/1.maddesinde ihtiyati tedbirin uygulanması için öngörülen 1 haftalık sürenin geçmediği, dolayısıyla itiraz tarihi itibariyle henüz ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığından söz edilemeyeceği, kaldı ki yargılamanın her aşamasında tarafların yeniden ihtiyati tedbir talep etmesine yasal engel teşkil eden bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetilerek davacı vekilinin teminata ilişkin talep ve itirazın değerlendirilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli ve █████████ Esas tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli ve █████████ Esas tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,6-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,7-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi.Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdır