Anahtar kelimeler: Türkpatent Kılınarak Yaratacak Karışıklık Patent Sicilden Sınai Şekil Tanınmış Fikri

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI
:████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
:Kısmen kabulMahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde ████████ 13... /61127 sayı ile tescilli "...+ şekil" markalarının, davacı şirkete ait tanınmış "..." markaları ile karışıklık yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek anılan markaların hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III.MAHKEME KARARIMahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen tefhim olunan kısa kararda davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine TÜRKPATENT nezdinde tescilli ██████████ sayılı markanın 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" bakımından kısmen iptaline ve bu aynı hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda dava konusu edilen ████████ 13... /61127 sayılı markaların, davalı adına tescilli dava dışı ██████████ sayılı markanın 35. sınıf alt grubunda belirtilen ve kazanılmış hak kapsamında kalmayan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden markanın kısmen iptali ile hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Dava, davalıya ait ████████ 13... /61127 sayılı markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinleri istemlerine ilişkin olup, Dairemizin █████████ E. ve █████████ K. sayılı bozma ilamı ile taraf markaları arasında asli unsur bakımından benzerlik bulunduğuna ilişkin gerekçe yerinde olmakla birlikte davalı adına tescilli dava dışı ██████████ sayılı markanın 35. sınıf alt grubunda belirtilen “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" dışındaki mal ve hizmetler yönünden kazanılmış hakkın olduğu hususu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ve hatalı yoruma dayalı olarak 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığından bahisle kararın davalı yararına bozulduğu, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.Bilindiği üzere Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu madde ile bağlantılı olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi hâlde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup HMK'nın 297/2 ve 298/2 hükümlerinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Böylelikle gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Kararların belirtilen hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır.Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama gerek yargı erki ile hakimin gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Bu itibarla hüküm fıkrası ile gerekçe arasında veya tefhim edilen kısa karar ile gerekçe arasında çelişki olması bozma sebebidir.Diğer yandan medeni yargılama hukukuna hâkim olan ilkelerden birisi olup HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen ve aynı Kanun'un 24. maddesinde yer alan "tasarruf ilkesi" ile 25. maddede hüküm altına alınan "taraflarca getirilme ilkesi" ile bağlantılı olan taleple bağlılık ilkesi, hâkimin tarafların talepleriyle bağlı olduğunu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceğini, ancak duruma göre talep sonucundan daha azına hükmedebileceğini ifade eder. Belirtmek gerekir ki, hâkim bazı durumlarda taleple bağlı değildir. Bu durumlar Kanun'da açıkça belirtilmiştir. Talep edilenden farklı bir şeye karar verememe, verilen hükmün sonuç kısmına bakılmak suretiyle tespit edilir. Buna göre talepte bulunan kişinin gerçek iradesi ile mahkemenin verdiği hükümdeki sonuç kısmının aynı olup olmadığı, talep edilenden farklı bir şeye karar verilip verilmediği bu şekilde anlaşılır.Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, dava dilekçesinde davalı şirketin ████████ 13... /61127 sayı ile tescilli "...+şekil" markalarının, davacı şirkete ait tanınmış "..." markaları ile karışıklık yaratacak derecede benzer olduğu ileri sürülerek anılan markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinlerinin talep edildiği, bozma ilamına uyulmasına rağmen tefhim olunan kısa kararda, dava konusu olmayan markanın (██████████) kısmen hükümsüzlüğü yanı sıra iptaline de karar verilerek hem taleple bağlılık ilkesine hem de bozmaya aykırı hüküm kurulduğu, bu kez gerekçeli kararda dava dışı ██████████ sayılı marka tescilindeki hizmet sınıfı hariç tutularak davalıya ait dava konusu edilen ██████████ sayılı ve ██████████ sayılı markaların ██████████ sayılı markanın 35. sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" haricindeki mal ve hizmetler bakımından kısmen iptalleri ile kısmen hükümsüzlüklerine ve sicilden terkinlerine hükmolunduğuna dair gerekçeye verildiği, davacının talepleri arasında markaların iptallerine yönelik bir dava olmadığı gibi kısa kararda belirtilen ██████████ sayılı markaya ilişkin bir istemin de bulunmadığı, hal böyle olunca tefhim olunan kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasına sebebiyet verilmesi ve dava dilekçesi ile talep edilenin dışına çıkılarak hüküm kurulması doğru olmadığından, kararın öncelikle bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.2.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.V.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.