Anahtar kelimeler: Senetin Esenyurtun Aslen Adliyesinde Adliyesinin Büyükçekmece İmzalatılmış Boyunca Kambiyo Ciro

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı dava dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın davalının yerleşim yeri olan Esenyurt'un bağlı olduğu Büyükçekmece Adliyesinde Asliye Ticaret Mahkemesi olmaması nedeniyle Büyükçekmece Adliyesinin bağlı olduğu Bakırköy Adliyesinde açıldığını, davalının 16.09.2024 vadeli 230.000 TL bedelli kambiyo senedine dayanarak İstanbul ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, ancak bu senetin aslen .... tarafından imzalatılmış olup, sonrasında ...’a ciro edildiğini, tüm ödeme süreci boyunca asıl muhatabın .... olduğunu, tarafınca yapılan tüm ödemelerin .....’ın yönlendirmesiyle ... hesabına yapıldığını, bu durumun .... yazışmaları ve banka dekontlarıyla sabit olduğunu, şahıslar arasındaki ciro koşullarını bilmemekle birlikte, ..... ve ...’ın aynı adreste ikamet ettiği ve aralarında kuvvetli bir ilişki bulunduğunun anlaşıldığını, .....’ın yönlendirmesi ile senedin ödenmesine ilişkin 16.08.2024 tarihli 4 adet banka dekontunda görüldüğü üzere toplam 180.500 TL'nin ... hesabına ödendiğini, buna rağmen davalı tarafından 12.12.2024 tarihinde 230.000 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibinin başlatıldığı tarihte, en fazla kalan borç tutarı olan 49.500 TL üzerinden icra takibi başlatılabileceğinin aşikar olduğunu, sonraki süreçte ..... ile iletişime geçtiğini, aralarındaki telefon görüşmelerinde şifaen yapılan anlaşmaya istinaden ödeme noktasında anlaşılmış olup, .....’ın yönlendirmesi ve ...'ın banka hesap bilgilerinin tarafına bildirilmesi ile 18.03.2025 tarihinde 13.300 TL, 16.04.2025 tarihinde 13.000 TL olmak üzere ... hesabına “.... sayılı icra dosyasına istinaden” şeklinde açıklamalarla ödemeler gerçekleştirildiğini, tüm bunlara karşın 22.08.2025 tarihinde davalının talebi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi tarafından çalışmakta bulunduğu kurum olan Beykoz Belediyesine maaşımın tamamı üzerine haciz konulması için müzekkere yazıldığını, bu müzekkereye istinaden Eylül 2025 tarihinde maaşımdan kesilen 57.983 TL'nin 03.10.2025 tarihinde icra dosyasına gönderildiğini, dolayısıyla bu kesinti ve daha önce tarafınca yapılan ödemeler toplandığında borcun üzerinde bir ödeme gerçekleştirildiğini, ayrıca maaşının tümü üzerine konulan maaş haczine ilişkin şarta bağlı muvafakat işleminin geçersiz olup, şarta bağlı muvafakatin geçersiz sayılacağına dair çeşitli Yargıtay Kararları bulunduğunu, dolayısıyla maaşının tamamına konulan haczin hukuken dayanağı bulunmadığını iddia ederek; İstanbul .... İcra Dairesi’nin .... Esas sayılı dosyasında borçlu olunmadığının tespitine, icra takibinin ve maaş haczinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, ekonomik durumu gözetilerek teminatsız tedbir kararı verilmesine, şarta bağlı maaş haczi muvafakatinin geçersizliğinin tespitine, adli yardımdan yararlandırılma talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili duruşmalardaki sözlü beyanları ile davanın reddi yönünde savunma yapmıştır.YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Uyuşmazlığın, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, dosya borcunun ödenip ödenmediği, fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının menfi tespit talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.İstanbul .... İcra Dairesi Müdürlüğünden; ..... esas sayılı takip dosyasının bir suretinin, ayrıca dosyanın güncel kapak hesabı celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Tarafların tacir araştırması için İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı hususları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğünden; ...'ın mükellefiyet kaydının bulunmadığı hususu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Şahinbey Vergi Dairesi Müdürlüğünden; ...'ın █████/2015 tarihinde mükellefiyet tesis ettirmiş olduğu, █████/2015 tarihinde ise mükellefiyet terk etmiş olduğu hususları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinden; .... esas sayılı dava dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir.HMK 115. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.Davacının bu davada; İstanbul ... İcra Dairesi’nin .... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti talepli dava açtığı; davacı tarafından aynı davalı aleyhine aynı talep ve hukuki nedenlere dayalı olarak açılan İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, dosyanın derdest olduğu anlaşılmış; davacı █████/2026 tarihli celsede "Ben diğer mahkemelerde açtığım dosyalarda tedbir kararı alamadığım için ayrıca mahkemenizde dava açtım " şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava açılması ile usul hukuku bakımından ortaya çıkan sonuçlardan birisi de derdestliktir.Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir.Dava şartı noksanlığı ikinci dava bakımından söz konusu olup birinci dava için söz konusu değildir. Birinci davanın görülmekte olması (derdest) demek ikinci davanın açıldığı tarihte birinci davanın henüz karara bağlanmamış olması veya karara bağlanmış olmakla beraber verilen kararın henüz şekli anlamda kesinleşmemiş olması gerekir.Eldeki dava açısından derdest kabul edilebilmesi için öncelikle eldeki davadan daha önce açılmış bir davanın olması ve bu davanın da eldeki dava ile konusu, tarafları ve sebebinin aynı olması gerekir. Aynı kanunun 115. maddesi uyarınca dava şartlarının olup olmadığı mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen araştırılır.Her iki davanın aynı sayılması için gerekli şartlar bakımından maddi anlamda kesin hüküm ile derdestlik arasında hiç bir fark yoktur. O sebeple bu dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için; maddi anlamda kesin hükümdeki gibi; her iki davanın taraflarının, dava konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. İki davanın taraflarının aynı olması için tarafların her iki davada da aynı sıfatla davacı veya davalı sıfatıyla hareket etmiş olmaları gerekmez.Somut olay, yukarıda anlatılan tespit ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, İstanbul ... ATM. de açılan davanın eldeki davadan önce açıldığı ve bu dosyanın tarafları, dava sebebi, konusu (talep sonucu) ile eldeki davanın tarafları, dava sebebi ve konusunun ( talep sonucu ) aynı olduğu ve birinci davanın (İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...) derdest olduğu görülmekte olan bu dava ile eldeki ikinci davanın aynı olduğu anlaşıldığından davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ( Aynı yönde: İstanbul B.A.M. 13. HD. ███████ Esas ve █████████ Karar; İstanbul B.A.M. 57. HD. █████████ Esas ve █████████ Karar) ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın derdestlik dava şartı noksanlığından, 6100 sayılı HMK'nın 114, 115 md'leri gereğince USULDEN REDDİNE,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 732,00-TL peşin harç ile 732,00-TL başvurma harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 840,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Mahkememizin █████/2025 tarihli İhtiyati Tedbir Kararının HÜKÜM KESİNLEŞİNCEYE KADAR DEVAMINA,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ...