Anahtar kelimeler: Açılınca İptalitescil Oğullarına Katının Babaları Payını Kız Muris Kaçırma Binanın
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve bedel istemine ilişkindir.
Davacılar; muris babaları ...’nun 1957 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalı oğullarına mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak temlik ettiğini, dava konusu taşınmazda yer alan binanın birinci katının ... tarafından yapıldığını, ancak muris ile arası açılınca taşınmazdan çıkarıldığını, ...'ya ise kız olduğu için mal vermek istenilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler; ...’in payını başkasına devretmesi nedeniyle aşamada davalı ... yönünden taleplerini tazminat şeklinde ıslah ettiklerini bildirmişlerdir.
Davalılar ... ve ...; davacı ...'in kendilerinden ayrı yaşadığını ve babalarına hiç bir katkısı olmadığını, babalarının onu şifahen evlatlıktan reddettiğini, dava konusu taşınmazı birlikte yıllarca babalarının yanında çalışmaları karşılığında ve üzerine 5.000,00 TL ödeyerek aldıklarını, murisin diğer taşınmazlarının mirasçılara intikal ettiğini ve herkesin payını aldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; tanık isimlerini bildirmesi için davalılara usulüne uygun süre verilmesi, tanık isimleri bildirildiği takdirde dinlenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; öte yandan, maddi hata yapılarak gerekçede davalıların kabul beyanı var gibi gösterilmesi, hükümle çelişki olacak şekilde gerekçe yazılması, temlikin muvazaalı olup olmadığı yönünde yeterli inceleme yapılmaması, mirasbırakanın malvarlığı araştırılarak başkaca taşınmazları olup olmadığının tespit edilmemesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı ...'nun dava konusu taşınmazdaki payını dava tarihinden önce dava dışı ...'ya sattığı, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine yöneltilebileceği gerekçesiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine; diğer davalılar yönünden, murisin davalılara başkaca devir yapmadığı, muris muvazaası şartlarının gerçekleşmediği, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine.
Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; davacı tarafça tapu iptali-tescil isteğiyle dava açılmış, davalılardan ...'in payını dava dışı üçüncü kişiye devretmesi nedeniyle davalı ... yönünden talebin ıslah yoluyla bedele dönüştürüldüğü bildirilmiş olup tapu kayıt maliki olan diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verildiğine göre, tazminat talebi olarak davaya devam edilen davalı ... yönünden de davanın esastan reddi gerekirken, Mahkemece, dava konusu taşınmazdaki payını devreden davalı ... yönünden davaya tazminat davası olarak devam edildiği gözetilmeksizin, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine yöneltilebileceği gerekçesiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Ne var ki, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı ... vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Mahkeme kararının; davalı ... yönünden gerekçesinin yukarıda bahsedilen şekilde, hüküm fıkrasının; (1) ve (2) numaralı bentlerinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "1-Davanın ispatlanamadığından reddine" cümlesinin yazılması ve ilgili bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!