Anahtar kelimeler: Bila Aranmaksızın Adrese Usullere Düşme Yüzüne Güveni Görüşü Kişiliklerinin Olmaksızın

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık,özel belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanmaHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozma, düşmeİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:Sanık ...'nin yüzüne karşı verilen hükümlere yönelik süresinde temyiz talebinde bulunduğu, sanık ...'in yokluğunda hükümlerin verildiği ve gerekçeli kararın mahkemece tespit edilen savunmasında beyan ettiği adresine bila tebliği üzerine, daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı aranmaksızın aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. Maddesine göre usulüne uygun olmaksızın tebliğ edildiği ve kararın kesinleştirildiği, bu keyfiyete uyulmadan yapılan tebliğ işlemleri geçersiz olduğundan sanığın temyizinin öğrenme ile başladığı ve süresinde olduğu, sanık ...’ın yokluğunda hükümlerin verildiği ve gerekçeli karara ilişkin tebligatın ise, yargılama aşamasında verdiği adres dışında başka bir adrese çıkartıldığı ve kararın kesinleştirildiği, yapılan tebliğ işlemi geçersiz olduğundan sanığın temyizinin öğrenme ile başladığı ve süresinde olduğu, mahkemece yapılan hükümleri kesinleştirme işlemlerinin usule uygun olmadığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıkların Temyizleri Yönünden;5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizleri Yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;1.Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.20 11... /2 25... /9 karar sayılı ilamına konu suç eşyasının satın alınması suçundan verilen 2.000 TL adli para cezasının uyarlama yargılaması neticesi ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve 18.12.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başkaca ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin mükerrir kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,3.Bursa Adli Emanet Memurluğunun █████████ sırasında kayıtlı emanet eşyalar hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle ve hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılarak, yerine "Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak; sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3 madde fıkralarının █████/20 15... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin █████/2015 tarih, ████████ esas ve ███████ karar sayılı kararı ile 7242 sayılı kanunla yapılan yasal değişiklik sonrası oluşan hukuksal durum nazara alınarak uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi ile hükmün yargılama giderine ilişkin paragrafından sonra gelmek üzere "Bursa Adli Emanet Memurluğunun █████████ sırasında kayıtlı emanet eşyaların dosya içerisinde delil olarak saklanmasına" paragrafının eklenmesi ve devam eden kısımların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,C.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan, Sanık ... hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan, Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıkların Temyizleri Yönünden;Sanıklar ..., ... ve ...'ye yüklenen "güveni kötüye kullanma" ve sanık ...'e yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 18.11.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıkların temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,05.02.2026 tarihinde karar verildi.