Anahtar kelimeler: Turizm Organizasyon San Ret Şti Tic Ltd Birleşen Şartı Eksiklikleri
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
ASIL DAVADA
2. ...Organizasyon Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri Avukat ...
BİRLEŞEN ...1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
████████ E. SAYILI DOSYASINDA
2. ...Organizasyon Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri Avukat ...
HÜKÜM
:Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ...2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı ve dava dışı... A.Ş. arasında 16.12.2021 tarihli hisse devir protokolü imzalanarak davacı şirketin %50 hissesinin davalıya devri hususunda anlaşıldığını, davalının hisse devir bedeli olarak, protokolde yazıldığı şekli ile hisse bedelini ödediğini, müvekkili şirketin de dava dışı şirketlerden alınacak izinlerle hisse devrini gerçekleştirmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, hisse devri için bir vade belirlenmediğini, hisse devrinin gerçekleşmemesi halinde davalının ödemiş olduğu toplam 3.015.000,00 TL'nin faizi ve bu bedelin iki katı cezai şart miktarının müvekkilleri tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşme haricinde taraflar arasında, alacaklısı ... borçlusu müvekkilleri olan 16.12.2021 düzenleme, 31.01.2021 vade tarihli 3.015.000,00 TL bedelli senet tanzim edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından kısa bir süre sonra davalının hisseleri devralmayacağını bildirdiğini, fesih üzerine dava dışı... A.Ş.'ye ödeme yapmakla müvekkilinin borcunun ortadan kalktığını, ancak dava konusu senedin davalı tarafından tehdit aracı kullanılarak müvekkili şirketten haksız menfaat elde edilmeye çalışıldığını, 16.12.2021 tarihli hisse devri sözleşmesinin 6102 sayılı TürkTicaret Kanunu'nun (TTK) 595. maddesi şartlarını taşımamakla geçersiz olduğunu, bu sözleşme sebebi ile davalıya teslim edilen dava konusu senedin iadesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve senedin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; asıl davaya konu senedin lehtarı tarafından işbu davanın davalısına muvazaalı cirolandığını, davalının başlattığı takip sonrası haciz baskısı ile müvekkilinin eşinin devreye girdiğini, asıl dosya davalısının babası ve işbu dava dosyası davalı vekili ile görüşmeler yapıldığını, ancak anlaşma sağlanmadığını, buna dair Whatsapp yazışmaları da birlikte dikkate alındığında, davalının kötüniyetli olduğunun, müvekkilleri zararına hareket ettiğinin, takip sonrası pazarlıkların senet lehtarının babası ile yapılamasının aslında davalı alacağının gerçek olmadığını ortaya koyduğunu, keşideci ile lehtar arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan def'i ve itirazların kötüniyetli davalıya karşı da ileri sürülebileceğini ileri sürerek müvekkillerinin ...Genel İcra Dairesinin █████████ sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, senedin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; dava konusu senedin kayıtsız şartsız bir borç ikrarı olduğunu, taraflar arasında imzalanan 16.12.2021 tarihli hisse devir protokolü uyarınca davacı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili tarafından yapılan nakdi ödeme ve... A.Ş.'ye yaptırılan tadilat toplamı 3.015.000,00 TL'nin müvekkili tarafından yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, davacıların hisse devir protokolünden kısa süre sonra borcun ödendiğini ileri sürdüklerini ancak senedin iadesini istemediklerini, zira davacıların da senet borcunun tamamen ödenmediğini bildiklerini, davacıların, sözleşmenin fesih edildiği ödemelerin tamamının dava dışı... A.Ş.'ye ödendiğini ileri sürdüklerini ancak ödemelere ilişkin banka dekontu veya müvekkilinin ıslak imzalı ödeme belgesinin varlığından bahsedilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin hisse devri sözleşmesi değil iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğinde olduğunu, dava konusu senedin taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden verilmediğini, kayıtsız şartsız borç ikrarı olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacıların bedelsiz kaldığını iddia ettikleri senedi teslim almadan borcunu ödediklerini ileri sürdüklerini, bu durumun basiretli tacir gibi davranma ilkesine de hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu senedin cirosu yoluyla hamili olduğunu, davacının senedin sebebi olduğunu iddia ettiği sözleşmenin geçersizliği hususunun müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, dava dilekçesinde belirtilen dava dışı kişilerin görüşmelerine müvekkilinin dahlinin bulunduğundan bahsedilmediğini, delil olarak sunulan Whatsapp görüntülerinde dava konusu senede dair hiçbir ifade geçmediğini, müvekkilinin usulüne uygun düzenlenmiş bononun alacaklısı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.12.2021 tarihli hisse devir protokolü gereği davalı ...'ye hisse devrinin gerçekleşmediğinin sabit olduğu, hisse devrinin herhangi bir şekilde gerçekleşmemesi halinde davacı ...Organizasyon Turizm şirketinin ve şirket ortağı davacı ...'ün davalı ...'nin ödemiş olduğu tüm ayni ve nakdi bedelleri müştereken ve müteselsilen, aylık % 5 oranında faizi ve ödenen bedel miktarı olan 3.015.000,00 TL'nin 2 katı kadar cezai şartı ile birlikte ...'ye en geç 1 ay içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, protokolde davaya konu senede ilişkin bir bilgi bulunmadığı, davalı ...'nin cevap dilekçesinde senedin, sözleşmenin teminatı olduğu iddiasını kabul etmediğini belirttiği, bononun sebepten mücerret olduğu gözetildiğinde davacının senedin 16.12.2021 tarihli hisse devir sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini yazılı delille ispatlayamadığı, bu hususta davacıya "31.01.2022 vade tarihli 3.015.000,00 TL bedelli senedin 16.12.2021 tarihli hisse devir sözleşmesini teminat altına almak için verilip verilmediği, teminat amacıyla verilmiş ise davacılar tarafından... A.Ş.ye yapılan ödemelerin hisse devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davalı ...'nin alacağına mahsuben yapılıp yapılmadığı" hususunda yemin hakkının hatırlatıldığı, ancak davacı tarafça yemin deliline dayanılmayacağını bildirildiği; birleşen dosyada davalı ...'nın senedi kötüniyetli iktisap ettiği iddiasının ispatlanamadığı, sunulan Whatsapp yazışma içeriklerinin de bu iddiayı ispatlayamadığı, davacı tarafça yemin deliline başvurulmuş ise de, kötüniyetli iktisaba ilişkin hususun yemine konu edilemeyecek vakıalardan olduğu, davalının senedi kötüniyetle iktisap ettiğinin ispatlanamadığı, birleşen davada ödenen miktar yönünden davanın istirdat davasına dönüştüğünden kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddi ile tarafların kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile devir protokolünde dava konusu senede bir atıf bulunmadığı, taraflarca senet alındığının belirtilmediği, kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçluya düştüğü, davacının iddiasına dayanak 16.12 2021 tarihli protokol gereği davalı ...'nin yaptığı ödemeye rağmen hisse devredilmediğinin sabit olduğu, bu itibarla dava konusu bononun teminat vasfında olduğu ve ilintili olduğu sözleşme gereği davacının borcunu ifası üzerine iadesinin gerektiği iddiasının davacı tarafça yazılı delille ispatlanamadığı, dosyaya ibraz edilen 11.10.2023 tarihli protokol başlıklı adi yazılı belgede davacı ve davalıların imzasının bulunmadığı, davacının iddiasını ispata yarar bir delili bulunmadığı; bedelsizlik iddiasının kişisel def’î olduğu, kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceği, hamilin senedi bilerek davacı zararına devraldığının davacı tarafından ispatlanamadığı, asıl ve birleşen davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava hisse devri kapsamında verildiği ileri sürülen kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile senedin iadesi talebine, birleşen dava ise asıl davaya konu kambiyo senedine dayanılarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Davacılar ...Ltd. Şti., ... ile davalı ... arasında davacı şirketin hisselerinin davalı ...'ye devri hususunda 16.12.2021 tarihli Hisse Devir Protokolü imzalanmıştır.
Protokolün 2. maddesi;
"... hisse bedeli olarak ...Ltd. Şti.nin ..... adresinde bulunan...Yatırım Turizm A.Ş.'ye ait otelin giriş katındaki 130 kişi kapasiteli bar işletmesi bölümüne açacağı ...isimli iş yerinin tüm tadilat işlemlerini... A.Ş. üzerinden gerçekleştirmiş...Yapı A.Ş. 993.747,13 TL faturayı ...Ltd. Şti.ye kesmiştir. Bunun yanında... Yapı A.Ş. 1.010.900,00 TL bedelli çek elden verilmiştir ve... Yapı A.Ş. banka hesaplarından 1.050.500,00 TL nakit ödemeyi ...Ltd. Şti. hesabına gerçekleştirmiştir. ... bu suretle hisse bedelinin tamamından fazlasını ödemiştir."
3. maddesi, "Hisse devri için gerek...Turizm A.Ş. Gerekse...Yatırım turizm A.Ş.'den alınması gerekli yazılı izinleri ...Ltd. Şti. almayı kabul ve taahhüt etmektedir. Hisse devrinin herhangi bir şekilde gerçekleşmemesi halinde, ...Ltd. Şti. ve ortağı ... ...'nin ödemiş olduğu tüm ayni ve nakdi bedelleri müştereken ve müteselsilen aylık %5 oranında faizi ve ödenen bedel miktarı olan 3.015.000,00 TL'nin iki katı kadar cezai şartı ile birlikte ...'ye en geç 1 ay içerisinde ödeyecektir." şeklinde düzenlenmiş olup, bu Hisse Devri Protokolü ile aynı tarihte düzenlenen senedin taraflarının da ... ve ... olduğu, 16.12.2021 düzenleme tarihli 3.015.000,00 TL bedelli olduğu dikkate alındığında, dava konusu senedin 16.12.2021 tarihli Protokol kapsamında verildiğinin kabulü gerekir.
Gerek belirtilen kabul, gerekse her ne kadar davalı yanca sunulan cevap dilekçesinde senedin illetten mücerretliğine dayanılmış ve teminat senedi olmadığı savunulmuş ise de, aynı cevap dilekçesinde, " ... müvekkili tarafından hisse devrinin yapılması veya yapmış olduğu masrafların ve banka hesaplarına gönderilen ödemelerin iade edilmesi talep edilmiş ise de davacı tarafın sözleşmede yer alan edimlerini yerine getirilmediği,.. davacılar tarafından hisse devrinin yapılmayacağı, borcun ödeneceği ancak biraz zaman tanınması istendiği, müvekkili davalı tarafından da iyiniyetle kendisinden istenen bütün esneklik ve kolaylık gösterildiği, sözleşmede yazılı iki kat cezai şart konusunu dahi bertaraf etmeye hazır olduğunu söyleyen müvekkilinin yaptığı görüşmede alacaklısı olduğu bedelin tamamını bir türlü tahsil edemediği, sözleşmenin 13.12.2021'de imzalandığı, Protokolden kısa süre sonra borcu ödediğini söyleyen davacılar tarafından borçlu oldukları senedin neden alınmadığını, çünkü davacıların da iyi bildiği gibi söz konusu senetten dolayı borcun tamamının asla ödenmediğini, davacıların... A.Ş.'ye ödeme yapıldığını ispatlayıcı belgeyi sunmadıklarını" belirtildiği, yani bir kısmı özetlenen cevap dilekçesi içeriğine göre davalının da dava konusu senedin taraflar arasında imzalanan 16.12.2021 tarihli Protokol kapsamında verildiğini kabul ettiği, ancak söz konusu Protokol'de yazılı edimlerin yerine getirilmediğini, hisse devrinin yapılmamış olması sebebi ile de davacıların iade ile yükümlü oldukları bedelin tamamının ödenmediğini ya da ispatına dair bilgi belge sunmadığını savunduğu, davacı tarafın da fesih üzerine müvekkilinin dava dışı... A.Ş.'ye ödeme yapmakla borcunun ortadan kalktığını ileri sürmesi karşısında, taraf iddia ve savunmalarına göre bahse konu senedin teminat vasfının devam edip etmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, protokolde dava konu senede ilişkin bir bilgi bulunmadığı, davalı ...'nin cevap dilekçesinde senedin sözleşmenin teminatı olduğu iddiasını kabul etmediği, bononun sebepten mücerret olduğu gözetildiğinde davacının senedin 16.12.2021 tarihli hisse devir sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davacı itirazlarının aynı gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi doğru olmamıştır.
2.Bozma sebebine göre asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin asıl davaya ilişkin sair temyiz itirazlarının; birleşen davaya ilişkin ise tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin asıl davaya yönelik sair, birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!