Anahtar kelimeler: Esaskarar Fiilden Poliçesi Plakalı Ankara Mali Kayıtlı Aracın Karara Yazilma

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 27.09.2024
NUMARASI
: ███████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: 24.04.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 18.05.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 24.08.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücüye atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun 25.12.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 100,00TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini istemiş, yargılama sırasında değer kaybı talebini 47.000,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araçta değer kaybının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı adına kayıtlı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığının ve meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracında 47.000,00TL değer kaybının oluştuğunun tespit edildiği, bahse konu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 47.000,00TL değer kaybı tazminatının 22.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan kusur oranlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının aracında oluşan değer kaybının hesaplamasında Genel Şartlarda belirtilen formülün kullanılması gerektiğini, davacının aracında oluşan önceki hasarlar incelenmeden karar verildiğini, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, mahkemece temerrüt tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davacı adına kayıtlı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini belirterek değer kaybı tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece, makine mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı adına kayıtlı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığının ve meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracında 47.000,00TL değer kaybının oluştuğunun tespit edildiği belirtilerek davanın kabulü ile, 47.000,00TL değer kaybı tazminatının 22.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usûlüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarına göre; kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmesi gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait 2017 model ... marka araçta 28.383,88TL hasar bedeli belirlendiği, buna göre değer kaybının 47.000,00 TL olacağı belirtilmiş ise de davacıya ait aracın dava konusu kaza öncesinde karıştığı kazalar olup olmadığı araştırılmadan ve hasar dosyaları getirilmeden değer kaybı belirlenmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda davacıya ait aracın daha önce karıştığı kazalara ait hasar dosyaları getirilip Yargıtayca benimsenen ilkelere uygun şekilde değer kaybının belirlenmesi için Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli makine mühendisi bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olmayan, tespit edilen hasar miktarına göre orantısız değer kaybı belirlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi hâlinde iadesine,
4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,
6-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!