Anahtar kelimeler: Koluna Denge Kollarına Geneline Onikinci Haklara Müşaviri Süreci Yıllarını Kapsayan
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: ███████
TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)
: ... Sendikası
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sendikası
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: █████/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı üçüncü kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı dördüncü bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Davalı idare yanında müdahilin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
Anayasa’nın 53. ve 128/2. maddeleri, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesi, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 24., 25/3., 28., 32. ve 43. maddeleri, █████/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin "Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar" başlıklı üçüncü kısmının, "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı dördüncü bölümünün, "Sosyal Denge Tazminatı" başlıklı 1. maddesi hükümlerine yer verildikten sonra;
Sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, toplu sözleşmelerde belirlenen tavan tutarı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek olduğu; 4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu; kaldı ki, anılan Kanun'un 32. maddesinde böyle bir ayrım yapılmasına imkân sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gibi sosyal denge sözleşmesinde ancak görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre bir farklılığa gidilebileceği; bunun dışında sendika üyesi olan ile sendika üyesi olmayan ya da başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği,
Bu durumda, sosyal denge sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan ve hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı açık olduğundan, dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı,
Her ne kadar, davalı idare yanında davaya katılan Sendika tarafından, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nda dayanışma aidatıyla ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği; bununla birlikte, aynı Kanun'un 43. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun (bu Kanun'un yerine getirilen 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun) uygulanmasının öngörüldüğü, 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesinin 4. fıkrasında da dayanışma aidatı alınmasına yönelik düzenlemeye yer verildiğinden bahisle, dayanışma aidatı (sosyal denge sözleşmesi aidatı) alınmasının mevzuata uygun olduğu ileri sürülmüş ise de; 4688 sayılı Kanun'un 24. maddesinde sendika gelirlerinin sayma yoluyla belirlendiği ve bu gelirler arasında "üyelik aidatına" yer verilmekle birlikte "dayanışma aidatına" yer verilmediği; bu yönüyle 4688 sayılı Kanun'da aidatlar ve sendika gelirleri ile ilgili hususların açıkça düzenlendiği; bir başka deyişle, aidatlar ve sendika gelirleri hususlarında 4688 sayılı Kanun'da hukuki bir boşluk bulunmadığı dikkate alındığında, 6356 sayılı Kanun'un dayanışma aidatına ilişkin hükümlerinin kamu görevlileri hakkında uygulanmasının mümkün olmadığından, davalı yanında müdahil Sendika'nın bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, Anayasa'nın 53. ve 128. maddelerinde kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının toplu sözleşmeler ile belirlenebileceği ve toplu sözleşmenin yapılmasına ilişkin hususların kanunla düzenleneceğinin hükme bağlandığı; bu hükme istinaden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutarı aşmamak kaydıyla sosyal denge tazminatı verilmesine imkân sağlandığı; 4688 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile de sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere mahalli idarelerde en çok üyeye sahip sendika temsilcisi ile belediye başkanı/vali arasında sözleşme imzalanabileceğinin belirtildiği; sonuç olarak Anayasa, 4688 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK'ya uygun olarak Kamu İşveren Heyeti ile Yerel Yönetimler Hizmet Kolundaki en çok üyeye sahip sendikanın temsilcisi arasında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde dava konusu madde hükmünde mutabakat sağlanarak toplu sözleşme imzalandığı, bu nedenle dava konusu madde hükmünün hukuka ve mevzuata uygun olduğu,
Davalı idare yanında müdahil tarafından, yerel yönetim hizmet kolunda yapılan sosyal denge sözleşmelerinin, sendikal güvence alanı, örgütlenme kapasitesi ve toplu pazarlığın önünü açan 87, 98 ve 151 sayılı ILO sözleşmelerine dayandığı; bu sözleşmeler ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre “sendikaya üye olma özgürlüğü” kapsamında “sözleşme aidatı” belirlenmesi ve alınmasının hukuka uygun olduğu; 4688 sayılı Kanun'da hüküm bulunmayan hâllerde 6356 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının ve 6356 sayılı Kanun'da dayanışma aidatı adı ile toplu sözleşmeden yararlanmak için kesinti yapılabileceğinin belirtildiği; Anayasa Mahkemesinin de sendika üyesi olmayanlardan kesilen dayanışma aidatının makul ve ölçülülük ilkesine aykırı olmadığına karar verdiği; sosyal denge tazminatının zorunlu bir tazminat olmadığı ve ödenmesi durumunda miktarının yetkili sendika ile imzalanacak sözleşme ile belirleneceğinin öngörüldüğü, bu nedenle sosyal denge sözleşmesinin tarafı olmayan davacı sendika üyelerinden söz konusu sözleşmeden yararlanabilmeleri için sözleşme aidatı kesintisi yapılmasının hukuka uygun olduğu; Dairenin yetkisini aşarak toplu sözleşme maddesini incelemek yerine dayanışma aidatının hukuki dayanağını ve gerekçesini değerlendirdiği; sendika üyesi olmayanların sendikal faaliyetler sonucu elde edilen haklardan yararlanmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesi ve olumlu sendika hürriyetine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı sendika tarafından, temyiz talebinin yasal temelinin olmadığı, aynı olayla ilgili olarak daha evvel verilmiş ve onanmış Daire kararlarının bulunduğu, temyiz talebinin reddine karar verilerek Daire kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Üye ...'in, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu uyarınca bakılan uyuşmazlığın görev ve çözümünde adli yargının görevli olduğu, bu nedenle, toplu sözleşmedeki düzenlemeye ilişkin olarak davanın görev yönünden reddi gerektiği yolundaki oyuna karşılık, bakılan uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davalı yanında müdahil tarafından mükerrer yatırılan ...-TL temyiz başvuru harcının istemi hâlinde davalı yanında müdahile iadesine,
4. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde, usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 15. maddesinde, "Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanun'da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir." düzenlemesi yer almaktadır.
4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinde, "...Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz..." hükmü, 32. maddesinde ise, "27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz." hükmü yer almaktadır.
Sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunu, toplu sözleşmelerde belirlenen tavanı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatını belirlemek olduğu anlaşılmaktadır.
4688 sayılı Kanun'un 28. ve 32. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin toplu sözleşme sayılamayacağı açık olduğundan, sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı yolundaki yasaklayıcı hükmün, sosyal denge tazminatı sözleşmelerinde uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 48. maddesinde yer alan sözleşme hürriyetinin esas olduğu kuralı ile aktarılan mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulduğunda; sosyal denge sözleşmesi imzalayan sendikanın üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı personelden alınacak aidatın iki katına kadar taraf sendikaca sosyal denge sözleşmesi aidatı alınabileceği yolundaki kuralın, sözleşme özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Nitekim,█████/2015 tarih ve 29232 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2014 tarih ve Başvuru Numarası: █████████ sayılı Anayasa Mahkemesi kararında da, sosyal yardım ödemesi yapılmasının temel şartı olarak, sendikaya üye olunması veya üye olunmasa dahi sendika üyelik aidatının ödenmesinin gösterilmesinin ve bu aidatın da üye olanların ödediği aidattan yüksek olmasının sözleşme özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olduğu; bu şart, örgütlenmeye ve sendika üyeliğine teşvik mahiyetinde kabul edilebileceğinden, yapılan sözleşmenin meşru bir amaç taşıdığı; getirilen şartın, müdahale edilen hakkın özünü zedelemediği gibi, ölçüsüz bir müdahale olarak da nitelendirilemeyeceği tespitlerinde bulunulmuştur.
Öte yandan, iptali istenen hüküm emredici nitelikte de olmayıp, sözleşme özgürlüğü kapsamında, taraf sendikaya tanınan hukuksal bir imkân olarak değerlendirilmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!