Anahtar kelimeler: Çarparak Esaskarar Araca Ankara Şirkete Mali Özetle Aracın Karara Trafik

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 04.06.2024
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ
: 22.04.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 08.05.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.10.2022 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın, davacıya ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, davalı şirket tarafından hasar bedeli ve değer kaybı ödemesi yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik bakiye 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile, talebini hasar bedeli için 31.506,23TL’ye, değer kaybı için 127,59 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, eldeki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aracın önceki kazalarının dikkate alınmasının ve gerçek zararın belirlenmesinin gerekeceğini, faiz talebinin yerinde olmadığını, davalı şirket tarafından davacıya 28,597.41 TL değer kaybı ödemesi ile 22,229.00 TL maddi hasar ödemesi yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının hesaplanması yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin hesaplamada tenzil edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 31.506,23 TL hasar bedeli ile 127,59 TL değer kaybının 24.01.2023 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafa davalı şirket tarafından hasar bedeli ve değer kaybı ödemesi yapıldığını, davalı şirketin ibra edildiğini, hasar bedeli ve değer kaybının hesaplanması yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın fahiş olduğunu, iskonto uygulaması yapılması gerektiğini, KDV’den sorumlu olmadıklarını, değer kaybı ödemesi ile bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybının çok yakın olması nedeniyle talebin reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tamir bedeli ve değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda, araca ilişkin 17.11.2022 tarihli eksper raporunda, davacıya ait 35 BUR 17 plakalı aracın, onarımının anlaşmasız ve özel servis ile anlaşılarak KDV hariç 22.229,00.-TL miktara (KDV dahil 26.230,22 TL) yapıldığının, tedarik edilen yedek parçaların davalı sigorta şirketinin anlaşmalı olan yedek parça temin eden firmalarından karşılandığının belirtildiği, aracın onarımında kullanılan, eksper raporunda tespit edilen yedek parçaların, oluşan hasara uygun olduğu, yedek parça ve işçilik fiyatlarının piyasa rayiçlerinde olduğu değerlendirilmiş, orijinal yedek parça fiyatları esas alınmış, iskonto uygulanmamış, KDV ilave edilerek hasar miktarının hesaplandığı belirtilerek araçta meydana gelen hasar miktarının yedek parça, işçilik ve KDV toplamının 57.736,45 TL olarak hesapladığı, davalı şirket tarafından yapılan ödemeler tenzil edildiğinde davacının talep edebileceği hasar bedeli zararının 31.506,23 TL olduğu belirtilmiş ise de ekspertiz raporu ile bilirkişi raporunda belirlenen hasar bedeli miktarı yönünden açık farklılık bulunmaktadır.
Davacıya ait aracın, dava açılmadan önce sigorta şirketi ile yapılan anlaşma sonucu sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu firmadan temin edilen iskontolu yedek parçalarla tamirinin yaptırıldığı, tamirde orijinal, eşdeğer ve sertifikalı parçaların kullanıldığı ve KDV dahil olmak üzere davacı tarafından 26.230,22 TL’ye tamir ettirildiği ve bu bedelin davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, aracın tamirinde, sigorta şirketi ile anlaşmalı firmadan temin edilen yedek parçaların kullanıldığı gözetilerek, kullanılan yedek parçaların hangilerinin orijinal, hangilerinin eşdeğer parça olduğunun ayrıntılı şekilde belirlenmesi, aracın orijinal parçalarla tamir edilmesi halinde yedek parça bedelinin hesaplanması, hesaplamada yedek parçalara sigorta şirketine uygulanan iskonto oranlarının dikkate alınması, hurda bedelinin tenzil edilmesi ve sonucuna göre aracın tamir bedelinin belirlenmesi gerekirken açıklanan hususlarda yetersiz ve hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. Maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
5-Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyasına yatırılan 85.000,00 TL bedelli Teminat Mektubunun talep halinde ilgilisine iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!