Anahtar kelimeler: Cismani Esaskarar Babası Eşi Ölüm Ankara Mali Karara Yazilma Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 16.07.2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: 17.04.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 07.05.2026İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili, 10.10.2014 tarihinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan, davacılardan ...'ın eşi, ...'ın babası ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, otoyol üzerinde sol şeritte sulama yapan dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sulama kamyonunun sağ arka kısmına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların murisi ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tam kusurlu olduğunu, kaza tarihinde ... isimli iş yerinde kebap ustası olarak çalıştığını, aylık kazancının 3.786,14TL brüt ücret olduğunu, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı eş ... için 1.000,00 TL, kızı ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta poliçesi ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında ... için talebini 28.391,64 TL olarak artırmış, kaldırma kararından sonra da 04.06.2024 tarihinde talebini 34.952,00TL olarak ıslah etmiştir.Davalı vekili, davacı ...'ın ... plakalı aracın işleteni olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, diğer davacı ... yönünden tazminata hükmedilmesi hâlinde araç işleteni olması nedeniyle ...'a, müteveffanın mirasçısı olması nedeniyle de ...'a rücu etme ihtimali bulunduğundan alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi söz konusu olacağını, dava konu tazminat talebinin hukuki dayanağı sözleşmeden değil, Kanundan kaynaklanması nedeniyle, davacıların 3.kişi olmaları mümkün olmadığından ... tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların avans faiz taleplerinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 17.02.2022 tarih, █████████E.-████████K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kaldırma kararından sonra müteveffanın nüfus aile kayıt tablosuna göre, annesinin hayatta olduğu, babasının da 27.03.2020 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, davacı ...'ın üniversite okuyacağı kanaatiyle 25 yaşına kadar hesaplama yapıldığı, kaldırma kararından sonra alınan 25.04.2024 tarihli bilirkişi raporu ile yapılan garame hesabına göre, davacı ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 34.952,00 TL, davacı ... için de 138.137,75 TL olarak hesaplandığı, davacı ...'ın aynı zamanda işleten olması sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği belirtilerek davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 34.952,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilinen dönem sonu tarihinin 29.11.2018 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, ilk kararı istinaf etmeleri nedeniyle davacı taraf lehine usûlü kazanılmış hak oluştuğunu, hüküm tarihine en yakın verilere göre hesaplama yapılması ve bilinen son dönem tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiğini, davacı eş ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğine dair kararın hatalı olduğu gibi, tazminata hükmedilmemesine rağmen garame hesabına dahil edilmesinin de hatalı olduğunu, müteveffanın babasının vefat tarihi yani destekten çıktığı tarih itibari ile babaya ayrılan payın doğrudan anneye eklenmesinin de isabetsiz olduğunu, müteveffanın kaza tarihindeki ücretinin asgari ücretin 2,98 katından daha fazla olduğunu, faiz başlangıç tarihinin de dava tarihinden itibaren hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan hesaplamanın teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davacı ... henüz 7.sınıf öğrencisi olmasına rağmen, üniversite okuyacağı varsayılarak 25 yaşına kadar destek hesabının yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffanın kafa travması sonucu vefat etmesi nedeniyle emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, bu nedenle tazminattan müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, ilk karara davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle usûli kazanılmış hak oluştuğunu, davacı tarafından 2 kez ıslah yapılmasının da mümkün olmadığını, ıslah zamanaşımının da söz konusu olduğunu, davacı ...'ın ... plakalı aracın işleteni olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, diğer davacı ... yönünden tazminata hükmedilmesi hâlinde araç işleteni olması nedeniyle ...'a, müteveffanın mirasçısı olması nedeniyle de ...'a rücu etme ihtimali bulunduğundan alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi söz konusu olacağını, dava konu tazminat talebinin hukuki dayanağı sözleşmeden değil, Kanundan kaynaklanması nedeniyle, davacıların 3.kişi olmaları mümkün olmadığından ... tazminat sorumluluğunun bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Davacılar vekili, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan, davacılardan ...'ın eşi, ...'ın babası ... sevk ve idaresindeki aracın, otoyol üzerinde sol şeritte sulama yapan dava dışı ... sevk ve idaresindeki sulama kamyonunun sağ arka kısmına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların murisi ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tam kusurlu olduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece 21.05.2019 tarihli karar ile, davanın kabulü ile 28.391,64 TL destek tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın aracın işleteni olması nedeniyle davasının reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 170.02.2022 tarihli █████████E.-████████K.sayılı kararı ile, desteğin vukuatlı nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek desteğin anne ve babası sağ iseler, onların bakiye ömür sonuna kadar, destekten sonra vefat etmişlerse ölüm tarihine kadar, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak, 29.11.2018 tarihli hesap bilirkişi raporundaki veriler esas alınarak, davacı ...'nın eğitim durumu, derslerinde başarılı olup olmadığı, yüksek öğrenim yapıp yapmayacağı hususunun ve desteğin işe girdiği tarihten, kaza tarihine kadar çalıştığı iş yerinden tüm maaş bordroları ile SGK kayıtlarının getirtilerek, gelirinin netleştirilmesi ve bilinen dönemin 29.11.2018 tarihinde sonlandırılarak hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, kaldırma sonrasında mahkemece desteğin alınan vukuatlı nüfus kayıt örneğine göre, müteveffanın annesinin hayatta olduğu, babasının 27.03.2020 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, davacı ...'ın okulundan karnesinin ve okul notlarının istenildiği ve gelen belgelere göre yüksek öğrenim göreceğine kanaat getirilerek destek tazminatı hesaplamasının 25 yaşına göre yapıldığı, desteğin çalıştığı iş yerinden getirtilen maaş bordrolarına göre, gelirinin asgari ücretin 2.98 katı olarak hesaplandığı, desteğin annesi, babası, eşi ve çocuğu yönünden payları nispetinde yapılan hesaplamanın poliçe limiti olan 268.000,00TL'yi aşması nedeniyle garame hesabı yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.1-Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve davacı eşin desteğin idaresinde bulunan aracın işleteni olması nedeniyle işletenin zararlarından aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmaması nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası yerine sorumlu olan davalı ... işletenin zararından sorumluluğu bulunmamasına ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle dava tarihi itibariyle zararın tümü yönünden zamanaşımı süresinin kesilmiş olmasına göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.2-6100 sayılı HMK'nın Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) (Değişik:22.7.2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır." düzenlemesine yer verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu düzenlenmiş, Buna göre tarafların, yargılama usûlüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hâlinde, davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması hâlinde, davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107'nci maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176 ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Islah, taraf usûl işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir.HMK'da kanun yolu olarak kabul edilen istinaf kanun yoluyla 355.maddesinde dar kapsamlı istinaf incelemesi kabul edildiğinden istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın usûli kazanılmış hak oluşturması ancak kararın aleyhine hüküm verilen tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmaması hâlinde kabul edilebilecek bir durum olup, kararın her iki tarafça istinaf edilmiş olması ve her iki taraf lehine olacak şekilde eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılması sonucunda ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada usûli kazanılmış hak oluşmayacağından eksik inceleme ikmal edilerek davanın esası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmelidir. Bununla birlikte istinaf incelemesinde kararın usûli kazanılmış hak oluşturacağı sehven değerlendirilmiş olsa dahi, bu yöndeki karar kesin nitelikte bir karar olmadığından (temyize tabi kararlar açısından Yargıtay tarafından yapılacak incelemede hukuka uygunluğu denetlenebileceğinden) usûli kazanılmış hakkın kaldırma kararının niteliği gereği oluşmadığı durumlarda gerçek zarar hesabı çerçevesinde zarar belirlenerek taleple bağlı kalınarak esas hakkında karar verilmelidir.Somut olayda, davacılar vekili, dava dilekçesi ile, HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı eş ... için 1.000,00 TL, kızı ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta poliçesi ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında ... için talebini 28.391,64 TL olarak artırmış, ilk derece mahkemesinin 21.05.2019 tarihli, █████████E.-████████K.sayılı kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 17.02.2022 tarihli kararı ile, 29.11.2018 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki veriler esas alınarak yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle davacılar lehine kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırıma kararı gereğince desteğin alınan vukuatlı nüfus kayıt örneğine göre, müteveffanın annesinin hayatta olduğu, babasının 27.03.2020 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, davacı ...'ın okulundan karnesinin ve okul notlarının istenildiği ve gelen belgelere göre yüksek öğrenim göreceğine kanaat getirilerek destek tazminatı hesaplamasının 25 yaşına göre yapıldığı, desteğin çalıştığı iş yerinden getirtilen maaş bordrolarına göre, gelirinin asgari ücretin 2.98 katı olarak hesaplandığı, desteğin annesi, babası, eşi ve çocuğu yönünden payları nispetinde yapılan hesaplamanın poliçe limiti olan 268.000,00TL'yi aşması nedeniyle garame hesabı yapılarak hüküm kurulmuştur.Ancak davanın davacılar desteğinin idaresinde bulunan araç ile neden olduğu kaza sonucu kendi ölümüne neden olması nedeniyle desteğin idaresinde bulunan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmaması nedeniyle Güvence Hesabına karşı sürücünün eşi ve kızı tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince verilen ilk karara yönelik olarak tazminat miktarına ve hesaplama yöntemine ilişkin karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğundan ilk kararın ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen kaldırma sebeplerinin usûli kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek karar tarihine en yakın veriler gözetilerek davacıların zararının tespit edildiği ve hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında desteğinin gelirinden pay ayrılarak tüm hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması ancak toplam tazminat miktarı davalının sorumlu olduğu teminat limitini aştığından garame hesabı yapılırken desteğin eşi aynı zamanda araç işleteni olduğundan davalının araç işleteni olan eşin zararından sorumlu olmadığı gözetilerek davacı eş garame hesabına dahil edilmeden diğer hak sahiplerinin davalı ... talep edebileceği tazminatın belirlenmesi gerekirken eşinde garame hesabına dahil edilerek yapılan hesaplamaya göre ilk karar ile usûli kazanılmış hak oluştuğu kabul edilerek 29.11.2018 tarihindeki veriler çerçevesinde davacının zararının tespit edilerek sonucuna karar verilmiş olması doğru olmamış ise de, davacı vekilinin belirsiz alacak davası olarak açtığı davada talep artırım ve kaldırma kararından sonra 04.06.2024 tarihinde ıslah hakkını kullanarak talebini davacı ... yönünden 34.952,00TL olarak ıslah ettiğinden, eldeki dava yönünden bu durum sonuca etkili görülmediği gibi eldeki davada davacının başkaca ıslah veya talep artırım hakkı da bulunmadığından mahkemece davacının ıslah talebi ile bağlı kalınarak karar verilmiş olması nedeniyle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacılar vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.387,57 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,50 TL'nin mahsubu ile kalan 1.363,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,6-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 17.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.