Anahtar kelimeler: Cismani Mesuliyet Esaskarar Poliçesi Sürücüsü Sevk Ankara Mali Özetle İdaresindeki

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 18.07.2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ
: 22.04.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 24.04.2026İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.02.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile davacı ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, kusurun sigortalı araç sürücüsünde olduğunu, davalının davacının zararını karşılaması gerektiğini, davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.900,00-TL daimi ve 100,00-TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00-TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihi olan 10.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 07.02.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 90.379,79-TL daimi 1.895,48-TL geçici iş görmezlik tazminatını olacak şekilde artırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davalının sigortalı araç sürücünün kusuru oranında gerçek zarar nispetinde poliçe limiti ile sorumlu tutulabileceğini, davacının daimi maluliyet zararı bulunmadığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kullandığı tescilsiz motosiklet ile davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin neden olduğu trafik kazasında Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.12.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacın % 85 oranında asli, sigortalı araç sürücüsünün ise %15 oranında tali kusurlu bulunduğu, olay nedeniyle davacının Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 18.102023 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkındaki yönetmeliğe göre vücut özür oranının % 10, kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacı süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin tespiti edildiği, bu nedenle hesap bilirkişisince tespit edilen 1.895,48-TL geçici iş görmezlik zararı ile 90.379,79-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı olmak üzere toplam 92.275,27-TL zararının oluştuğu, davadan önce davalı şirkete 10.12.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, ödeme yapılmadığından davalının 23.12.2019 tarihinde temerrüte uğradığı belirtilerek, davacının davasının kabulü ile 90.379,79-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı, 1.895,48-TL geçici iş gücü zararı olmak üzere toplam 92.275,27-TL'nin temerrüt tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış davanın kesin hükme konu bir dava olup davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacını dava açmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu neticesinde dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda, gerekçeli ve denetime elverişli nitelikte bulunan bilirkişi raporuna iştirakle başvuranın başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilerek 31.12.2020 tarih ve ███████████ sayılı kararla başvurunun reddine karar verildiğini, davacı tarafın bu karara karşı İtiraz Hakem Heyeti'ne itiraz yoluna gitmiş ise de Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından kesin olarak itirazın reddine karar verildiğini, kesin hüküm bulunduğundan esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, hükme esas alınan sağlık kurulu raporu kaza esnasında yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığını, hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin meydana gelen kazadan kaynaklı olarak talep edilen geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, davalıya yapılan başvuruda İlliyet bağına yönelik somut delil niteliğinde hiçbir tıbbi belge dosyada sunulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEHMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davasının kabulüne, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile kesin hüküm itirazında bulunmuştur. Dilekçe ekinde bulunan Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 24.08.2020 başvuru 31.12.2020 karar tarih ve 2020.E.66712- ███████████ K. Sayılı kararı sayılı tahkim dosyası kapsamında davalı nezdinde sigortalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, kaza nedeniyle malul kalan davalının zararının giderilmesi amacıyla sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak zararın karşılanmadığını beyanla HMK Madde 107 uyarınca fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 10.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, komisyonca başvuranın başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilerek başvurunun reddine karar verilmiş, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 24.08.2020 başvuru, 31.12.2020 karar tarih ve 2020.E.66712 - ███████████ K.sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114. maddesinde, dava şartları düzenlenmiş olup, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, "dava şartlarından maksat, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca da noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülebilen hâllerdir." Dava şartlarının bulunup bulunmadığı taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında nazara alınır. Dava şartlarının bulunmaması ve yargılama sırasında verilecek süre içerisinde tamamlanacak olması durumunda, mahkemece HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verecektir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu dava şartı olarak kabul edilmiş iken (görev, kesin yetki, yargı yolu, taraf ehliyet vs) bir kısım sebepler de olumsuz dava şartı olarak olarak (derdestlik, kesin hüküm gibi) HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiştir. Kesin hüküm de HMK'nın 114/1-i maddesinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" denilerek, olumsuz dava şartı olarak kabul edilmiş iken, maddede hangi kararların, davada kesin hüküm oluşturacağı açıklanmamış ise de, HMK'nın 303. maddesinde "(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. " denildiğinden, kararın şekli anlamda kesin hüküm oluşturmasına ilişkin hükümleri çerçevesinde, öncesinde verilen kararın eldeki davada kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilir. Tarafların alternatif çözüm yolu olarak tahkim yoluna müracaat etmiş olmaları halinde, yasal düzenlemede aksine bir düzenleme olmadıkça tahkim neticesinde, esastan verilen kararlar aynı uyuşmazlığın yeniden davaya konu edilmesi halinde kesin hüküm oluşturacaktır. Tahkim başvurusu neticesinde esastan karar verilmiş olmasından sonra da, kamu yargısına gidilebileceğinin kabulü, tahkimin alternatif çözüm yolu niteliği ile bağdaşmayacaktır.Gerek mahkeme kararlarının, gerekse de tahkim kararlarının, sonrasında açılacak davada kesin hüküm oluşturmuş olması için aranan koşul, kararın esastan verilmiş olması olup, esastan verilen kararın, talebin reddine ya da kabulüne yönelik olması sonuca etkili değildir. Dolayısı ile davanın ya da başvurudaki talebin kanıtlanamamış olması nedeniyle esastan reddine karar verilmiş olması durumunda da, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararlar, sonrasında açılacak davalarda kesin hüküm oluşturacaktır.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından anılan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti kararları getirtilip takim yargılaması neticesinde verilen kararın eldeki dava dosyasına konu tazminat talepleri dikkate alınarak kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği, dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilerek oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilmek sureti ile infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Kabule göre de; davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki plakasız motosiklet ile kavşağına geldiği esnada seyrine göre sağ taraftan gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol yan kesimlerine çarpması sonu meydana gelen kazanın oluşumunda tahkim dosyasına esas alınan kusur raporunda davacının % 100 oranında asli ve tam kusurlu bulunduğu, mahkemece alınan Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 22.12.2021 tarihili kusur raporunda ise davacı sürücü ...'ın % 85 oranında asli, davalı tarafından sigortalı araç sürücü ...'nin %15 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahkemece bu rapora göre hüküm kurulmuştur. Ancak mahkemece kaza tespit tutanağı ile dosyada mevcut her iki rapordaki tespitler irdelenip, olaya ilişkin maddi olgular da dikkate alınmak sureti ile İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinde görevli alanında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kurulundan tarafların iddia savunmaları çerçevesinde tahkim yargılaması ile mahkemece hükme esas alınan raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde olayın oluşumunda tarafların kusur oranlarını gösterir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.